Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

FlashForward: What did you see?

Lostsuz geçen günleri Hanımın Çiftliği, Aşk-ı Memnu, Ezel filan izleyerek doldurmaya çalışmak olmaz düsturundan hareketle haftasonu yeni dizimi keşfettim. FlashForward. Lost’un yapımcılarının diğer dizisi Fringe ile zaman öldürmece tadında takılıyorum da, dizi bir yere varamadı gitti, sıkıldım denebilir. Paralel evren filan, bir ara gaz verdiler, ama sonra yine vitesi boşa aldılar, X Files gibi takılıyoruz şimdilik. Neyse, FlashForward dizisinin henüz 2 bölümünü izlememe ve seyrinin ne olacağını bilemememe rağmen, şimdilik ben de uyandırdığı his, Lost’un yerini doldurur şeklinde oldu. Nedir, ne değildir, birlikte bakalım.

Destiny Calls…

108 günün sonunda, uğruna yaşadıkları, öldükleri, dua ettikleri herşey gerçek oldu. 6'sı kurtuldu, kalanları ortadan kayboldu. 2009'da Oceanic altılısı geri dönmek için herşeylerini riske edecekler. Çünkü kader onları çağırıyor.

Ahanda kaybolmuşuz!

Bomba gibi bir 4. sezon ile döndü post-modern-evrensel-bulmaca-buldurmaca dizimiz Lost. Bi milyon tane soru yetmezmiş gibi Faraday'i, hayalet avcısı, çölde bahtsız bedevi kovalamaktan helak olan kutup ayısı da geldi ya,…

Previously on Lost

Birkaç istisna dışında dizi takip etme konusunda sürekli sorunlar yaşarım. Zaten dizi olayı başlı başına bir garip durum. Yani her hafta, belli bir günde, belli bir saatte ekran başında olmanız gerekiyor bir diziyi takip edebilmek için. Zaten Türk yayıncılığının dizi bombardımanının sebebi de bu. Türkiye, malumunuz, çok küçük bir kısım hariç, sosyal hayat anlamında gelişmemiş bir ülke olduğundan dolayı, özellikle akşam saatlerinde bir sinema, bir tiyatro ya da dışarıda yemek yiyelim, eğlenelim kültürü olmadığından dolayı praym taym denilen hadise bu denli önemli. Kapanıyoruz ülkece eve, akşam genelde dizi, bazen maç bulursak izliyoruz. Onun dışında çoğu zaman filmlere bile ilgi göstermiyoruz AB grubu dışında. Hadi bir dizi, belki iki diziyi sürekli takip edenler makul ama, etrafımızda muhakkak o akşam izlenecek 2 dizisi olan manyakları da görebiliyoruz sıklıkla. "Ay bu akşam Sıla var, Ezo Gelin var, Genco var" manyakları bunlar.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?