Coşkulu Karşılama

Dünya Yerel Yönetimler Birliği Başkanı sıfatıyla New York’ ta bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz tarafından muhteşem bir organizasyonla karşılandı.

Kadir Topbaş‘ın New York ziyareti 8 Şubat tarihli gazetelerde bu cümlelerle duyrulduğunda (1, 2, 3, 4) “Allah allah, Başbakan, Cumhurbaşkanı gittiğinde kılını kıpırdatmayan adamlar, alt tarafı bir belediye başkanı için niye böyle coşku dolu davranmışlar?” diye düşünmeden edememiştim. Kadir Topbaş’ı küçümsediğimden ya da böyle bir coşkuya mazhar olamayacağını düşündüğümden de değil ha, kralına layıktır benim belediye reisim ama, dediğim gibi Beyaz Saray’a çük kadar arka kapılardan, sokulmaya çalışan anlı şanlı Başbakanlar gördü bu gözler. Başbakan nere, onun memuru sayılabilecek belediye başkanı nere? (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

“Bi’ Bakar mısınız?” dediler, bakan olmadı…

fft5_mf315392
“Bi’ Bakar mısınız” eyleminden daha önce de bahsetmiştik. Engelli vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından birisi olan özgürce sokağa çıkma hakkı gasp ediliyor bu şehirde. Toplu taşıma araçlarında onlara yer yok, üst geçitlerimizde, alt geçitlerimizde, kaldırımlarımızda onlara yer yok! Daha da acısı Büyükşehir Belediye’nin bu konuda hiç bir çabası yok! Hadi eski durakları, geçitleri bir kenara koyalım ancak yüzyılın projesi olarak lanse edilen, milyonlarca dolara mal olan ve zoraki bir şekilde şehir ulaşımının en orta yerine, ana arterine bırakılan metrobüslerde engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıracak bir tek çaba bile yok.

Bu manzaradan biz engelsizlerin utanmasını, Büyükşehir Belediye’nin konuya eğilmesini, ve kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlayan “Bi! Bakar mısınız?” ekibi dün Mecidiyeköy metrobüs durağındaydı. Amaç metrobüse binmeye çalışmak, bu uğurda harcanan çabaya rağmen, bunun mümkün olmadığını herkese göstermekti. Ancak bakın neler oldu:

Mecidiyeköy durağında toplanan ve metrobüse binmeye çalışan engelli vatandaşlarımızın kullanımı için ihale edilerek yapılan engelli asansörü her nedense çalışmıyordu. Engelli vatandaşlarımız tekerlekli sandalyeleriyle o tıklım tıkış merdivenlerden, çevrediklerin yardımlarıyla inmeye çalıştılar. Bu sırada merdivende yaşanan kalabalık gitgide arttı elbette. Yeni gelen ve yolcu indiren metrobüslerden binlerce insan da aynı merdiveni kullanmaya çalışınca izdiham yaşandı.

İşte ne olduysa o izdihamda oldu. Engelli vatandaşlarımız ezilme tehlikesi yaşarken, bir yandan da seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Çevreden ise sadece Türkiye ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz tepkiler geldi.

Sözge engelsiz vatandaşlar, engelli vatandaşlara “Eylem yapacak başka yer bulamadınız mı?” diye çıkıştı. Yetmedi, sinirlenenler “Ne işiniz var sokakta, evinizde otursanıza” diye eylemci engellileri azarladı. Yaşanan izdiham ve arbededen sonra polis olaya müdahale etti ve eylemcilerin eylemlerine son vermesini istedi. Eylemciler de metrobüse binmek istediklerini, binmeden eylemi bitirmeyeceklerini söyleyerek polisten yardım istedi. Polis de, yine sadece Türkiye’de ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz cevabını verdi: “Siz başlattınız, ben neden yardım edeyim?”

