“Bi’ Bakar mısınız?” dediler, bakan olmadı…

fft5_mf315392
“Bi’ Bakar mısınız” eyleminden daha önce de bahsetmiştik. Engelli vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından birisi olan özgürce sokağa çıkma hakkı gasp ediliyor bu şehirde. Toplu taşıma araçlarında onlara yer yok, üst geçitlerimizde, alt geçitlerimizde, kaldırımlarımızda onlara yer yok! Daha da acısı Büyükşehir Belediye’nin bu konuda hiç bir çabası yok! Hadi eski durakları, geçitleri bir kenara koyalım ancak yüzyılın projesi olarak lanse edilen, milyonlarca dolara mal olan ve zoraki bir şekilde şehir ulaşımının en orta yerine, ana arterine bırakılan metrobüslerde engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıracak bir tek çaba bile yok.

Bu manzaradan biz engelsizlerin utanmasını, Büyükşehir Belediye’nin konuya eğilmesini, ve kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlayan “Bi! Bakar mısınız?” ekibi dün Mecidiyeköy metrobüs durağındaydı. Amaç metrobüse binmeye çalışmak, bu uğurda harcanan çabaya rağmen, bunun mümkün olmadığını herkese göstermekti. Ancak bakın neler oldu:

Mecidiyeköy durağında toplanan ve metrobüse binmeye çalışan engelli vatandaşlarımızın kullanımı için ihale edilerek yapılan engelli asansörü her nedense çalışmıyordu. Engelli vatandaşlarımız tekerlekli sandalyeleriyle o tıklım tıkış merdivenlerden, çevrediklerin yardımlarıyla inmeye çalıştılar. Bu sırada merdivende yaşanan kalabalık gitgide arttı elbette. Yeni gelen ve yolcu indiren metrobüslerden binlerce insan da aynı merdiveni kullanmaya çalışınca izdiham yaşandı.

İşte ne olduysa o izdihamda oldu. Engelli vatandaşlarımız ezilme tehlikesi yaşarken, bir yandan da seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Çevreden ise sadece Türkiye ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz tepkiler geldi.

Sözge engelsiz vatandaşlar, engelli vatandaşlara “Eylem yapacak başka yer bulamadınız mı?” diye çıkıştı. Yetmedi, sinirlenenler “Ne işiniz var sokakta, evinizde otursanıza” diye eylemci engellileri azarladı. Yaşanan izdiham ve arbededen sonra polis olaya müdahale etti ve eylemcilerin eylemlerine son vermesini istedi. Eylemciler de metrobüse binmek istediklerini, binmeden eylemi bitirmeyeceklerini söyleyerek polisten yardım istedi. Polis de, yine sadece Türkiye’de ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz cevabını verdi: “Siz başlattınız, ben neden yardım edeyim?”

Burası Türkiye… Beylik laflara ve hamaset yüklü konuşmalara göre insan sevgisi ile yoğrulmuş büyük bir medeniyetin toprağı… Hoşgörü bizim göbek adımız… Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü… Burası Türkiye… Hoşgörü ve karşılıklı anlayışın anavatanı… Yüzyıllar boyunca 3 kıtaya hükmetmiş koskoca bir medeniyet… Şimdiler de ise metrobüs duraklarını idare edemeyecek, insanlarına insanca bir ulaşımı sunamayacak kadar zavallı ama koskoca bir medeniyet… Sokaklarında lafta engelsiz ama beyni engelli milyonlarca insan yaşayan Türkiye…

Burası Türkiye dostlarım, burda anlatılan insanlar bizim insanlarımız… Biziz onlar… Daha fazlası değil…

Bi’ Bakar mısınız?

4122098572_a42cab769f

Özürlüler Vakfı’nın yürüttüğü “Bi’ Bakar mısınız?” sosyal etkinliği bugün Cevizlibağ metrobüs durağındaydı. Basın mensuplarının yakından takip ettiği, Tan Sağtürk’ün de destek verdiği grubun amacı toplumun %12’sini oluşturan engelli vatandaşlarımızın kent yaşamında çektiği zorluklara dikkat çekmekti. Bu çerçevede tekerlekli sandalye kullanan veya görme engelli vatandaşımızın İstanbul’da bir yerden bir yere, toplu taşıma araçlarını kullanarak gitmek istemeleri karşısında nelerle karşılaşacağını görmek, göstermek, ses çıkarmak istiyorlardı.

Metrobüse ulaşmak için öncelikle o daracık merdivenlerden üst geçide çıkmak, ardından durağa inmek gerekiyordu. Ancak çevredeki insanların yardımı olmadan bu mümkün olamadı. Ardından turnikelerden geçmeleri gerekiyordu, ancak turnikeler bunun için uygun tasarlanmadıkları için tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlarımız oradan da geçemedi.

Özetle, engelli vatandaşlarımızdan da oy ve vergi toplayan “modern belediyecilik” sloganını dilinden düşürmeyen yerel yönetimin metrobüs projesi engelli vatandaşlarımıza hizmette sınıfta kaldı.

