Sosyal Devlete Emre Aköz Bakışı

Sabah Gazetesi’ne TMSF tarafından el konulmadan önce ne yapıyordu bu adam, hatırlıyor musunuz? Penthouse ve Esquire dergilerinin eski bir yöneticisi olarak Hıncal Uluç Jr. Olma konusunda müthiş çaba sarfediyordu. Bir gün tavlada zar tutmanın ipuçlarını, diğer gün Fenerbahçe’ye karşı forma giyecek olan Rooney’e “motherfucker” diyerek moralini bozabileceğimizi filan anlatıyordu “Türk’ün Aklı” adını verdiği laylaylom köşesinde…

“Şurada yeni bir mekan açılmış, on numara bilmem ne yapıyorlar”dan tut, viski şöyle içilir, puro böyle yakılır tarzı içi boş yazılar işte. Canlandı hemen gözünüzde…

Ne zaman ki TMSF Dinç Bilgin’i şutlayıp Sabah’a çöktü; yazar kadrosu Nazlı Ilıcak’la, Engin Ardıç’la, Mehmet Barlas’sa güzelleşti, işte Emre Aköz de birden tarihsel analizlerle, sosyopolitik kavramlarla, müthiş bir politik kalem olup çıkıverdi.

Misal, bu işin amentüsü olarak ilk iş Atatürk ilkelerine çatmaya başladı, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na dair güzellemeler yazdı, CHP’nin bu ülkenin başına gelmiş en kötü şey olduğuna inanan zevatın en ağır kalemlerinden birisi oldu. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Hukuk hiçe sayılıyormuş, vah vah…

Millete ve hükümete komplo planında imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek, ikinci kez tartışmalı şekilde tahliye edildi. Çiçek’in, cezaevine gönderilmesinin üzerinden 43 saat geçmeden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına hukukçu ve aydınlardan tepki geldi.

…demiş demokrasimizin yılmaz bekçisi Zaman Gazetesi. Demiş demesine de insan merak ediyor, Yargıtay’ın, hakim ve savcıların dinlendiği kanıtlanınca neden o aydınlardan tepki gelmedi Zaman? Ya da sen işine gelen aydınların, işine gelen tepkilerini mi nakşetmektesin gazetene?

Zaman Gazete

Adalet Bakanlığı’nın mahkemelerden “isim kısmı boş” dinleme izinleri aldığı ortaya çıktığında neden sustunuz muhabbetimizin baş köşesindeki bülbüller?

Herif ikinci kez gözaltına alındığından pek bir neşeliydiniz oysa, “Hukuk gereğini yapıyor”du, “Darbecilere geçit vermeyen tam demokrasi adına”ydı tüm yapılanlar. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalması sizi neden bu kadar rahatsız ediverdi?

Silivri’de yılı aşkın süredir tutuklu bulunan ancak henüz hakim karşısına çıkmamış, haliyle suçlu ya da suçsuzluğu kanıtlanmamış onlarca insan gibi tıkılsaydı içeri, o hukuk, sizin hukukunuz mu olacaktı? O zaman hiçe sayılmamış mı olacaktı? Sizi o mu mutlu edebilecekti? Adalet anlayışınız, albayın da henüz yargılanmadan, suçu ya da suçsuzluğu kesinleşmeden önce yıllarca içerde kalmasını mı emrediyor?

Reklamda diyorsunuz ya, “Ön yargılarımızı yıkmanın zamanı gelmedi mi?” Peki ya sizin şu omurgasızlıktan vazgeçmenizin zamanı gelmedi mi?

