Tembellik

29 Kasım 2009

thumb

Ömrümün hiçbir döneminde, anında, saniyesinde çalışkan birisi olmadım. Olamadım değil tabii, olmadım. Bir tercih çünkü tembellik. Okul öncesi çocuklara yüklenen sikimtırak sorumluluklardan tutun da, okuyalım-öğrenelim öğleden sonralarına, kesirler vesaireden evrilip tanjant, kotanjant bahçesinde dal olamadığımız o ergenliğin en sivilceli günlerine, ordan daha yukarıya, üniversiteye… Şimdi de karnımızı doyurabilmek için sabah 8 akşam 6 mesailere… Çalışkan olmamak demek kaybetmek demek bu hayatta, bu kesin. Hayatı başka türlü... devam...

Kurban Bağışlarınız Alınır

27 Kasım 2009

thumb

Günlerin aynı salaklık ve anlamsızlık içinde sürüp giderken bile ne olduğunu bilmediğin mesnetsiz bir umut vardır ya içinde, yalan bir huzur… İnşallah bu bayram onu bulursunuz diyerekten, bayramınızı kutlarım. Kurban kesemeyiz, verelim paramızı bir derneğe, onlar halletsin diyenleriniz için Deniz Feneri’nden hallice bir oluşumdan bahsedelim; Fasulyeden Ketenpere Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği. Bakmayın hesap numarasının İngiliz bankasından alındığına, yatırdığınız paralarla Kenya’da, Zaire’de, Zimbabwe’de filan kurban... devam...

Ey zahit şaraba eyle ihtiram

25 Kasım 2009

thumb

Ey zahit şaraba eyle ihtiram İnsan ol cihanda bu dünya fani Ehline helaldir na ehle haram Biz içeriz bize yoktur vebali Sevap almak icin içeriz şarap İçmezsek oluruz duçarı azap Senin aklın ermez bu başka hesap Meyhanede bulduk biz bu kemali Kandil geceleri kandil oluruz Kandilin içinde fitil oluruz Hakkı göstermeye delil oluruz Fakat kör olanlar görmez bu hali Sen münkirsin sana haramdır bade Bekle ki içesin öbür dünyada Bahs açma Harabi bundan ziyade Çünkü bilmez haram ile helali

Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu

24 Kasım 2009

thumb

Günün anlam ve önemine uygun çiçekli böcekli, bol hatıralı bi yazı döşemek farzdı aslında. Gerçi öğretmenler gününün bende anlam erozyonuna uğraması nerden baksanız 5 belki 10 seneye de dayanıyordur. O da ayrı bi yazının konusu. Benim lafı uzatmadan asıl bahsetmek istediğim konu “Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu”. Yine geç kalmak ile beklemek arasına sıkışmış hayatımın beklemek safhasında, bir haber kanalının radyo yayınında duydum feryatlarını. Yıllarca bin bir emekle, ailelerinin kim bilir ne zorluklarla... devam...

İnsan yağının litresi: 15000$

23 Kasım 2009

thumb

İnsan yağının kozmetik sektörü için bulunmaz nimet olduğunu Fight Club filminde öğrenmiştik. Filmimizde Tyler Başkan bir sağlık merkezinin tıbbi atık çöplüğünden liposuction yaptıran kişilerin yağlarını çalıyor; bunlarla sabun yapıyor ve şık bir kozmetik dükkanında bu sabunları satıyordu. “We were selling rich women their own fat asses back to them.” Ohh yeah maann! Merdivenaltı sabun üretimi yasalara aykırı olsa da bu en azından insancıl bir yöntem. BBC’den öğreniyoruz ki (ki malum dünya gündemini hep BBC’den, olmadı... devam...