Burası Türkiye… Beylik laflara ve hamaset yüklü konuşmalara göre insan sevgisi ile yoğrulmuş büyük bir medeniyetin toprağı… Hoşgörü bizim göbek adımız… Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü… Burası Türkiye… Hoşgörü ve karşılıklı anlayışın anavatanı… Yüzyıllar boyunca 3 kıtaya hükmetmiş koskoca bir medeniyet… Şimdiler de ise metrobüs duraklarını idare edemeyecek, insanlarına insanca bir ulaşımı sunamayacak kadar zavallı ama koskoca bir medeniyet… Sokaklarında lafta engelsiz ama beyni engelli milyonlarca insan yaşayan Türkiye…

Burası Türkiye dostlarım, burda anlatılan insanlar bizim insanlarımız… Biziz onlar… Daha fazlası değil…

Fazlasını Oku

Bi’ Bakar mısınız?

4122098572_a42cab769f

Özürlüler Vakfı’nın yürüttüğü “Bi’ Bakar mısınız?” sosyal etkinliği bugün Cevizlibağ metrobüs durağındaydı. Basın mensuplarının yakından takip ettiği, Tan Sağtürk’ün de destek verdiği grubun amacı toplumun %12’sini oluşturan engelli vatandaşlarımızın kent yaşamında çektiği zorluklara dikkat çekmekti. Bu çerçevede tekerlekli sandalye kullanan veya görme engelli vatandaşımızın İstanbul’da bir yerden bir yere, toplu taşıma araçlarını kullanarak gitmek istemeleri karşısında nelerle karşılaşacağını görmek, göstermek, ses çıkarmak istiyorlardı.

Metrobüse ulaşmak için öncelikle o daracık merdivenlerden üst geçide çıkmak, ardından durağa inmek gerekiyordu. Ancak çevredeki insanların yardımı olmadan bu mümkün olamadı. Ardından turnikelerden geçmeleri gerekiyordu, ancak turnikeler bunun için uygun tasarlanmadıkları için tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlarımız oradan da geçemedi.

Özetle, engelli vatandaşlarımızdan da oy ve vergi toplayan “modern belediyecilik” sloganını dilinden düşürmeyen yerel yönetimin metrobüs projesi engelli vatandaşlarımıza hizmette sınıfta kaldı.

Bugün, hali hazırda hizmet veren metrobüs duraklarından sadece birkaçı engelli vatandaşlarımızın kullanımı için uygun durumda. Durağa yanaşan otobüse binmek, %100 sağlıklı bir insan için bile bu denli zorken, tekerlekli sandalye kullanan birisi için neredeyse imkansız.

Bu sayfalarda metrobüs projesi ile ilgili tonla yazı kaleme aldık. Projenin türlü eksiklerini, türlü hatalarını sayfalarca yazdık ama bir şeyi atladık. Metrobüs projesi bizim işaret ettiğimiz eksikleri giderse bile, bu şehre ait, bu şehrin sokaklarında, bu şehrin yollarında olması gereken, vergilerini veren milyonlarca engelli vatandaşımızın en önemli haklarını elinden alıyor: Ulaşım hakkını.

Bu insanlar merhamet istemiyor, bu insanlar hakkını istiyor. Umarım onların sesini duyan birileri vardır.

Fotoğrafların devamı şurada…

Fazlasını Oku

Metrobüs Zammının Detayları

Asrın projesi, Türk insanının Çin Seddi’nden sonra dünya kültür ve tarihine armağan ettiği ikinci büyük miras olan metrobüs’te ulaşım ücreti 2 liraya çıkartılmış. Günde 700.000 yolcu taşınıyor metrobüs ile. Tam bilet 2 lira, indirimli bilet 1 lira. Taşıma oranını 1/3 indirimli, 2/3 tam olarak düşünürsek (tamamen farazi, elimde istatistik yok) günde 1.166.700 TL gibi bir para ödüyoruz İstanbullular olarak. Ayda 35.000.000 TL; yılda 420.000.000 TL ediyor. Bir metrobüs aracı 1.200.000 Avro, yani 2.640.000 TL. Yani bir yıl boyunca ödediğimiz akbil ücreti ile 15.9 tane otobüs alabiliyor belediyemiz.

