Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

İşte size Cumhur’un reisi

Biliyorsunuz çok konuşuldu, eski Cumhurbaşkanımız A. Necdet Sezer her sene kendisine tahsis edilen bütçenin büyük bir bölümünü kullanmadığı için iade etmekteydi. Ama artık işler değişti, cumhurun reisi iddiaları ile Köşke'e…

Sinyor Terim istifa!

Demek ki neymiş, haftalar öncesinden söylenen bir laf için maçtan hemen önce basın toplantısı yapıp nefret tohumları ekmekle olmuyormuş... Demek ki neymiş, hamaset edebiyatı ile gidebileceğimiz arpa boyu yolu biz…

Kaza süsü

Düşündüklerimizi, Ağzımızdan çıkan her bir kelimeyi, Topyekun fikirlerimizi, İnandık saydım. Bu inandıklarımız hiçbir şey değil, Bir de inanmadıklarımızı görseniz...

Google’dan mı geldin anacım?

Dünyanın en etkin arama motoru ve daha fazlası google.com'dur malum. İnterneti yemiş yutmuş, türlü komünite sitelerinde cirit atmış, internet teknolojilerini dibine kadar kullanan adamdan tutun da; ayda yılda bir internet cafeye gitmiş, birkaç porno siteye takılıp sonra kahveye pişti oynamaya gidecek adam bile google.com ve nimetlerinden faydalanmakta. İnternet kullanıcısı google.com'da arama yapıp sitelere ulaşıyorken, aynı şekilde internet siteleri de SEO adı verilen ayarlarla birlikte en doğru ziyaretçiyi sitesine çekmeye çalışıyor.

Samiyetsiz buram buram, yaşasın bayram!

Bayramlarda, kandillerde insanların birbirlerine mesaj göndermeleri ile ilgili herhangi bir sorunum yok. Yani tabii ki bu noktada "nerde o eski bayramlar, hey hey" demenin tam da yeri belki ama, teknoloji gelişiyorsa ve teknoloji geliştikçe insanlar uzaklaşıyorsa eğer; elimizden gelenin en iyisi de bu gibi günlerde yakınlarımıza kısa mesaj göndermek suretiyle bayramlaşmak ise, buna itirazım olmaz.

Take it easy dude!

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns, bugün Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'ndeki Ermeni tasarısının kabul edilmesinin ardından, Türkiye’nin "somut" bir tepki göstermemesini umduklarını söylemiş. Sakin ol Burns, somut tepki vermek…

Roberto, şu faturayı yatırıver anam, hadi

Sevgili Fenerbahçe'miz 100. yılına girerken futbola dair coşkum, heyecanım yerlerde süründüğü için geçen sene olduğu gibi bu sene de pek bir ilgisiz kalmıştım olan bitene. Lig başladı filan, bir şekil arkadaş ortamlarında futbol mevzuları geldi kuruldu ortaya. Tabii ömrümüz yarı samimi arkadaş ortamlarında sessizliği bozmak üzerine kurulu taktiklerle geçmekte olduğu için futboldan nasibimizi alalım yine dedik.

“Refarandum” yaz 3250’ye gönder

"Referandum varmış 21 Ekim'de." Önce bir duraksıyorum. Referandum ne acaba? Sonra sözlüğe bakıyorum, halk oylaması diyor. Tekrar bir duraksama... Popstar gibi bir şey mi acaba, esemes mi yollayacağız? Ülen ben Bayhan'a bile yollamadım ki, kralı gelse yollamam. Sonra öğreniyorum ki kral değilse de cumhurbaşkanı imiş mevzu bahis. İyi de bu soruyu niye bize sormuşlar? Bugüne kadar neyi bize sormuşlar? Eh madem böyle bir hadise var, biz de konunun üzerine eğilelim ve oyumuzu bilinçli bir şekilde kullanalım diyerek şöyle bir gözden geçirme yapayım diyorum:

Kovulduk ey halkım; unutma bizi!

Geçtiğimiz aylarda Hürriyet'ten kovulan usta yazar Emin Çölaşan "Kovulduk ey Halkım, Unutma Bizi" adlı kitabıyla okuyucusuyla buluşuyor. Çölaşan'ın Hürriyet'ten uzaklaştırılma operasyonu ile ilgili ayrıntıları anlattığı kitabının kapağında yakışıklı Tayyip Erdoğan…

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?