Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Süngerden Hallice

3 haftadır evdeyim. Askerliği yedek subay yapınca, bir aylık bir izniniz oluyor, subay muamelesi gördüğünüz için. Subay da memur neticede işte, o yüzden memurların hakkı neyse, devlet babamız bize bunu uygun görüyor. Güzel bir şey. Devlet babanın bana verdiği hakkı dilediğim şekilde kullanamadım ama olsun. Neticede bir aylık bir iznim var. 3 haftasını erittik şimdiden. 3 haftadır süngerden halliceyim. Televizyon izlememeye çalışıyorum. Daha doğrusu böyle bir çabam yok, yani izlemeyeyim diye kasmıyorum da, zaten televizyon izlemeyi pek seven birisi değilim. Ara sıra bir iki tane komedi dizisi falan denk gelirse onlara bakıyorum. Eskiden bembeyaz Türk idim. Cenebece-e'den başka kanal izlemezdim. 2000'lerin başında 80'leri yaşıyordum. Tek kanallı dönem gibi bir nevi... Sonra oradaki diziler de sarmaz oldu. Neden? Çünkü altı yedi sene önce verilen dizilerle şimdi verilen diziler bir değil. O zamanlar Seinfeld vardı, Married with Children vardı, Coupling falan vardı. Şimdi dayadılar polisiyeyi, gerilimi; takip etmiyorum öylesini. Geniş Aile var onu izliyorum evde olduğum zaman. Aslında bir ara da "Yerden Yüksek" dizisine bakmak lazım. Onu da merak ettim...

Tekel eylemlerinde PKK barnağı…

Toplum zaten buna teşne; elinde kırmızı pankart taşıyan protestocuya PKK’lı demek en kolay müdafaa, soyutlama yöntemi. Kahvehane ahalisi çok sever bu yaftalamayı. Lakin Türkiye gündemine oturan bir eylem ile ilgili…

2009 Bütçe Açığı: 15 niree, 43 nireee?

Hükümetin ekonomik programını çok beğeniyorum. Tayyip Erdoğan’ı Allah başımızdan eksik etmesin, neydi o beylik cümleleri, hah, Cumhuriyetin 80 yılda yapamadığını, AKP hepitopu 7 senede yaptı. Bu tablo karşısında şapka çıkarması…

Hükümet Günlüğü: Yargıya müdahale

Hükümetin Günlüğü çok uzun zaman önce aklıma gelen, bir türlü hayata geçiremediğimin bir yazı dizisiydi.. Şu an Kars Sarıkamışta kar kürüyerek askerlik vazifesini yapan Aristokrat'ın bir rakı gecesinde "Fasulyeden Kemalist, laik değil mi?" sorusu ile muhabbetin nereye kayacağını anlamıştım.. Bir güruh olma, ses çıkarma kaygımız olmasa bile kendi yargılarımıza göre bu ülkenin geleceğine dair farklı rotalar çizenleri burada tartışacaktık, amacımız buydu.. Ne kadar yerine getirdik tartışılır.. Şimdi ülkenin Kemalist, laik yüzünün hükümet tarafından yürütülen büyük bir ses kısma operasyonuna rağmen ortaya koyduğu mücadelede daha da çok sese ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.. Ben, sen, biz, her hangi birilerinin çıkarağı seslerin ne önemi var diye düşünmek Atatürk'ün Türk gençliğine vazife tayin ettikleri ile çelişmek olur..

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?