Similar Posts

12 Comments

  1. Bütün basın fason, çok şekersin fasulyedenkom 🙂

  2. Gazetelerin tirajlarında kıstas para verilerek alınmaları olsaydı acaba bu liste nasıl olurdu 🙂

  3. Söz konusu medya olunca, benim de çok söyleyeceğim var. Aydın Doğan gazeteciliğinin on altın kuralı diye bir yazı tasarlıyorum kafamda. Biter inşallah yakında.

    Kısaca özetlemek gerekirse Aydın Doğan hep kazanan ata oynar. AKP iktidarının ilk yarısında Doğan Gazetelerinde birkaç uç muhalif hariç kimse AKP’yi eleştirmiyor, AKP yolsuzlukları, kadrolaşmaları, skandalları hiçbir zaman manşette yer bulamıyordu kendisine. Sonra dünya konjüktürü mü desek, yerel “düzenlemeler” mi desek bilmem, bir anda AKP muhalifi oldu.

    AKP’ye gelirsek eğer Turgut Özal yolundan en sağlam ilerlediği konulardan birisi medyadır heralde. Hocası Erbakan’ın hatasına düşmedi. Yeşil sermaye destekli iktidar gazeteciliğini çok sıkı tuttu. Hatta abarttı, devlet bankalarından kredi sağlayarak devletin elinde bulunan gazetenin satılmasını sağladı. Zaman zaten Türkiye’nin en çok “basılan ve bedava dağıtılan” gazetesi. Posta’yı geçelim, gündem yaratmak, kitle yönlendirmek gibi bir kaygısı olmadığı için Türkiye’nin en büyük 3 gazetesinden birisi olan Sabah’ı kendi safhına çekmek nerden bakarsan bak Yüce Divan’lık bir operasyon gibi görünüyor.

    Bir de şu anektodu paylaşayım. Fii tarihinde Kanal D Genç Bakış’ta Posta ve Cumhuriyet’in Ankara temsilcileri vardı. Mustafa Balbay ve adını bile hatırlamadığım bir şahıs. Üniversitelilerden çok sağlam ayar yemişti bu Postacı vatandaş, sizin burda ne işiniz var onu anlamadık filan diye. Adamcağız “ben Türkiye’nin en çok okunan gazetesinin başkent temsilcisiyim” demişti de, birisi çıkıp “bu da sizi bu programda değil magazin ve kadın programlarına uygun birisi haline getirir” demişti. Hey gidi ayarmatör gençlik heyy.

    Şahsın adını bulmak için internet sitesine bakayım dedim ama en dandirik yerel gazetenin bile internet sitesi varken, bu Türkiye’nin en çok satan gazetesinin sitesi bile yok. Nesini ciddiye alıcaksın şimdi bu adamların?

  4. Kahveler ve berber dükkanlarının saymazsak, Posta gazetesi ilk 10a girer mi acep?

  5. Dogan medyasinin ilk zamanlardaki AKP degnekciliginin altini cizmek lazim. Emin Colasan’in kovulmasi unutulmasin…

  6. Melih Aşık yazmış, aynen kopyalayayım:

    Yıllarca Milliyet’in Washington temsilciliğini yapan, bazen şaka yollu kendisinden “ABD’ nin Türkiye temsilcisi” olarak da söz edilen Yasemin Çongar, kendi isteğiyle o görevi bıraktı, Türkiye’ye gelerek yeni çıkan Taraf gazetesinde üst düzey görev üstlendi… Şimdi özellikle Ergenekon konusunda birbirinden ilginç yazılar yazıyor.. Dünkü yazısının başlığı şöyle:
    “Ergenekon’da gelinen nokta, yeni dalgalar ve temizlik umudu…”
    Yazı: “Ergenekon operasyonunda, en başından itibaren görev almış bir istihbaratçıyla konuşuyorduk” diye başlıyor… Bir başka paragrafın başlangıcı şöyle:
    “Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla operasyonları gerçekleştiren polisleri dinleyince şunu açıkça görüyorsunuz…”
    Bir başka paragraf başı: “Soruşturmayı yürütenlerden birinin aktardığına göre…”
    Anlaşılıyor ki Yasemin Çongar’ın bir ayrıcalığı var… Ve yayın yasağına, soruşturmanın gizliliği ilkesine vs. rağmen ona sürekli bilgi aktarılıyor. Dünkü yazıda çarpıcı bir bölüm de şu:
    “Ergenekon operasyonunu yürütenlerle konuşunca, muhtemel yedinci dalganın yargıya, üniversitelere, hatta Emniyet’e uzanabileceğini anlıyorsunuz.
    Dahası, emekli ve muvazzaf subayları da kapsayacak bir sekizinci dalganın da mümkün olduğunu seziyorsunuz…”
    Çongar’a, anlaşılan, yalnız iddianamede olanlar değil, olacaklar da sızdırılıyor… Belki o… Belki sadece korku imparatorluğunda korkuların artırılması amaçlanıyor. Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin bu durumu haber kirliliği olarak adlandırıyor. Peki ne adına göze alınıyor bu kirlilik… Cevap başlıkta var; Temizlik adına… Ne temizlik!

  7. Ahmet Hakan yazmış:

    – STAR gazetesinden Necdet Şen, geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın üslubunu eleştirmişti…

    Son durum şudur:

    Necdet Şen artık Star’da yazmıyor…

    – Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak, yazılarında hem Aydın Doğan’ı, hem de Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyordu…

    Son durum şudur:

    Nazlı Ilıcak’ın yazıları birkaç gündür yayınlanmıyor…

  8. Dünkü düellodan sonra bugünkü gazetelere göz atarsanız, herkesi kendi açısından olaya nasıl yaklaştığını somut bir şekilde görme fırsatını yakalayabilirsiniz. Yarınki gazetelerin çoğunda “dün hangi gazete ne dedi” şeklinde haber olacaktır muhakkak. Ya da hiç birinde yoksa da radikal’de olacak mutlaka 🙂

    Misal, sabah bugün düello için 1-1 bitti yorumunda bulunurken, star yine uzak ara önde gidiyordu. Star’a göre Kılıçdaroğlu bütün belgeleri çarptırmş, dengir hepsinin ayarını vermişti 🙂

    Bu iki gazete bana yetti bugün, zaman’dır vakit’tir, milli gazete’dir, elimin altındaydı; açıp bakmayı yüreğim kaldırmadı vallahi!

  9. köşe yazarlarını okumasam da zaman da küçük kardeşi sabah gibi -en azından web sayfasında- “demokrasi kazandı” gibi ne etliye ne sütlüye bir manşet hakimdi.

    vakit hiç lafı evirip çevirmeden kılıçdaroğlu’nun belgeleri fos çıktı yazdı.

Comments are closed.