Bu metrobüs araçlarının ayda 1 tanesi mefta olduğuna göre (yine elimde veri yok, farazi konuşuyorum) yılda 12 araç kullanılmayacak duruma geliyor. Bu da demek ki, her yıl 3.9 tane otobüs karımız var.

5014

Otobüsleri satan firmanın genel müdürü “Bu araçlar 200 kişi taşır, 300’e de çıkabilir, bir bakmak lazım” demişti. Belediyemiz de baktı, ölçtü, biçti, 300’e çıkıyor. 400, 500 filan gık demiyor. 600 kişi koysan gene taşıyor. Şimdi hedef bu sayıyı 1000’e çıkarmak. Yıl sonuna kadar çıkar diye ümit ediyoruz. Olumlu düşünelim, yolcu sayımız 1000’e çıkarsa alabileceğimiz 3.9 otobüsle 3900 yolcu fazladan taşırız ki, bu rakam karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum. Tabii bu fazladan taşıyacağımız 3900 yolcu da 2 lira ödeyecek elbette. Hasılat artıyor, dolayısıyla bir sene sonra 15.9 değil, 16 tane otobüs bile alabiliyoruz.

Ohaa süper olmuş bu zam. Çok sevindim ben. Teşekkürler Topbaş. Teşekkürler İETT!

Fazlasını Oku

Metrobüs Islah Projesi

Metrobüs malumunuz, asrın projesi. İstanbul’un en batıdaki merkezlerinden Avcılar ile, Anadolu’da en yoğun merkezi Kadıköy’ü E5 otoyolu üzerinden birleştiriyor. O hat üzerinde Küçükçekmece, Bakırköy, Şirinevler, Merter, Cevizlibağ, Edirnekapı, Okmeydanı, Mecidiyeköy, Zincirlikuyu ve Boğaz Köprüsü var. Yaşanan yoğunluğu ve bu yoğunluğa “Vallaha bu kadar insan beklemiyorduk” cevabı veren yetkilileri daha önce yazdık. Yaşanan insanlıkdışı yoğunluğa kısa vadede bir çözümü olmadığından dem vuruyorlardı. Lakin, ben sanırım bu sabah o kısa vadeli çözümü buldum. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Bak Allah’ın işine…

Yüzyılın projesi Metrobüs’ün değil insan, hayvan bile taşınmayacak kadar insan yığması sistemi üzerine buralarda defalarca kelam ettik. Geçtiğimiz günlerde de tıklım tıklım otobüste bir vatandaşımız ne yazık ki, fenalaşarak kalp krizi geçirdi ve öldü. Konu ulusal basına taşınınca İETT Genel Müdürü, metrobüs hattında 300 aracın hizmet verdiğini, beklediklerinden daha fazla talep olması nedeniyle otobüslerin çok yoğun olduğunu, ancak altyapının daha fazla otobüs ve daha fazla seferi kaldıracak durumda olmadığı için bu yoğunluğun çözümü olmadığını ifade etti. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Tayyip Erdoğan ve New York trafiği

O İstanbul’un bilinen 80. belediye başkanı. Belediye başkanı derken, şehremini ve tek parti döneminin valileri filan da var listede. Partisinin Beyoğlu ilçe teşkilatında görev yaptı önceleri. Sonra il başkanı oldu. Beyoğlu Belediye Başkanlığına talip oldu. 27 Mart 1994’te İstanbul Belediye Başkanı seçildi. 4,5 sene belediye başkanlığı yaptı; siyasi yasak nedeniyle koltuğunu halefine bıraktı, o da bir diğer halefine. Yasak aldı, hapse girdi, çıktı, Siirt milletvekili, Rize milletvekili oldu. Ama sürekli “İstanbul benim sevdam” dedi. 15 sene kendisi ya da kendi karar verdiği isimlerin yönettiği İstanbul’da trafik sorunu bir türlü çözülemedi. Çözüleceğe de benzemiyor. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku