Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Dünden aklımda kalanlar

Milletin eğlenmeye gittiği bir yerde kendini kahretmek. Ne eğlenebilmek, ne ağlayabilmek. Yüzünde ısrarla o salak maskeyle dolaşmak. Herkese mutlu olduğunu göstermeye çalışmak. Aslında mutlu olamamak. Zaten hiç mutlu olamamak. Hep kendini mutlu sanmak. Kendini mutluyum diyerek kandırmak. Ama kendini kandıramamak. Belki diğer insanları da kandıramamak. Bunun da farkında olamamak

İki dost küsünce, bir dil yokoldu.

Meksika'daki sayısı 350'yi geçen yerli dillerinden biri olan "Zoque" dilini konuşan son iki kişi de birbirine küsünce, dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. İsimleri açıklanmayan 70'li yaşlardaki iki kişinin…

Kuru kuru gitmez o tostlar

Perşembe sabahı, gene geç kalıp servisi kaçırdığım için, işe giderken Eminönü'nden motora atladım. Kalkalı bir saati geçtiğinden de, acıkmış bir vaziyette, motorun üst kısmında, günün üçüncü sigarasını içerek, çay servisini bekliyordum. Yaşlı amca geldi, çay isteyen olup olmadığını sordu. "Amca, bir çayla iki tost ver buraya." dedim. Çayı bıraktı, tostları da getirmek üzere aşağıya indi. Getirdi tostları, o gelene kadar çayı sigaraya katık ettiğimden, boş bardağı uzatınca, bir tane daha isteyip istemediğimi sordu. Nazikçe hayır dedim.

Kralım, Abdullahım…

Türkiye Cumhuriyeti'nde dün bir ilk yaşandı. Suudi Kral Abdullah Türkiye'ye geldi malum, ana haberlerde magazinsel kısmı sıkça verildi, 560 tane bavul, 768 koruma, 9865 araba, 827498 tane danışman falan filan gibi... Suudi Kral Türkiye'ye gelip de Anıtkabir'i ziyaret etmeyen birkaç kişiden birisi. Diplomasi nezaketi denir buna, ziyaret ettiğin devletin saygı duyduğu şeylere saygı göstermek durumundasın. Protokol gereği de Türkiye'ye gelen devlet liderleri Anıtkabir'i ziyaret ederler, şart değildir ama iyi niyet işaretidir bir nevi...

Çok özledik

Dünya üzerinde binlerce farklı devlet kuruldu, on binlerce büyük devlet adamı veyahut kurucusu var bu devletlerin. Hepsi de kendi ulusları tarafından biliniyor, anılıyordur elbette, gerek kültürel miras gerek milli tarih dersleri vasıtasıyla. Bu bilimsel bir araştırma değil tabi, sadece kişisel gözlem ama dünya üzerinde Mustafa Kemal kadar çok sevilmiş bir lider daha yoktur eminim ki.

Condoleezza ‘The bebek katili’ Rice

Cuma akşamı cerayan etti ancak sinirim geçer belki diye bekledim. Mamafih, geçmedi. Bebek katili İstanbul'a geldi. Havaalanından kalacağı Çırağan Sarayı'na giderken koskoca E5 trafiğe kapatıldı. Yanlış duymadınız, E5, yani İstanbul…

Devinim teyze

Her sabah aynı otobüse binip iş hayatının monotonluğuna yelken açanlar bir el kaldırsın bakalım? Evet, muhtemelen bu yazımda bahsedilenleri sizler daha iyi anlayacaksınız. Aslında şimdi ben bu konuyu daha geniş tutup, etraflıca bir toplu taşıma faciası yazısı yazmak istiyordum, kim bilir o da belki bir dahaki yazımıza artık.

Başka bir siyasetçi: Erdal İnönü

Bakmayın başlıkta siyasetçi dediğime, Erdal İnönü bir siyasetçi değildi, aslında asla da bir siyasetçi olmadı. Kendisi 1980 dönemi sonrasında "mecburiyetten" solu toparlamak adına yola çıkmış, ve her nedense koalisyon ortağı olan Demirel köşke çıkınca da "ohh be" diyip kenara çekilmiştir. Toplamda 10 yıl yaklaşık olarak. Zaten Erdal Bey'e, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini soran gazeteciye de "Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!" şeklinde açıklama yapar. Siyasi kısmına dokunmak gibi bir niyetim yok, sadece güleryüzlü, sevimli bir siyasetçi olarak tanıdı kendisine Türk halkı, bilim adamı olarak değil ne yazık ki.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?