Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Karikatür Komedya

Çocukluğumu düşünüp gözlerimi buğulandırmak yalnızlığımın verdiği en acı tecrübelerden birisidir. Yıllar öncesinde kalan ve yeniden yaşanması için toprağa koyduklarımızın geri gelmesinin gerekli olduğu o güzel günlerin bugünüme bu kadar etki edeceğini o günlerde kestirememem çok normal aslında.. Ama can sıkıcı olan o silgi ve toprak kokan günleri hasretle anmaktan asla vazgeçemeyecek olmamdır..

Susan Kurbağalar

80'lerin sonlarıydı.. Mahallemiz ilçede az bilinen bir yerdi. İlçe merkezine uzaklığı dolayısıyla insanların günün geri kalanını geçirmek için rağbet etmediği bir mekandı. Oturduğumuz evin karşısı kurbağalarla haşır neşir olmuş bir bataklıktı. Bataklığın üzeri az da olsa molozlarla kaplanmıştı. Geceleri eve döndüğümüzde kapımızın önünde biriken kurbağalarla eğlenirdim çocuk edasıyla.

Şahan’esin

Çocukluktan beri komedi programlarıyla, mizahla iç içe oldum. Dergiler aldım, diziler izledim. Gençliğimin komedi programları diyince Levent Kırca'nın sarhoş taklidi, İtilmiş'le Kakılmış, Gazman, Atilla Arcan'la karısının şebeklikleri geliyor ilk fırsatta. Yeter artık bıkmadık mı bunlardan? Bunlarla beslenen bir jenerasyon olarak isyan ediyoruz artık.

Kıskanıyorum seni ey koala!

Nedir yani hayat kavgası, yüzbinlerin olduğu, koca koca binaların arasında koşturarak gittiğimiz, asfaltın artık ayakkabımızla bir olduğu metropollerde eriyip giden gençliğimiz. Acelemiz olmasa bile hızlı hızlı attığımız adımlar, eve 2 dakika önce gitsek ödüllendirileceğimizi düşünmemiz.

Palavralar – 1

Hayat, fazla ciddiye alınacak bir şey değil.. Hayatı neye benzetirseniz benzetin neticede karşı tarafın tüm tezlerini allak bullak eden bir örnek bulabilirsiniz.. Hayatı ciddiye almamak lazım derken de, onu bazı kurallarla sınırlamaya çalışmanın yanlış olduğunu, bağımsız, kendiliğinden, sürprizlerle dolu olmasını anlatmaya çalışıyorum.

Nolmuş buraya?

Göründüğü gibi kısa bir ara verdik.. Kimsenin sikinde bile olmayan bu arada da boş durmadık, orayı kırptık, burayı biçtik.. Ortaya böyle birşey çıktı.. Tasarım sade ve fonksiyonel olsun istedik.. Yeni bişiler koyduk.. Yeni misyonlar edindik.. Falan filan.. Webzine işi bir süre bu kimlik altında devam ededursun kağıt kokusuna olan özlemimiz gün geçtikçe artıyor.. ama o da olur inşallah diyor bildiğimiz tüm duaları okuyoruz ardından..

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?