Süngerden Hallice

3 haftadır evdeyim. Askerliği yedek subay yapınca, bir aylık bir izniniz oluyor, subay muamelesi gördüğünüz için. Subay da memur neticede işte, o yüzden memurların hakkı neyse, devlet babamız bize bunu uygun görüyor. Güzel bir şey. Devlet babanın bana verdiği hakkı dilediğim şekilde kullanamadım ama olsun. Neticede bir aylık bir iznim var. 3 haftasını erittik şimdiden.

3 haftadır süngerden halliceyim. Televizyon izlememeye çalışıyorum. Daha doğrusu böyle bir çabam yok, yani izlemeyeyim diye kasmıyorum da, zaten televizyon izlemeyi pek seven birisi değilim. Ara sıra bir iki tane komedi dizisi falan denk gelirse onlara bakıyorum. Eskiden bembeyaz Türk idim. Cenebece-e’den başka kanal izlemezdim. 2000’lerin başında 80’leri yaşıyordum. Tek kanallı dönem gibi bir nevi… Sonra oradaki diziler de sarmaz oldu. Neden? Çünkü altı yedi sene önce verilen dizilerle şimdi verilen diziler bir değil. O zamanlar Seinfeld vardı, Married with Children vardı, Coupling falan vardı. Şimdi dayadılar polisiyeyi, gerilimi; takip etmiyorum öylesini. Geniş Aile var onu izliyorum evde olduğum zaman. Aslında bir ara da “Yerden Yüksek” dizisine bakmak lazım. Onu da merak ettim… Daha Fazlasını Oku

Tekel eylemlerinde PKK barnağı…

Toplum zaten buna teşne; elinde kırmızı pankart taşıyan protestocuya PKK’lı demek en kolay müdafaa, soyutlama yöntemi. Kahvehane ahalisi çok sever bu yaftalamayı. Lakin Türkiye gündemine oturan bir eylem ile ilgili koskoca ülkenin koskoca bakanı bunu dillendirebiliyorsa, bu cüreti kendisinde bulabiliyor, açıklamalarında mesnet zorunluluğu görmüyorsa, artık izahın da izanın da yapacağı şey kalmamış demektir.

Devlet Bakanımız Hayati Yazıcı Tekel eylemlerinde PKK parmağı olduğunu söylemiş. “İşe şeytan karıştı” buyurmuş. Tabii sonra tornistan etmiş, “yok canım öyle bir şey söylemem söz konusu değil” diyor.

Tekel işçilerinin beleşçi kan emiciler olduğuna dair yeterli manipülasyon yapılmıştı halbuki. Hatta gerizekalı bir kitle Tekel protestosunu da protesto etmişti. Yeterli görülmemiş olacak ki, bu kahvehane güruhu da eylemin karşısına çekilmeye çalışılıyor.

Bu da yetmezse Vakit gazetesi “Tekel eylemcileri kuran yaktı” der, ne bileyim, “peygambere sövdü” der, dincileri de Cuma namazı çıkışı Tekel çadırlarına saldırırken görürüz.

Ha zerre umrumda olmazdı ya, yandaş medyanın haber portallarından birisinde bir okuyucu yorumu gördüm, koltuktan düşürüyordu:

“Bakan yanlış biliyor. İşin içinde PKK olsaydı, Başbakan anında tatlıya bağlardı”

Aha, gol!

2009 Bütçe Açığı: 15 niree, 43 nireee?

Hükümetin ekonomik programını çok beğeniyorum. Tayyip Erdoğan’ı Allah başımızdan eksik etmesin, neydi o beylik cümleleri, hah, Cumhuriyetin 80 yılda yapamadığını, AKP hepitopu 7 senede yaptı. Bu tablo karşısında şapka çıkarması gerekirken tırıvırı yapan mantıktan ve izandan yoksun bir kitle var. Onları kınamaktan başka ne gelir elden? “Son Osmanlı: Yandım Tayyip” sinemalarda, gidin izleyin işte…

Konuyu nereye getireceğim; 2009 yılı bütçe görüşmelerinin oldukça afaki, gerçek dışı rakamlarla kabul edildiği yönünde CHP’nin çok ciddi bir muhalafeti vardı. Tamam CHP kötü bir muhalefet partisidir, böyle kabul edip geçelim. Lakin bütçe görüşmelerindeki muhalefetini birebir takip etmiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, on numara direndiler, hükümeti akl-ı selime davet ettiler. Hatta global bir krizin kapıda olduğunu, krize karşı önlem alınması gerektiğini, bu iyimser rakamlarla bu işin yürütülemeyeceğini, sanal bir refah yaratılmaması gerektiğini ısrarla belirttiler.

Tabii ki mevcut TBMM yapısı içinde bu söyledikleri herhangi bir anlam ifade etmedi. Toplum zaten bütçe görüşmesiyle filan ilgilenmiyor. CHP yine kötü bir muhalefet partisi olduğuyla kaldı. Ötesi olmadı.

245225

Şimdi biraz o günleri hatırlayalım. 2009 yılı bütçe görüşmelerinde, tüm aksi iddialara ve muhalefete rağmen hükümetin bütçe açığı tahmini 15-16 milyar lira civarındaydı. 2009’un neredeyse sonuna geldik, ilk 10 aylık periyotta devletin bütçe açığı ne kadar olmuştur? 15 milyar lira? 20 olabilir mi? 30 mu yoksa?

Değil efendim. 2009 için 15 milyar lira öngören hükümetin aksine, daha yılın bitmesine 2 ay varken bütçemiz 43.2 milyar lira açık verdi. Yani 2008’in ilk 10 ayında verdiğimiz 4,8 milyar lira açığa kıyasla %785 artış gösterdi.

Detayları buradan okuyun. Ben haber sitelerini ziyaret edip hükümetin ekonomik poltikalarını öven yorumlar yapmaya gidiyorum.

Hükümet Günlüğü: Yargıya müdahale

Hükümetin Günlüğü çok uzun zaman önce aklıma gelen, bir türlü hayata geçiremediğimin bir yazı dizisiydi.. Şu an Kars Sarıkamışta kar kürüyerek askerlik vazifesini yapan Aristokrat’ın bir rakı gecesinde “Fasulyeden Kemalist, laik değil mi?” sorusu ile muhabbetin nereye kayacağını anlamıştım.. Bir güruh olma, ses çıkarma kaygımız olmasa bile kendi yargılarımıza göre bu ülkenin geleceğine dair farklı rotalar çizenleri burada tartışacaktık, amacımız buydu.. Ne kadar yerine getirdik tartışılır..

Şimdi ülkenin Kemalist, laik yüzünün hükümet tarafından yürütülen büyük bir ses kısma operasyonuna rağmen ortaya koyduğu mücadelede daha da çok sese ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.. Ben, sen, biz, her hangi birilerinin çıkarağı seslerin ne önemi var diye düşünmek Atatürk’ün Türk gençliğine vazife tayin ettikleri ile çelişmek olur.. Daha Fazlasını Oku