Bugün, hali hazırda hizmet veren metrobüs duraklarından sadece birkaçı engelli vatandaşlarımızın kullanımı için uygun durumda. Durağa yanaşan otobüse binmek, %100 sağlıklı bir insan için bile bu denli zorken, tekerlekli sandalye kullanan birisi için neredeyse imkansız.

Bu sayfalarda metrobüs projesi ile ilgili tonla yazı kaleme aldık. Projenin türlü eksiklerini, türlü hatalarını sayfalarca yazdık ama bir şeyi atladık. Metrobüs projesi bizim işaret ettiğimiz eksikleri giderse bile, bu şehre ait, bu şehrin sokaklarında, bu şehrin yollarında olması gereken, vergilerini veren milyonlarca engelli vatandaşımızın en önemli haklarını elinden alıyor: Ulaşım hakkını.

Bu insanlar merhamet istemiyor, bu insanlar hakkını istiyor. Umarım onların sesini duyan birileri vardır.

Fotoğrafların devamı şurada…

İsyan Ediyoruz!

Çoğunluğu kombine bilet sahibi Fenerbahçe taraftarları olarak;

Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun kale arkası tribün biletlerine biçtiği 55 Liralık fiyatı protesto ediyoruz!

Localara ve/veya diğer pahalı tribünlerin kombine fiyatlarına yapılacak küçük bir düzenleme ile, aynı maddi fayda elde edilebilecekken, “yadsınamaz bir Türkiye gerçeği” olan dar gelirli kitlelerin, 55 Liralık biletle Fenerbahçe’den koparılmasını protesto ediyoruz! Daha Fazlasını Oku

Üniversiteme Dokunma

Sabancı Üniversitesi’nin uyguladığı bölümsüz üniversite sistemi son günlerde YÖK ile Üniversite arasında yaşanan bazı sorunları gözlerönüne serdi. Üniversite, YÖK’ten onay alarak 1999 yılından bu yana uyguladığı bu sistemle, program gruplarına aldığı öğrencilerinin bilgi düzeylerini Temel Geliştirme Programı aracıyla eşdeğer hale getirmekte, ardından öğrencilere rehberlik hizmeti sunarak, onlar için en uygun bölümün kararını öğrencilere bırakmakta. Yani özetle, ÖSS’ye girdiğiniz 17 yaşında mühendis olmanın hayalini kurarken, üniversitede geçirdiğiniz birkaç senenin ardından, diğer mühendis adaylarını tanıyıp, hayata nasıl baktıklarını, kararlarından dolayı niçin pişman olduklarını, niçin olmadıklarını tartıp, ölçüp, biçip daha sonra “ben mühendis olmayacağım, siyaset bilimi okuyacağım” diyebiliyorsunuz. Daha Fazlasını Oku

Pornoma Dokunma!

Uykusuz Dergi’den Memo Tembelçizer ve Sezyum.com’un yaratıcısı, Radikal yazarı Kaan Sezyum elele vererek yeni bir sansüre karşı eylem başlatmışlar. İkili kendilerinden beklenen samimi ve aktivist yaklaşımla “Pornoma Dokunma!” adında bir blog açarak Telekomünikasyon Kurulu’nun porno sitelere karşı yürüttüğü sansür politikasını protesto ediyorlar. Kampanyaya destek olmak isteyen şu adresi takip edebilir, sitede yeralan destek bannerını kendi sitesine, bloguna ekleyebilir. Ertuğrul Özkökvari bir şekilde bitireyim ben de yazıyı: Gelin itiraf edelim, hepimiz porno izliyoruz…

Tayyip’le aynı masada oturup, içki içmek

Bilindiği üzere AKP’ye ait belediyelerin yetki alanlarında, o belediye ait işletmelerde içki yasağı uygulanıyor. Uygulansın, gram rahatsız değilim. Moda İskelesi’nin işletmesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Beltur’a geçmesinin ardından, diğer Beltur iştirakları gibi burada da içki yasağı başladı. Tabii Modalılar bundan rahatsız, hem Moda sahilde oturacaksın, hem de içki içemeyeceksin. Cümleyi kurmak bile mantıksız aslında. Bu ahvalde Modalılar da her Cuma iskele önünde bir protesto düzenliyorlar. Daha Fazlasını Oku

Bi karar ver Kanal 1!

FasulyedenKom gece bekçileri olarak Kanal 1’in yayın politikasından şikayetçiyiz. Her sabah 05.30 suların başlayan Mahallenin Muhtarları dizisininin eski bölümlerini çılgın atarak seyrediyoruz, maziye dönüyoruz. Her gece arkadaşlarla gerçekleştirdiğimiz bu seansta bir şey farkettik ki Kanal 1 bir gün Fadimeli bölüm verirken ertesi gün Şirinli bölüm veriyor. Bu da bizim diziyi randımanlı olarak takip etmemize engel oluyor, hatta Şirinli bölüm Fadimeli bölümlerin geleceği hakkında da bizlere ipucu verdiğinden diziden keyif alamaz duruma geldik. Uykusuzuz, gerginiz. Mail kampanyamıza destek verin, www.kanal1.com.tr’ye girip “Bize Ulaşın” dan şikayetinizi bildirin. Daha Fazlasını Oku