Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Yeni üniversite har(a)çları

Emekliye 11 TL zam yapmayı uygun bulan devlet, o emeklinin oğlunun üniversite harcına fahiş oranlarda zam yapmayı uygun buldu. Aşağıda verdiğimiz fiyatlar üzerine üniversite kurullarının %20’ye kadar arttırım yapma hakkı da bulunuyor. Ahh bir de, neredeyse hepimizin malumu olduğu üzere, okulu bir yıl uzatmanız durumunda %50, 2. yıldan itibaren %100 cezalı yatırıyoruz bu harç denen haracı. İşte üniversite eğitiminin paralı olması gerektiğini iddia eden bir adamın başkanlık yaptığı YÖK tarafından açıklanan, bir nevi "Okumayın Lan!" anlamı taşıyan yeni üniversite harçları:

Üniversiteme Dokunma

Sabancı Üniversitesi’nin uyguladığı bölümsüz üniversite sistemi son günlerde YÖK ile Üniversite arasında yaşanan bazı sorunları gözlerönüne serdi. Üniversite, YÖK’ten onay alarak 1999 yılından bu yana uyguladığı bu sistemle, program gruplarına aldığı öğrencilerinin bilgi düzeylerini Temel Geliştirme Programı aracıyla eşdeğer hale getirmekte, ardından öğrencilere rehberlik hizmeti sunarak, onlar için en uygun bölümün kararını öğrencilere bırakmakta. Yani özetle, ÖSS’ye girdiğiniz 17 yaşında mühendis olmanın hayalini kurarken, üniversitede geçirdiğiniz birkaç senenin ardından, diğer mühendis adaylarını tanıyıp, hayata nasıl baktıklarını, kararlarından dolayı niçin pişman olduklarını, niçin olmadıklarını tartıp, ölçüp, biçip daha sonra “ben mühendis olmayacağım, siyaset bilimi okuyacağım” diyebiliyorsunuz.

Rahat Uyu Hocam!

Siz! İçinizde beslediğiniz, büyüttüğüz, tam yerinde, tam zamanında kustuğunuz o arsız nefretin esiri olanlar! Kim bilir, gözleriniz yeri kesiyordur şimdi, başınız önde, eğik. Ya da, o kadar da uzun boylu değil, kim bilir, ölçüsüzlüğünüzün, dengesizliğinizin ve hepsinden vahimi, bunu zerre önemsemiyor olmanızın getirdiği o alçak tebessüm yerleşmiştir o nurlu yüzlerinize. Artık daha az kız çocuğu okuyacak, artık daha çok kız çocuğu kendisine tecavüz edenin koynuna imam nikahı ile sokulacak diye mutlusunuzdur belki de. Evet, evet! Belki de, biz farkında değilken, biz alabildiğine uzaktan seyrederken hayatı, siz o denli büyüttünüz o yerin dibine geçesice nefretinizi. Kimbilir, belki de biz varız sırada, hepimizi gömecek kadar coşkulu, hepimizin arkasından gülecek kadar iğrenç durumdasınız ya, biz de bekleyelim keser döner, sap döner diye.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?