Gitgel

Tek kelimeli başlıklara daha çok meyilliyim bu aralar, iki kelimeden oluşan başlıklı kitapların daha çok sattığı araştırmasına göz kırpar şekilde. Devamlı bir yanında hangi milletten olduğunu bilmeden bir insanla bira içmek, şakalaşmak, onlara kendi dilinden küfürler öğretmek, sarhoş olup özgüven patlamasıyla yurdunu tanıtmak kulağa hep hoş geliyor. Barcelona’da okuyan arkadaşımın üniversiteden kankasına nerelisin diye sorup -bu örnekte- Slovakya cevabını alınca, hemen o ülkeyle bildiğin ne varsa sıralamak bir nevi bilgi sınaması gibi geliyor. Hostel, Spartak Trnava ve Çekler’i seviyor musunuz değişmez üçlü : ) Daha Fazlasını Oku

Rahmet, sabır, metanet…

Birkaç gündür keyfimiz yok, haliyle duruldu buralar. Çok da umrumuzda değil ya, belki merak eden olur diye, zorunluluktan yazıyorum bunu da. Pazar akşamı Ozan demişti, “Sevincimiz de, hüznümüz de uçlarda.” Öyle hakikaten, ortamız, vasatımız yok. Ölür gibi seviniyor, yaşar gibi üzülüyoruz. Genlerimizde mi var, hayat mı bizi bu forma soktu bilinmez. Ama kimsenin varlığından haberdar olmadığı, üzerinde uzlaşmadığı, konuşmadığı ama herkesin sualsiz imzaladığı bir anlaşmamız var. Bu anlaşmanın gereği olarak herkes bir arada, yanyana, omuz omuzaydı yine ama; daha somut, daha gerçek bir acı, keder, gözyaşı zaman zaman. Hayat burada didiklemeye çalıştığımızdan daha gerçek, haliyle daha çok acıyor yaraların. Haliyle, burada kelimelere sığınıyorsun, onlardan medet umuyorsun da, gerçek hayatta hükümsüz kalıyor çabaların. Susuyorsun. İşte biz sustuk. Can kardeşimiz babasını kaybetti. Ayhan Amca’ya sonsuz huzur; kardeşimize ve ailesine sabır diliyoruz. Acın acımız kardeşim!

Fenaladım

Büyü biraz diyor ‘O’.

Halbuki gayet makul ve belli bir yaş seviyesini geçmiş insanlara hitap eden bir teklif bence. Yazın cayır cayır olduğu günler. Duyuyoruz dost meclislerinde, kafasını denk getiren, Tarabya sahilinde elinde birası inceden balık tutma muhabbetine girmekte. Ulan ne de severim bu ambiyansı. Hemen atağa kalkıyorum. Msn’de, telefonda artık kimi nerede sıkıştırırsam. Toparlıyorum cemaati. Bu trafik esnasında denk geliyor ‘O’ na da soruyorum gidelim mi diye? Büyü biraz diyor. Bir mekanda oturalım da içelim. İşinde gücünde adamlarız artık. Cümlenin sonundaki “artık”ın peşine adımı vurgulaya vurgulaya ekliyor bir de haspam. Adam?! Daha Fazlasını Oku

Canoğlan’ın ardından: Şimdi onlar düşünsün

Sonunda hepimizin iple çektiği o büyük gün geldi ve Ulvi kişisi ülkeyi terk edip erasmusla Frankfurt’a gitti. Bundan sonrasını artık Avrupa düşünsün diyerek gelelim hulkicanın Avrupa macerası sırasında ve sonrasında gerçekleşebilecek olası senaryolara…

(İlk günler…)
•Almanya’nın yüksek triajlı gazetelerinden Bild bu gelişmeyi ana sayfadan manşete taşıdığı bi uyarıyla duyurdu : “Tehlikenin farkında mısınız?”
•Frankfurt yerel gazeteleri vatandaşlara Ulviden korunma yollarını anlatan ücretsiz kitapçıklar dağıttı. Kitapçıkta, sokakta ‘kanka naabuyon?’ sorusu soran biriyle karşılaşınca acilen uzaklaşılması, sigara içenlerin mümkün olduğunca paketlerini dışarıdan belli olmayacak bir şekilde taşımaları gerektiği ve bira tüketirken bardaklarına sahip çıkmalarının maddi manevi sağlıkları açısından son derece yararlı olacağı gibi maddeler yer alıyor.
•Almanya’da en çok izlenen youtube vidyosu Ulvinin o korkunç gülüşünün görüntülerini içeriyor. Daha Fazlasını Oku