Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Fatik Askerde – 1

Genelde telefonda konuştuğunda, nette konuştuğunda sorulan sorudur. Askerlik anlatılanlara göre benim için rahat geçiyor. Tuvaletler, banyolar, yemekler, koğuşlar anlatıldı. Hatta korkutulduk. Tuvaletler lisedeki tuvaletlerimiz kadar temiz. Banyolar, bence iyi. Evimizdeki, oteldeki duşları beklemiyordum zaten. Ama yine de ilk başta korkudan ilk 3 gün duşa gidememiştim. Sonra baktım olmuyor. Gittim duşumu aldım. Koğuşlarda 20 (-1) kişi kalıyoruz. Koğuşlar Ruslardan kalma. Kalma derken ev değil koğuşlar :) At ahırı koğuş olmuş. Biraz dar olduğu için iç içeyiz. Bir de tek pencere var. Botlar ve çoraplardan kaynaklanan koku ile geceleri zor duruma düşüyoruz. En büyük duamız yatarken gece kalkmamak. Bir de horlayan çokmuş. Hatta İbrahim Hocam ilk günlerde bayağı rahatsız olmuş. Daha sonra bir gece kendisini horlarken yakaladım (Üzüm üzüme baka baka...) Yemeklere gelince en büyük problem. Aç kalıyorum diyebilirim. 11 Ağustosta ziyafetle uğurlanırken, 12'sinde İzmir Köfte ile cırcır olabiliyorsunuz :) Askere gitmeyenlere en büyük tavsiyem İzmir Köfte yemeyin.

Bize Hayvan Lazım

Bogdan Tanjevic… Geçtiğimiz haftalarda bir gazetede çıkan sözleri ile gündeme oturmuş. Ne demişti Tanjevic? Özeti şu:“Milli Takım’daki diğer oyuncular hayvan mı ki parkede ciğerleri patlayana kadar mücadele edip, canla başla savaşıyorlar? Milli forma kutsaldır. Bize de milli forma için canını verecek, o formanın onuru için savaşacak oyuncular lazım”. Yine geldik “Vatan Millet Sakarya” edebiyatına… Ben de milli formayı giyen oyuncularımızın bu şekilde mücadele etmesinden yanayım ya da en azından böyle oyuncuları sahada görmekte mutluluk duyarım. Bu yönden Mehmet Okur’a da sıcak baktığımı söylemem. Özellikle de son 2005 ve 2007 Avrupa Şampiyonalarını göz önüne alırsak…

Oyum Satılıktır

Geçtiğimiz gün, akşam işten çıkmış eve doğru yürüyorum. Önümde 35 yaşlarında bir adam, biraz yüksek sesle telefonla konuşuyor. Tabi ister istemez ben de muhabbeti duymak zorunda kalıyorum. Adam şunu diyor, “bizim parti oy başına 1 milyar veriyor. Sizinkiler ne veriyor?”. Bir an duraksadım. Abi yoluna düz devam ederken o sırada ben sokağıma geldiğim için sola dönüş yaptım. Ama düşünmedim değil, “adamı yakala Fatik, 1 milyar 1 milyardır. Allah bereket versin”… Bugün eve geldim merdivenlerden çıkarken MHP Kağıthane Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Ceylan’ın broşürlerinin merdivenler üzerine atıldığını gördüm. Broşürün üzerinde “Oyum Sana Helal Olsun” yazıyor. Öyle bir seçim dönemi geçiriyoruz ki, artık herkes olayın farkında. Soygunun farkında insanımız. O nedenle çabalar “Helal oy alma” üzerinde veya adaylarda, biz yolsuzluklara karşı geleceğiz, Soyguncuları önleyeceğiz düşünceleri var. Ama bunlar herhangi birinin soyacağı gerçeğini bilmeyi engellemiyor, Özellikle büyük şehirlerde…

This is Michael Jordan’s Game

Hep tartışırlar ya, o büyük oyuncu şu küçük oyuncu. Gençliğimize damga vurmuştur Michael Jordan. Şimdilerde yeni Jordan'lar yaratmaya çalışıyor NBA organizasyonu. Onunla ilgili ufak bir video. Mücadele edenlerin asla kaybetmeyeceğini bize…

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?