Fazlasını Oku

“Tecavüz değildir, erkeğin hakkıdır”

– Mehmet Şevket Eygi, “Eşi istemediği halde zorla ilişkiye girmek tecavüz değildir” dedi. Sizce de öyle mi?
– Hadiste; “Kadın her türlü zorda da olsa kocası isteyince onunla olmalıdır ama erkek hayız halindeki kadını isterse kadında harama girmek istemez. Fakat kadın müsaitse kabul etmeli. Erkeğin hakkıdır. Allah’ın meleklerinin lanetine çarpılmayın” der. Ayda birkaç tatmin kadına yeter ama erkeğe yetmez. Kitap, erkek günaha girmesin diye kadına da bunu emrediyor. Kadının zevk alması gerekmiyor. Adam hanımıyla birleşti diye de “Tecavüz etti.” diyemezsin.
– Erkeklerin nefsi kadınlardan daha mı zayıf?
– Olabilir ama her erkeği de yoldan çıkaran kadındır. Kadın başı çekiyor. “Zina eden kadınla erkek” diyor ayette de. Yani kadın öne alınıyor zinaya o yol açıyor.

(daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Milliyet Gazete Arşivi

Canarino başkan, Fasulyeden’de gördüm diyerek blogunda yer vermiş, ben de kendisinden görüp burada yer veriyorum. Bir nevi loop’a girmiş oluyoruz böylece. Geçtiğimiz hafta, kusma aparatı ve Maraton Almaty’yi takip eden bireyler olarak haberdar olduğunuz üzre, Milliyet Gazetesi 3 Mayıs 1950 ile 30 Haziran 2004 tarihleri arası gazete arşivlerini internete açtı. Türkiye için bir ilk olan bu uygulama sanırım ömrünü kütüphane köşelerinde geçiren yakın tarih araştırmacılarını çok memnun edecektir. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Bekir Coşkun Hürriyet’ten ayrıldı.

Maliye Bakanlığı’nın Doğan Yayın Holding şirketlerine tarihi bir vergi cezası verdiği gün, Hürriyet Gazetesi’nin –şahsım adına- en okunası yazarı Bekir Coşkun’un istifa haberi geldi. Medyatava farklı birkaç kaynaktan haberi doğruladığını açıkladı. Yine Hürriyet, yine ilginç bir zamanlama… Hatırlayanlar olacaktır, yine Doğan Holding şirketlerinden Petrol Ofisi’ne EPDK tarafından yine çok ciddi miktarlarda ceza verilmiş, aynı gün Emin Çölaşan kovulmuştu. Dün de 3.8 milyar TL vergi cezası alan gruptan Bekir Coşkun ayrılmış oldu. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Sert ve Keskin Ortadoğu

Ortadoğu bir günahlar tarihidir. Kimse günahını hatırlamaz ama herkes alacağı intikamı hatırlar. Hiçbir şeyleri olmadığı için daha çoktur Allah’ları ve gururları. İzmir gibi bağ bahçe değil burası; sert ve keskin. Ve burada insanlar, çocuklarını feda etmek için büyütürler. Üzümlerin, incirlerin, imbatın olduğu yerdekilerin zor anlayacağı bir şey bu. Çocuklara kanlı bir tarihi ezberletmeyi, sonra yeniden ezberletmeyi, çünkü başka çarenin olmamasını, ayakta ancak böyle kalındığını… Zor anlar Ortadoğu’yu anlamayanlar. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

İğrenç yayıncılık için tıklayınız…

Hurriyet.com.tr’nin günümüz haber alma telaşının neresine düştüğü hepimizin malumu. Türkiye’nin nerden baksan, en çok ziyaret edilen 5-10 sitesinden birisi. Amacı haber vermek. Hürriyet gibi köklü ve Türk basınında hayati öneme sahip bir gazetenin resmi web sayfası olması, kalite ve yayıncılık beklentilerini epey yukarıya çıkarmakta elbette. Lakin gazete olan Hürriyet’in durumu ortadayken, yani imam osurmakta bu bakar ısrarcıyken, web sayfasının rezillik deryasında attığı kulaçların hesabını tutabilmek gittikçe zorlaşıyor. “Seksi fotoğrafları için tıklayınız” yayıncılığının mihenk taşı olan bu sitenin bugün imza attığı rezilliği ise kelimeler tarif etmekte oldukça yetersiz kalıyor. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku