Bursaspor şampiyon olsun…

Makyavelizm sosuyla bezenmiş “Ben olmazsam rakibim de olmasın” düsturunun aksine taraftarın amentüsü “Ben olmazsam kimse olmasın” şeklindedir, yani aslında öyle olmalıdır. Son haftalara geldik, ana gündemimiz şampiyonluk…

Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durum matematik olarak şampiyonluk olasılığını barındırsa da, oynanan futbol ve ortaya koyulan arzu, istek göz önüne alınırsa bunun çok da mümkün görünmediği ortada. Fenerbahçe taraftarının da -fazlasıyla iyimserleri ve agnostikleri bir kenara koyarsak- “Cimbom olmayacaksa Bursaspor olsun” şeklinde düşündüğüne, ehh, hepimiz bizzat tanık oluyoruz zaten.

Lakin ben şahsen rakiple, Cimbomla, Beşiktaşla alakasız bir şekilde ve hatta Fenerbahçe’nin şampiyonluk ihtimalini hiç de küçümsememe rağmen, eğersiz, koşulsuz, şartsız Bursaspor şampiyonluğunu arzuluyorum. Ve hatta, biliyorum tepki çekecektir ama, eğer son haftaya Bursaspor ile Fenerbahçe kafa kafaya girse bile, son hafta onların ipi göğüslemesini tüm kalbimle istiyorum.

Neden? Çünkü manyağım. Çünkü Avrupa’da hiç tatmadığı duyguları yaşadığı sene sırf yerel başarı gelmediği için silbaştan yapan zihniyete düşmanım. Çünkü son iki sezondur, muhtemelen Fenerbahçe tarihinin en pahalı kadroları kurulmasına rağmen ortaya konan bu kişiliksiz, basiretsiz, bu omurgasız futbola düşmanım.

Çünkü ben, “yürüyerek şampiyon oluruz” deyip de rezil olan bir inşaatçının, daha sonra hiç utanmadan, hiç sıkılmadan “Öpe öpe şampiyon oluruz” minvalinde cümleler kurmasına, buna rağmen ortaya öpen, öpmeye niyeti olan bir oyun konmayıp da her hafta federasyon ya da hakemleri suçlu ilan etmesine düşmanım.

Fenerbahçe’nin milyonlarca Türk Lirası karşılığında alabildiği bu kalitesizliğe düşmanım!

Çünkü ben 10 yıldır sürekli yapacağını söylediği sportif başarılara, istikrara ulaşamamış, buna rağmen son 3 yılının parolasını “3 şampiyonluk” olarak koyan bir adamın başarısız olmasını, ahh allahım, deliler gibi istiyorum. Başarısız olmasına, ve ona koyun gibi biat edenlerin Fenerbahçe’yi ne kadar ufak hesapların, ne kadar yalan hedeflerin ortasına koyduklarını idrak edebilmelerine muhtacım.

Ben yürüyen, öpen, sevişen Fenerbahçe değil, ayakta kalan, korku veren Fenerbahçe arzuluyorum.

Bu arzumun önündeki yegane engel olan adamın sene sonunda çıkıp da, bir Anadolu takımının medya desteği, hakem desteği, kulisi, trilyonluk hibeleri olmadan, hem de Fenerbahçe bütçesinin tırnağı ile şampiyon olması durumunda ne gibi bir izahatta bulunabileceğini çok merak ediyorum. Ve ona her koşulda biat edenlerin bu izahata ne derece inanacaklarını…

Ben Bursapor şampiyonluğu istiyorum.

Hayır, hayır Galatasaray’a karşı değil…

Ben Fenerbahçe’ye karşı Bursaspor şampiyonluğu istiyorum…

Şimdi azarlayın, tokatlayın, dövün beni… “Sen nasıl Fenerbahçelisin… Ne demek Bursaspor şampiyon olsun?!” diye çarmıha gerin beni… Umrumda değil ama, bunu da bilin…

