Deli Dumrul

Bilgisayara her oturduğumda muhakkak ucubik bazı dosyaların bana yeni sürümleri servis ediliyor. eskisini çılgın gibi sürüyormuşcasına sanki. Gerçi antivirüs programlarında işe yarayabilir ama yani serdeki üşengeçlik sanal platformlara da yansıyor ve basıyorsun o meşum daha sonra hatırlat tuşuna. İnsanoğlu normal hayatında da bir şeyleri muhakkak erteliyor, aman sonra yaparımcılık damarlarımızdan akıyor. Bizi dürten kesim olmasa kirli sepetinde boğulmamız, yıkanmamış teflondan zehirlenmemiz pek olasılıksız gözükmüyor. O kitabı da okuyamadım daha, inşallah bir gün. Umarım lafını tercih edenler de var, onlar muhakkak iyi yaşacılar. En azından baba tarafından akrabalar. Daha Fazlasını Oku

“Artık Yoruldum”

Uzun zamandır yapmak istediğim bir röportajdı. Kendisine ulaşabilmek için çok kazalar yaptım, kafamı duvarlara vurdum ve sonunda istediğimi elde ettim. Randevu almak gerekiyordu aldım, intihar edenlere yüzünü göstermiyordu saygı duydum. Prensipli bir adam, karşı gelsen o dakika seni küşleme yapar, ekmek banar. Sırat Köprüsü’nün yakınlarında ateş kenarında bir kafede buluştuk, off the record olmasını istediğinden herhangi bir kayıt aleti de almadım yanıma dolayısıyla aklıma kalanları sizlere aktarıcam.

Herkesin merak ettiği soruyla başlamak istiyorum, bu işler nasıl yürüyor?

Doğrusunu söylemek gerekirse çok yoruldum, artık başkasına devretmek istiyorum. Kaldırmıyor bünyem, en ücra yerlere bile ben gidiyorum. Bazen gönderildiğim yerde saatlerce beden aradığım oluyor, insani yardım ekiplerine onların görmeyecekleri şekilde yardım ediyorum. Eceliyle ölmek üzere olan adama bile git bir bak deniyor. Uzaktan göründüğü kadar kolay değil bu işler. Sizin en çok eğlendiğiniz Cumartesi akşamları bizler için azap oluyor, bu pazarı da etkiliyor tabi. İlk röportajımda bu kadar dürüst olduğuma bakılırsa baya dolmuşum bu konuda.

İşiniz hiç kolay değil anlayabiliyorum, peki canlarını yaktığınız insanlardan aldığınız beddualar için ne söylemek istersiniz?

Lütfen beni bağışlasınlar, çünkü ben de emir kuluyum. Sistemin bana biçtiği bir rol bu, hem ayrıca beddualarını boşa harcamasınlar bana işlemiyor. Ben kendimi öldürmek istemedim mi sanıyorsunuz, sizin gibi ölümlü olmak istemedim mi sanıyorsunuz. Dostum senin aracılığınla bütün insanlığa sesleniyorum, şu siktiğiminin ölümsüzlük iksirini bulun artık yeter. Mahşer çizgimden çıktım yemin ediyorum.

Diğer meleklerle aranız nasıl, geçinebiliyor musunuz kendileriyle?

En haytaları benim aralarındaki, bütün gün ölüm işleriyle uğraşınca insan kendini komikliğe vermeye başlıyor. Devamlı uğraşıyorum onlarla, saolsunlar hoşgörüyorlar beni. En son İsrafil’in elinden boruyu kaptığım gibi üflüyordum, dur dedi o an aklıma dank etti. Milyonlarca insanı galeyana getirecektim nerdeyse, vuvuzela gibi bir sesi var diyorlar gerçi resmen soykırım yapıcaktım. Bazen Mikail’e oğlum havada yağmur havası var falan derim, bu da inanır gider yayar herkese. İklim değiştirdiğim oldu bir dönem yanlışlıkla, siz de zaten konuşuyorsunuz kendi aranızda duyuyorum doğa bizi sınıyor diye. Yok aslında öyle bir şey, her şey Mikail’in bir lafına bakıyor buralarda.

Dünya üzerinde en fazla şarkı yazılan kişilerdensiniz, işten fırsat bulduğunuzda dinleyebiliyor musunuz?

