1071: Nihat Doğan’dan Ak günlere Açılım

(Ağlak verse) (Ramazan geceleri yayınlanan dini filmlerin girişi tadı da yok değil) (Haa bi’ de belediye duyurusu tadında)
Yıl 1071, Selçuklu Sultanı Alparslan, Romen Diyojen’e karşı cihat ilan etmiştir. Bu cihat çağrısına kendileri gibi Müslüman olan Kürt devleti Mervani’ler 10.000 atlıyla destek vermişlerdir. Bugün Kürt ve Türklerin kardeşliğini sorgulayanlara duyrulur. Kürt ve Türkler Allah’ın davası için bir araya gelmiş, Kürt ve Türklerin nikahını Allah kıymıştır. Allah’ın yazdığını kullar silemez, Allah’ın yazdığını kullar silemez, Allah’ın yazdıgını kullar silemez…

(Kürtçe verse)
Zer mircan iro iro
Dik wan da diki nivro
Ro li me bu sed u si ro
Zer mircan mircan mircan
Zer mircan nal gerdeni

(İsmail YK verse)
Bu ne şiddet, bu ne hiddet,
Ne bu hiddet öfke nefret bu kavga,
Herşeye muhalefet herkesle savaşta,
Sanki dedi Mustafa Kemal, yurtta savaş cihanda savaş,
Antep’i gazi, Maraş’ı kahraman, Urfa’yı şanlı kim yaptı söyle
Çanakkale destanını kim yazdı söyle,
Önce Allah sonra bayrak, ırkçılığa tövbe, tövbe!
Irkçılık en büyük günahtır günah
Bunu yasakladı ya Resulallah
Ne onun milliyetçisi, ne bunun milliyetçisi,
Allah katında makbul Muhammed ümmetçisi

(Cartel verse)
Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir.
Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir.

(tekrar İsmail YK verse)
Analar ağlamasın, yürekler sızlamasın,
Barış gelsin ülkemize, fidanlar kırılmasın,
Barışı sağlayacak iman olur iman, bir elimde kuran, kulağımda ezan
İnsanlara zulmetmeyin, zulüm evi viran olur hatta kabe olsa,
Bu barış gelecek bedeli ölüm olsa, bedeli ölüm olsa…

(Tekrar Cartel verse)
Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir.
Türk Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir.

(tekrar İsmail YK verse)
Kardeşlerin arasına fitne fesat sokmayın,
Allah’ın yazdığını bozmaya kalkışmayın
Kıyamete kadardır bizim kardeşliğimiz,
Bizi bize bağlayan, çimentomuz dinimiz.

(Ak Parti verse)
Açılım açılım istiyoruz açılım, kapatalım karaları ak günlere açılım
Ak ak ak ak ak ak ak günlere açılım

(yetmedi, biraz daha Ak Parti verse)
Açılım açılım demokrasi icin açılım, özgürlük için açılım, kardeşlik için açılım, barış için açılım, inanç özgürlüğüne açılım, düşünce özgürlüğüne açılım, muasır medeniyetlere açılım, açılım, açılım, açılım…

(Hip hop verse) (Come on everybody ile İbrahim Tatlıses tandansı da sağlanmış)
Türk’ü, Kürd’ü, Rum’u, Ermeni, Azerbeycanli
Bırakalım bu kavgaları sıklaştıralım halayı
Haydi hep beraber halaya, come on everbody halaya,
Halaya, halaya, halaya…

(son olarak, yine Kürtçe verse)
Zer mircan işev işev
Dik wan da dike nive sev
Şev li me bu sed u si sev

Kanıma Dokunuyor

Tamam, Ergenekon dedikleri bir terör örgütü. Ve tamam, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Başkent Üniversitesi eski Rektörü Mehmet Haberal bu terör örgütünün üyeleri. PKK dedikleri de bir terör örgütü. Ve, pazartesi sınır kapısından giriş yapan gerilla kıyafetli 34 kişi de bu terör örgütünün üyeleri.

PKK terör örgütü üyeleri silahlı bir eyleme katılmadıkları için 10 saatlik bir savcılık sorgusu ve son sürat geçirilen bir mahkeme sürecinin ardından, pişman olmadıklarını üzerine basa basa söylemelerine rağmen pişmanlık yasasından faydalanarak serbest bırakılıyor. Daha Fazlasını Oku

Devletin Zirvesinde Gizli Kamera

Herkesin aylardır takır takır yazdığı, çizdiği, yorumladığı Kürt açılımı konusunda kelime üretmek dahi gelmiyor içinden. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti deyip duruyoruz ya, bu süreç o koskoca Türkiye’nin nasıl bir zihniyetin elinde olduğunu ortaya koydu resmen. Bahsettiğim zihniyet sadece iktidar değil, bilfiil, her şeyi ve her yanıyla yönetici erki. Buna muhalafet, hatta tüm unsurları ile TBMM’de dahil.

Aylar önce Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın peşpeşe yaptığı ABD ziyaretleri sonrası Çankaya’dan peşisıra açıklamalar gelmişti “Tarihi fırsat kaçıyor” diye. Bu fırsatın ne olduğu, nereye kaçtığı hala daha belli olmamakla birlikte, Kürt açılımı olarak ortaya çıkan, demokratik açılıma evrilen süreç resmen bu söylemle başlamıştı diyebiliriz.

Şimdi, iktidar şöyledir, muhalefet böyledir, açılım şurdan sakattır, burdan elzemdir diye ortada hasıl olan kakofoniye destek çıkacak değilim. Ne mecalim var bunun için, ne de arzum. Benim derdim böylesine kritik bir mevzuda bile bir araya gelemeyen iki liderdir. İktidar lideri ile anamuhalefet lideri, yani Türkiye’nin en kritik politikacılıları aylardır görüşecek mi görüşmeyecek mi diye kilitlendik, izliyoruz.

Onla tek şartta görüşürüm, telefonda görüşmem, mektup yazdım, daha gelmedi ki, müsaitseniz hayırlı bir iş için gelicez, televizyonda görüşürüm, kamera olmaz, kameraman olmaz, robot kamera koyalım, gizli kamera şekli yapalım… Eytereah beh! Gizli çekim porno mu lan bu kadar tantananın altındaki sebep?

Bu mudur arkadaşım sizin ülke yönetme biçiminiz? Bu mudur kritik meseleleri ele alma, ülke gündemini şekillendirme yolunuz, yordamınız? İlkokul çocuğu gibi atışma konusunda üstünüze yok biliyoruz, zerre de utanmıyorsunuz da, etrafınızda 50 tane danışman fink atıyor; bir tane mi akıllı bir adamınız yok?

Vallahi delirdim sonunda. Adam makam odasına gizli kamera koymuş yahu hahaha, öbürü de kamera beni şişman gösterir diyor, başka da bir şey demiyor.

Yarın 15 Ağustos

4 aydan fazlası oldu Cumhurbaşkanı “Tarihi fırsatı kaçırmayalım” diyeli. Öyle bir anda, spontane… Deyiverdi… Ne yaparsak kaçacak, nereye kaçacak bilmediğimiz gibi, bu tarihi fırsatın ne olduğunu da bilmiyoruz. 4 aydan fazla oldu, adı önce Kürt açılımı sonra Demokratik açılım kondu. Hala ne açılımı olduğunu, ve bilhassa kimin, ne kadar açılacağını bilmiyoruz. Sadece üstten birkaç düğme mi? Yoksa komple, anadan üryan mı? Daha Fazlasını Oku