Diplomatik heyet sırrı: ABD vs. Türkiye

zVn91

Daha önce de yazmış olmam muhtemel ama, bu diplomatik görüşmelerle ilgili çok soru işaretim var. İkili görüşmeler, heyetler arası görüşmeler, basın fotoğraf çekerken birbirinin kulağına eğilip, iki kelam edip, sonra kahkahayı basmalar filan… Gizem dolu bir süreç… Bu sır perdesini aralamadan ölmemeliyim.

Misal; Tayyip Erdoğan İngilizce bilmiyor sanırım hala. Ama atıyorum, kapı önü el sıkışma sekanslarında Berlusconi’nin bir şakasını, Obama’nın bir jestini –arada tercüman olmadan- anlıyor ya da anlıyormuş gibi yapıp gülüyor. Ya “Senin first lady’de lokum gibiymiş haa” dediyse herif?! Der mi der… Ne gülüyorsun anlamadan, bilmeden?

Gerçi meselem azgın Berlusconi değil; Tayyip Erdoğan ABD’ye gidip Obama ile görüştü. Ya da şöyle söyleyeyim, Obama aylar önce, başkan seçilmesinden hemen sonra Türkiye’ye gelmişti. Allahım nasıl coşku, uçak kapılarında karşılamalar, bilmem kaç pare top atışları, askeri bando, sağol sağol sağol filan… Geldi, burada yer yerinden oynadı, gitti…

Şimdi bizimkilerin iade-i ziyaretlerine bakıyorum. Gerçi Türkiye’de yine yer yerinden oynadı ama ABD basını ne kadar ilgi gösterdi bilmiyorum. Manşet olmadığından eminim mesela. Bizim Türk televizyonları ise canlı canlı yayınlıyor, saniye saniye… “Tayyip Erdoğan otelinden ayrıldı, şu anda Beyaz Saray’a giriyor” diyor misal televizyondaki muhabir. Görüntüye bakıyorum, sanki herif ABD’de Beyaz Saray’a değil, Karaköy’de hırdavatçıya giriyor. O nasıl Beyaz Saray girişi lan? Kapıda yalandan bir tane muhafız asker, selam durmuş. Bir tane kadın var karşılıyor. Elini sıkıyor filan. Obama’nın Ortadoğu danışmanının stajyer asistanı titrine sahip gibi, ötesi değil…

Bizim heyet arka kapı olması muhtemel Beyaz Saray girişinden dalıyor içeri. Obama Oval ofiste bekliyor o sırada. Orada karşılıyor haspam… İnsan kalkar bir kapıya kadar gelir, densiz!

Hayır, 30 dakika sürmesi planlanan ziyaret 2 saat sürdü diye seviniyoruz bir de. İşte Obama’nın bize verdiği önem… Başbakan’a dostum dedi… İşte ABD’nin en önemli müttefiki Türkiye…

Eee ama hassiktirin lan ordan!

Welcome to Turkey Mr. President

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı Barack Obama sonunda Türkiye’de. Tüm ulusumuza hayırlı olsun. Bu gelişle ilgili olarak en sonda söylemeyi düşündüğüm şeyi, bir çırpıda ifade edeyim: Sakın, ama sakın Obama’nın şehrinizde olduğu saatlerde trafiğe çıkmayın. Heder olur gidersiniz asfalt üzerinde yeminlen… Bu çok önemli uyarının ardından bu ziyaret münasebetiyle çok çok sayın, çok çok değerli Başkan Obama’ya iki kelam etmek niyetindeyim. Edeyim o halde. Daha Fazlasını Oku

Yes, we can!

