Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Direnin Acemler!

Türkiye ziyareti sırasında Türk insanının abartılı sevinç gösterilerine maruz kalan, Anıtkabri ziyaret etmekten köşe bucak kaçan, ABD karşıtlığının ekmeğini yemek için popülizm sınırlarında dolanan radikal bir liderdir Ahmedinejad. Seven sever tabii, yer yer bizden de bir kuble "helal" almıştır heralde. Lakin özellikle son günlerde yaşananlar bu faşist liderin dikta rejimini güçlendirmek için neler yapabileceğini, bu adamın Ortadoğu için nasıl bir bela olduğunu gözler önüne sermiştir. Elbette derdimiz Ahmedinejad gitsin, komşu İran yola ABD'nin güdümünde kalan bir siyasetçiyle devam etsin filan değil. Mesele hür iradeye saygılı, dini zaafiyetleri cehaletle harmanlayarak dizginlenmesi mümkün olmayan kitleler yaratmaktan kaçınacak reformist, çağdaş bir lidere sahip olabilmek. Ne kadar da benziyor kaderimiz, öyle değil mi?

Umurlarında bile değilsiniz!

Nasıl bir yazı olacak bu, inanın fikrim yok. Ana fikri de daha ikinci cümleden vereyim; bu ülkede, devletin sana, bana, bize, sokaktaki insana, hiçbir vatandaşına saygısı yok. Gram saygısı yok! Geçiniz bu halkımız için çalışıyoruz teranelerini. Çok sayın, çok kutlu devlet büyüklerimiz hazretlerimizin sikinde bile değiliz. Her fırsatta “biz halkın içinden geldik” makamını çığıran o halk çocukları şimdi oturdukları koltuklarda kıç büyütüp, devletin imkanları ile, cemaatlerin ikramları ile krallar gibi tatil yapıyor Ege ve Akdeniz sahillerinde.

Ahmedinecad Türkiye’de

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad 14 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor. Hayır Ankara’ya değil, İstanbul’a… Yok resmi ziyaret değil, çalışma ziyareti. Yok yok, Cumhurbaşkanı ile görüşmek için Köşk’e çıkmayacak, bizzat Cumhurbaşkanı ayağına, İstanbul’a gelecek. Yok canım, dış ilişkilerini onur üzerine kuramayan bir ülke için ayıp filan değil ki yaşananlar. Normal! Şimdi burda dış ilişkilerin protokolleri üzerine ahkam kesecek durumda değilim. Bu konuda birkaç teamül dışında bir bilgim yok. Ama o birkaç teamül bile yukarıdaki paragrafın ne kadar absürd olduğunu gözler önüne serebiliyor gerçi.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?