Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Bi’ Bakar mısınız?

Özürlüler Vakfı’nın yürüttüğü “Bi’ Bakar mısınız?” sosyal etkinliği bugün Cevizlibağ metrobüs durağındaydı. Basın mensuplarının yakından takip ettiği, Tan Sağtürk’ün de destek verdiği grubun amacı toplumun %12’sini oluşturan engelli vatandaşlarımızın kent…

Ensendeyiz Topbaş!

Bugün Ece Temelkuran yazmış, alıntılamak lazım. Benzerini zaman zaman tribünlerde gördüğümüz bir eyleme imza atmış Öğrenci Kollektifleri. Anayasa Mahkemesi’nin CHP’nin itirazını –biliyorum şaka gibi ama- yanlış anladığı için iptal kararı verdiği, henüz gerekçeli kararı yayınlamadığı için yürürlüğe girmeyen bir burs davası var biliyorsunuz. Seçim sürecinde Kadir Topbaş beyefendi, sıklıkla “Bakın ne güzel burs veriyorduk, CHP engelledi.” diye propaganda yaptı. Oysaki CHP’li belediyeler burs vermeye devam etmekte, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kılıçdaroğlu da aynı sıklıkla burs olayındaki ikiyüzlülükten dem vurdu ve ekledi: “Ben vereceğim.” Neyse, Kadir Topbaş’ın bu tutumunu yiyenler kadar, yemeyenler de var elbet. Yemeyenlerden olan Öğrenci Kollektifleri sık sık belediye önünde eylem yapıyorlar. En güzellerinden birisi de şu şekilde gelişmiş. Buyrun içeri...

Sandıktan hırsız çıktı!

Her seçim döneminde olur bu. Burun farkıyla kaybeden parti seçim sonuçlarına itiraz eder, seçime şaibe düştüğünden yakınır. Hatta bazen öyle ki, %0,3 oy almış parti başkanı bile çıkıp oy oranlarının aslında çok daha fazla olduğundan ancak oylarının çalındığından yakınır. Ciddiye alınmaz genelde. Ya da en iyi ihtimalle “3 çaldılar, tamam; 5 çaldılar, o da tamam; 1 milyonu nasıl çaldılar lan Allahsız” diye karşılanır. Bazen de bu iddiaları destekleyecek veriler çıkar karşımıza; çöpten çıkan oy çuvalları gibi. gibi. gibi. 29 Mart 2009 seçimlerini de bir şekilde atlattık, vatana millete hayırlı olmasını diliyor, hatta hayırlı olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Gerek ulusal, gerek yerel medya kapsamında ve hatta kendi özelimizde, Fasulyeden sayfalarında seçim üzerine lakırdılarımıza ısrar ve inatla devam ediyoruz. Sitenin bu seçim atmosferinden ne zaman çıkacağını merak etmiyor da değilim hani. Du bakalım, kısmet.

Teşekkürler Kemal Kılıçdaroğlu!

Seçim sonuçları malumunuz. Uzun uzadıya epey öncesini, biraz öncesini, tam ortasını ve sonrasını konuştuk, konuşuyoruz, konuşacağız. İstatistik, matematik, televizyon kanallarının cafcaflı görselleri, gazetelerin çarşaf çarşaf manzumeleri seçimin galibinin AKP olduğunu söylüyor. Lakin hepimizin farkında olduğu başka bir kazananı var seçimin: O da Kemal Kılıçdaroğlu. Meclis koridorlarında birbirini ardına patlattığı yolsuzluk dosyaları ile tanıdığımız bu memur, hadi bilemedin bürokrat görünümlü adam iktidarın yolsuzluk performansını çamur atlarla, izi kalsınlarla değil bildiğin belgeli melgeli gözler önüne serdiğinde açık arama mekanizmaları devreye girmişti elbette. Atv/Sabah, Kanal 7, Zaman, Star Gazetesi, yani kısacası tüm yandaş medya ile ilerleyen bu çabalar Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olmasıyla da epey hız kazandı.

Vaat Derken?

15 Mart 2009 AKP İzmir Mitingi'nden. Ellerinde AKP bayraklarıyla damarlarındaki alkolü kombine etmiş, ayakta durmakta zorlandığı halde etraftaki insanlara küfürler yağdırıp rahatsızlık vermekte hiç de zorlanmayan radikal islamcı ampüllerimiz bu vaade…

Yerel Seçim Haber Ajansı

CHP hem Türkiye’nin, hem de İstanbul’un kıyı şeridinde iyi durumda. Avcılar da bunlardan birisi. Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci tekrar aday. Pek tabii ki, AKP’nin almaya çalıştığı bir yer. Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediye ile Avcılar Belediye’nin zabıtaları yumruk yumruğa kavga etmiş, haber televizyonlara yansımıştı. Bu hafta daha ilginç bir olay yaşandı. Mustafa Değirmenci’nin iddiasına göre Büyükşehir Belediyesi’nin zabıta ekipleri, Değirmenci’nin evinin sokağında 3 farklı yere zabıta aracı koymuşlar. 15 gündür, gece gündüz oradaymış zabıta araçları. Değirmenci de dinlendiğinden kuşkulanmış ve kameraları da alıp bir gece baskın yapmış ekiplere. Bundan sonrasını televizyondan izlediğim için aynen aktarıyorum.

Turkish Obama: Sarıgül

Bireysel üretkenlik sıfırın altına düşmüşken, üst üste ikinci alıntı yazımıza yer vereyim. Türk Belediyeciliğinin mihenk taşı, gurur abidesi Mustafa Sarıgül "Sizin için varım, Şişli için varım" adını verdiği seçim çalışmalarına başlamış. Lakin hızını alamayıp seçim çalışmalarını Şişli ilçe sınırlarının dışına, hatta Asya kıtasına kadar taşımış vaziyette. Cemshid'in FriendFeed'de paylaştığı fotoğraflar Bakırköy/Yeşilyurt'ta çekilmiş. Kadıköy, Maltepe gibi muhtelif yerlerde de rastlanması muhtemel olan, Turkish Obama başlığı ile verilen fotoğraflarda "Vote For YellowRose" ibaresi eksik kalmış, onu da eklemek bize düştü.

Beledi Ye!

Malumunuz Deniz Feneri, Ergenekon derken gündem epeydir boş kalmıyor. Bu sıkışık gündem içinde gözlerden kaçan bir hadise de tabii ki önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel seçimler. 29 Mart 2009 tarihinde yapılacak bu seçimler öncesinde buradan halkın nabzını yoklamak ve çıkacak sonuca göre de müsait bir yerden adaylığımı koymak istiyorum.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?