Aziz hemşehrilerim! Sizleri tüm kalbi duygularımla selamlıyorum! Millet olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu zor günlerde, yaklaşan yerel seçimlerin ulusumuz için hayırlı olmasını dilerken çoğulcu demokrasinin daha güzel bir Türkiye yolundaki tek araç, tek amaç olduğunu bir kere daha hatırlatmak isterim. Sığlaşan, kutuplaşan, daralan bir politik vizyonu değiştirmek için Umut, Değişim, Gelişim sloganları ile belediye başkanlığına adaylığımı koyduğumu hepinizin bilmesini istiyorum. Kavşak, yol, metro, tesis, mesis bir yana, Allah’ın Kenyalısından neyim eksik lan benim?! Di mi aziz hemşehrilerim? En kalbi duyguların insanıyım neticede. Zira o duygularla selamladım sizi, gördünüz. “Çektik dönerleri, kafalara attık taş! Ne Kılıçdaroğlu, ne Topbaş!” Bu vesileyle yakında siteyi daha iyi, daha hızlı, daha büyük ve daha sorunsuz bir servera taşıyacağımızın müjdesini de vermiş olayım. Öptüm gözlerinizden. Vote for Dea! Yes, We Can!

Turkish Obama: Sarıgül

Bireysel üretkenlik sıfırın altına düşmüşken, üst üste ikinci alıntı yazımıza yer vereyim. Türk Belediyeciliğinin mihenk taşı, gurur abidesi Mustafa Sarıgül “Sizin için varım, Şişli için varım” adını verdiği seçim çalışmalarına başlamış. Lakin hızını alamayıp seçim çalışmalarını Şişli ilçe sınırlarının dışına, hatta Asya kıtasına kadar taşımış vaziyette. Cemshid‘in FriendFeed’de paylaştığı fotoğraflar Bakırköy/Yeşilyurt’ta çekilmiş. Kadıköy, Maltepe gibi muhtelif yerlerde de rastlanması muhtemel olan, Turkish Obama başlığı ile verilen fotoğraflarda “Vote For YellowRose” ibaresi eksik kalmış, onu da eklemek bize düştü. Daha Fazlasını Oku

Obamakoma Buramako

Kendi kıçı açıklığımız, kendi kaşı yarıklığımız yetmezmiş gibi ve yetmeyecekmiş gibi dururken tüm dünyayı sarıp sarmalayan Obama rüzgarından etkilenmesek şaşardım zaten. Canlı yayınlarla Hollywood filmi tadında seyreyledik herifçioğlunun yeni saltanatını. Kutladık, kerameti kendinden menkul bir çoşkuyla da “helal olsun lan Obama, delikanlı adammışsın” dedik. İzledik, çükümtrak seyahatlerden seyahat beğendik. Ha yetti mi? Hiç yeter mi, yarın da Obama Inauguration Party‘ye gidiyoruz. Çılgın atacağız, göbek atacağız, yer yer global, yer yer oryantal bir havaya bürüneceğiz. Obama maskeleri ile alemlere akacağız. Anca o keser bizi, kesilmedik bir kulağımızın arkası kalmamış gibi. Afferin lan Amerika, muazzam bir hamleyle bir anda sempatikleştin gözümüzde. Canımız, ciğerimizsin.

Yürü yavrum yürü, Kenyalı’m yürü…

Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanı seçildi. Nasıl bir seçim sistemidir, nasıl olur da bir seçim 2 yıl sürer, hiç anlamıyorum. Ama anladığım tek şey, bu adamlar herşeyi olduğu gibi başkanlık seçimini de bir “entertainment”e dönüştürmeyi başarmışlar. Seçim kampanyaları, mitingler, mitinglere katılan ünlüler filan, tamamen pazarlama üzerine kurulu ve koltuğunda Kentucky’sini kemiren Amerikalıları etkilemeye dönük bir süreç. Katılım oranı da gayet düşük zira. Neyse, iyisiyle, kötüsüyle yeni bir Amerikan başkanımız var artık.

Asıl detay Obama’nın baba tarafından Kenyalı olması bence. Bu detayı duyup da yüzünde cin bir tebessüm oluşmayan, umursamadan geçip giden bir FasulyedenKom’cu yoktur heralde.

Hali hazırda finans dünyasında basamakları bir bir tırmanan fenomenimiz için artık bir hedef var.

Çankaya’ya çıkmazsan adam değilsin oğlum!