Chuck Anlatıyor: “Fasülyeden’de sevilmedim”

22 Kasım 2009

thumb

FasulyedenKom’un genç yazarı Chuck, site yönetimine verdi veriştirdi! Sık sık yeterli ilgiyi göremediğinden dem vuran yetenekli yazar; site yönetiminin gerici ve bağnaz bir yayıncılık anlayışını benimsemiş olduğu açıklamasını yaptı. “DEA’NİN ARTIK MODASI GEÇTİ!” Camia içinde soğuk duş etkisi yaratan açıklamalarına bir yenisinde Dea’yi hedef aldı. FasulyedenKom’un imtiyaz sahibi, coderı, başyazarı ve daha birçok şeyi olduğu bilinen Dea mahlaslı kullanıcının artık modası geçtiğini, yerini genç... devam...

Bi’ Bakar mısınız?

21 Kasım 2009

thumb

Özürlüler Vakfı’nın yürüttüğü “Bi’ Bakar mısınız?” sosyal etkinliği bugün Cevizlibağ metrobüs durağındaydı. Basın mensuplarının yakından takip ettiği, Tan Sağtürk’ün de destek verdiği grubun amacı toplumun %12’sini oluşturan engelli vatandaşlarımızın kent yaşamında çektiği zorluklara dikkat çekmekti. Bu çerçevede tekerlekli sandalye kullanan veya görme engelli vatandaşımızın İstanbul’da bir yerden bir yere, toplu taşıma araçlarını kullanarak gitmek istemeleri karşısında nelerle karşılaşacağını görmek,... devam...

Fasulyeden Muhabbetler III : Ağa

20 Kasım 2009

thumb

Ben bir “Ağa” bilirim, o da Taksim Cami’nin yan sokağında Hacı Abdullah’ın kankası “Ağa Restaurant”. Ne de güzel yaparlar özbek pilavını, yanında vişne kompostosu. Çık ordan ver kendini Tünel’e Galata’ya, gez Mısır Çarşısı’nda Sirkeci’de. Akşamına bir mırra söyle Tophane’de, nargile üfle. Benim bildiğim ağalık böyle olur, peki seninki nasıl oluyor açıklar mısın? Bu Ağa’nın hikayesi şu. Biliyorsun Fasulyeden’deki bu tayfa sabah akşam Türk dizileri izleyen adamlar. Sabah akşam bu dizide şu hatunu şu... devam...

10 Lira’m

20 Kasım 2009

thumb

Dün işten çıkarken ATM’den para çekmiştim. 3 tane 20’lik. Cüzdan da çektiğim paralardan başkası da yoktu kağıt olarak. 3×20, o kadar… Akşam eve gittim, yemek sipariş ettim. 11.75 tuttu. 20’liklerden birisini verdim çocuğa, “1,75 var mı abi?” dedi, “var” dedim. Cüzdanın bozukluk kısmı da sereserpe doluymuş, ordan 1,75 bulmaya çalışıyorum. Bulamadıkça terledim, terledikçe panikledim. Sanki çocuğun sabırsızlığı artıyor, ben 20 saniye içinde o parayı vermezsem yemeği vermeyecek, dönüp arkasını gidecekmiş gibi…... devam...

Her saniyede bir can veriyorum…

19 Kasım 2009

thumb

Güzel insandı… Güzel konuşur, güzel yazardı… Her söylediğine katılmazdım da, her söylediğine bakılan adamdı… Mekanı cennet olsun… Uçurumun kenarındayım hızır, Bir dilber kal’asının burcunda, Muhteşem belaya nazır, Topuklarım boşluğun avucunda, Derim yar adımı çağırır, Kaldım parmaklarımın ucunda, Bir gamzelik rüzgar yetecek, Ha itti beni ha itecek, Uçurumun kenarındayım hızır, Cihan hazır, Divan hazır, Ferman hazır, Kurban hazır, Uçurumun kenarındayım hızır, Güzelliğin zülme çaldığı sınır, Başım... devam...

2004 ~ 2009 © FasulyedenKom - Mecmuanın Sokak Çocukları | RSS Feed | Eposta Abonelik | Site Haritası (XML) | Tema & Destek