Bu aralar Six Feet Under’ın son sezonunu indirdim, onun soundtrackini dinliyorum gün içinde. Kendime yazılan şarkıları çok umursamıyorum, genelde bana gider yapıyorlar sözlerinde. Popüler kültürle genelde Cebrail ilgileniyor, insanlara oku-dinle gibi emirler veriyor. Ben de o yattıktan sonra karıştırıyorum bilgisayarını, çok güzel bir arşivi var gerçekten.

Sizin isminiz üzerinden DJ’lik, rapçilik müesseselerinde prim yapılıyor, rantlar yeniyor. Telif konularındaki bilgisizliğinize mi yoralım bu konuyu yoksa gönlübol kişiliğinize mi?

Ruhları önümde diz çökücek hepsinin, bazı not aldığım isimler var onlar kendilerini biliyor akıllı olsunlar. Dualara, cevşenlere sarılmasınlar çünkü ben unutmam bana yapılanı. Benim adımla başkalarına diss atmasınlar, başka bir şey demiyorum ayrıca bol gönüllü değil bol gömüllüyüm.

“Evini temiz tut misafir gelebilir, kendini temiz tut azrail gelebilir.” gibi bir atasözü mevcut bizim oralarda, burdan pis ve leş insanların aslında siz gelmeyesiniz diye o yolu seçtikleri gibi bir anlam çıkarılabilir mi? Nedir bu hijyen takıntınız, kokluyor musunuz önce insanları?

Yok insan ayırmam, bu arkadaş kendi dininin propagandasını yapmış. Kendi temizliğime de çok önem vermiyorum, bazen şöyle bir gir çık yapıyorum ateşe o kadar. İnsanlık böyle dogmatik şeylere inanmasın, gelmek istediğim zaman gelirim.

9 canlı kedi efsanesine ne diyorsunuz, size karşı bir müstehzi oyun var gibi sanki?

Oyuna satanizm patchi yükledim, doya doya oynayabilirler artık. Level atladıkça coşuyor piçler, çok sevdim kendilerini. Efsaneler bozulmak içindir unutmayın dostum.

Şu anda sizle röportaj yapıyorum diye büyük tepki alacağımı biliyorum, tanık koruma programı dahilinde can güvenliği rica ediyorum sizden.

Sen esprili bir çocuğa benziyorsun, yanımıza alıp bir iş bulalım burda sana 🙂

Değerli vaktinizi bana ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum, söyledikleriniz insanlığa ışık tutucaktır eminim. Son bir can alıcı cümleniz var mı paylaşmak istediğiniz?

.

Kişisel UNICEF

50 trilyonluk süper loto ikramiyesi için çeşitli hayallere daldım ben de herkes gibi. Hemen seyahatlere çıktık, günlerce sarhoş olduk, onla yattık bunla kalktık, partiler verdik, dünyanın derdi tasasını bir kenara bıraktık, sağımıza solumuza eşimize dostumuza büyük hibeler yaptık, ortak arkadaşlar için bar açtık, orda yıllarca içtik muhabbet ettik, Fener maçından başka maç açmadık, gidenleri geri getiremeyeceğimiz için üzüldük,  çocukları sevindirdik, gelecek nesillerimizi kurtardık. Velhasıl-ı kelam yürüye yürüye şampiyon olduk.

Yeri gelmişken söyleyeyim, paragraf başı kavramına ne oldu? Ben artık görmez ve uygulamaz oldum o kuralı. İş yerinde “Gönlümden Kopanlar” başlığı altında herkesten zengin olduğum zaman benden istediklerini not bile aldım ve harfiyen uymak üzere de söz verdim. Sonuçta o parayı tek başına yemek götlüğün eşanlamlısıdır. Peki herkesten farkımız var mı acaba hayallere dalarken diye sorgulamak lazım. Üç aşağı beş yukarı ilk olarak edinilecek şeyler bellidir ama ya zevklerimize harcayacaklarımız ya üreteceğimiz projeler? Genelde merak ettiğim kısım burası oluyor ütopik hayal muhabbetlerinde. Ben de izin verirseniz kendi projemi anlatmak istiyorum sizlere. Daha Fazlasını Oku