Bugün oynanacak derbiye isimler

Şöyle bir taradım geçmişi, 7 Aralık 2004’te yazmışız bu sitedeki ilk derbi yazısını. O günlerde yazılara yorum yapılamıyordu elbette, gerçi siteyi de –parmakla saydım- toplam 5 kişi ziyaret ediyordu. Dolayısıyla kavgası, gürültüsü olmadı. Lakin daha sonra yazdığımız benzer yazılarda gerginlik eksik olmadı ki, gerginlik dediğimiz şey de Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının amentüsü. Kavga, gürültü, stres, hüzün, sevinç, çoşku, çığlık, gözyaşı, bik, bik bik… Derbinin tadı, ruhu da bu değil mi zaten? Bunlar olmasa Kayserispor-Ankaragücü’nden ne farkı var? Daha Fazlasını Oku

Fethullah Gülen ve Futbol

Hocaefendiye(!) kahvaltıya giden Galatasaray futbol takımı, kabeyi Ertuğrul başarılı olsun diye tavaf eden Fenerbahçeli, Fetto Galatasaray’a sempati duyuyor diye bir gecede Galatasaraylı olan cemaat, ya da öyle olduğunu sanan cemaat önderi… Bonus olarak da aynı cemaat önderinin UEFA kupasının dua ile alındığını sanması… Hastayım ülkemin din modeline de, futbol modeline de, işadamı modeline de… Alayınız ruh hastasısınız olum! Daha Fazlasını Oku

Fenerbahçe – Galatasaray bedava izle, canlı izle, deli gibi, manyak gibi izle…

Siteye yazılan Fenerbahçe-Galatasaray ile ilgili diğer yazılarda hep gergin yorumlara şahit olduk. 9 Kasım 2008’de oynanacak olan işbu derbi yazısında, siteye ilgi durağan ötesi bir hale geldiği, herhangi başka bir konuda yorum savaşları yaşanmadığı, ve bilhassa yumuşak bir yazı olacağı için aksi bir durum yaşayacağız sanırım, umarım. Ha belki (belki değil, muhakkak) kazanan taraf “nasıl geçirdik lan?” diye arz-ı endam edecektir ama, o da hakkıdır heralde. Neticede bahsettiğimiz maç Sürmenespor-Ünyespor maçı değil, nesnelliğinden şüphe ettiğim bazı listelere gore dünyanın en büyük derbisi. Daha Fazlasını Oku

Detay kovalamaca…

Zorlu geçen bir haftanın ardından bir cumartesi sabahı bilgisayar başına oturup gazeteleri karıştırıyorsun. Çayını yudumlarken haber başlıkları birer birer geliyor önüne. Milliyet, Hürriyet, Vatan, Vakit, Zaman filan derken beynin süngerleşmeye başlıyor. İçinde Fenerbahçe geçen haberleri atlıyorsun tabii hemen. Sonra bir çay daha, bir de sigara. “Yeter lan!” diyip televizyona veriyorsun kendini. Evden dışarı adım atmamaya yeminlisin, belli. Hava kararırken yavaş yavaş, kelimeler dökülüyor Fasulyeden satırlara… Daha Fazlasını Oku

Türk Telekom Ankara’dan kaçıyor

Siyasetin kritik ve sıcak gündemi bir yana Ankara’da şimdilerde sportif bir eylem hazırlığı var. Eylemin sebebi görüşme aşamasında olan Türk Telekom ve Galatasaray basketbol takımları evliliği. Ankaralı basketbolseverler yıllardır Ankara’da basketbol heyacanı yaşatan Türk Telekom’un Galatasaray ile birleşmesine karşı çıkıyorlar. Evliliğin gerçekleşmesi durumunda takım Türk Telekom Galatasaray ya da buna benzer abuk bir isimle ve pek tabii ki İstanbul’da hayatını devam ettirecek. İsim değiştirme konusunda muhafazakar olanları ayrı tutalım, salon sporlarında başarıyı hedefleyen Galatasaraylılar için hadisenin önemi büyüktür ama Ankaralılar için can yakıcı olan takımın İstanbul’a taşınması olacak elbette. Konumuz da bu zaten. Daha Fazlasını Oku

Tiksindim lan futbolunuzdan!

Pek bir Süper Lig’in sonuna doğru ilerledikçe, artık bir ritüel haline gelmiş futbol kavgaları da sahnelenmeye başladı. Biz de, ülkedeki milyonlarca insan ile birlikte en ön koltuğa kurulup izlemekteyiz sergilenen oyunu. Kutsal ittifak, TemizLigciler derken bu senenin mevzusu da “Beyaz Sayfa” oldu. Daha Fazlasını Oku