dışişleri

Ahmedinecad Türkiye’de

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad 14 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor. Hayır Ankara’ya değil, İstanbul’a… Yok resmi ziyaret değil, çalışma ziyareti. Yok yok, Cumhurbaşkanı ile görüşmek için Köşk’e çıkmayacak, bizzat Cumhurbaşkanı ayağına, İstanbul’a gelecek. Yok canım, dış ilişkilerini onur üzerine kuramayan bir ülke için ayıp filan değil ki yaşananlar. Normal! Şimdi burda dış ilişkilerin protokolleri üzerine ahkam kesecek durumda değilim. Bu konuda birkaç teamül dışında bir bilgim yok….

İt dalaşı

Bu PKK operasyonları sebebiyle sürekli olarak takip ettiğim bir site var. Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmi sitesi. Orada hava ihlalleri ile ilgili bir başlık var. Tıkladığımızda gün, saat ve mevki bildirerek süresi ile bildirilmiş yüzlerce hava ihlali ile karşılaşacaksınız. Neredeyse gün aşırı it dalaşı gerçekleşmekte. Her it dalaşı sonrası Dışişleri Bakanlığı gerekli girişimlerde bulunulması maksadıyla bilgilendirilmekte. Dışişleri bu raporlar geldiğinde ne tür bir girişim gerçekleştiriyor acaba?…

Kralım, Abdullahım…

Türkiye Cumhuriyeti’nde dün bir ilk yaşandı. Suudi Kral Abdullah Türkiye’ye geldi malum, ana haberlerde magazinsel kısmı sıkça verildi, 560 tane bavul, 768 koruma, 9865 araba, 827498 tane danışman falan filan gibi… Suudi Kral Türkiye’ye gelip de Anıtkabir’i ziyaret etmeyen birkaç kişiden birisi. Diplomasi nezaketi denir buna, ziyaret ettiğin devletin saygı duyduğu şeylere saygı göstermek durumundasın. Protokol gereği de Türkiye’ye gelen devlet liderleri Anıtkabir’i ziyaret ederler,…

Condoleezza ‘The bebek katili’ Rice

Cuma akşamı cerayan etti ancak sinirim geçer belki diye bekledim. Mamafih, geçmedi. Bebek katili İstanbul’a geldi. Havaalanından kalacağı Çırağan Sarayı’na giderken koskoca E5 trafiğe kapatıldı. Yanlış duymadınız, E5, yani İstanbul ulaşımının can damarı, hem de Cuma akşamı, trafiğin en çileli olduğu saatte trafiğe kapatıldı. Helikopterle götürsen nolucak? Denizden götürsen nolucak? Nolucak yani, binlerce kişi küfür etmemiş olucak. Ama işte, ahh, neyse…

Tekrar tekrar okuyalım?

Tekrar tekrar okuyalım?

Avrupa’da “İngilizliği”, “Finlandiyalılığı” aşağılama gibi bir suçun olmadığını anlatan Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye’de bu yönde bir suç bulunduğunu dile getirdi. Türklüğe hakareti cezalandıran TCK’nın 301. maddesinden 70 dava açıldığını anımsatan Rehn, bu davaların çoğunun beraat ile sonuçlanmasına rağmen AB olarak 301’den kaygı duyduklarını ifade etti. Rehn, özellikle Hrant Dink davasından endişeli olduklarını belirterek, 301’in değişmesini istedi. Rehn, Fransa’da “Ermeni soykırımı yoktur”…

De siktir git, kovirem seni

Burada da süresi doldu Edelman’ın. Geldi, istediği gibi söz söyledi, posta koydu, ortalığı karıştırdı ve gidiyor. Belli ki yeni görev verilmiş. Can Dündar’ın yazıdan araklama olarak bi bakalım napmış netmiş bu sikindirik adam. Yazıyı okuduktan sonra da hep bir ağızdan ‘Gidişin olur da dönüşün olmaz inşallah’ diyelim.. Kendisi en azından bunu haketti.