Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Çirkef Demokrasi

Yerel yönetim konusunda dünyada eşi, benzeri olmayan, en büyük Türk dehalarından birisi Melih Gökçek Çankaya ilçe sınırları içerisinde bulunan 7. cadde ile ilgili bir referandum hazırlığında. Referandumda sorulacak 15 adet sorudan birisi “Burada içki içilsin mi içilmesin mi?” Yöneltilen eleştirilere, literatüre de kendi ismiyle kazınan bir aymazlıkla karşı çıkıyor Gökçek. “Halk kendi caddesinde ne yapılıp yapılmayacağına kendisi karar verecek. Bu demokrasidir.” Hasiktir sen ordan.

Çiftlik

Kafasına göre iş yapan adama “Tabi oğlum yaparsın babanın çiftliği zaten” denir ya bu cümle Türkiye Süper Ligi’ne cuk diye oturuyor son yıllarda. Muhteşem Haluk Ulusoy (!) yönetiminden bu yana Federasyonda bir çiftlik durumu hâkim. Kimin eli kimin cebinde, kim kime ne yapıyor belli değil. Tabi biz o kadar Fenerbahçe, Galatasaray derdine düşmüşüz ki asıl önümüzde yaşanan rezillikleri görmüyoruz. Yıllardır “Burası Patagonya değil” söylemleri ile kulaklarını çınlattığımız sevimli ülke bile herhalde bize götüyle gülüyordur.

Bangabandhu Şeyh Mucibur Rahman

Melih Gökçek’in nasıl bir düşünce yapısı, hayata bakışı var çok merak ediyorum. Yani nasıl bir şeydir acaba Melih Gökçek olmak? Nasıl bakıyor bu adam, nasıl düşünüyor, nasıl yorumluyor hayatı? Aynı şeyi yakıyoruz neticede, ama içeride nasıl bir işleme maruz kalıyorsa alınan ilginç sonuçlarla sen ben değil Melih Gökçek olunuyor işte.

İ. Melih Gökçek

Ankara'yı ve bilhassa tüm Türkiye'yi, bu sürrealist belediye başkanından kurtaracak her türlü girişimi, oluşumu, başkan adayını ve hatta uçan kuşu, boka konan sineği bile, herşeyi ya, herşeyi destekliyoruz!

Pes yahu…

Star Haber'de Melih Gökçek-Kemal Kılıçdaroğlu tartışmasını izliyorum. Çıldırmak üzereyim. Derdimi anlatacağım tek mecra burası. Melih Gökçek diyor ki, "Kılıçdaroğlu'nun söylediği rakam 1995 senesidir. İlk sayacı aldığımız fiyattır. O zaman teknoloji…

Sıçmıyoruz şıkşıkşık! Sıçmıyoruz şıkşıkşık!

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin tüm su abonelerinden alması gereken atıksu bedelini AKP Genel Merkezi'ne fatura etmediği ortaya çıktı geçenlerde. Genel Merkez binasının ödemesi gerektiği halde ödemediği tutarın 24000 YTL civarında olduğu söyleniyor. Acaba neden böyle oldu diye kısa bir beyin fırtınası yapalım.

Mekan Ankara, ev sahibi Rusya

Ankara Büyükşehir Belediyesi bir yol yapıyor. Ama yanlış hesaplamalar neticesinde yolun bir kısmı Rusya Ticaret Ataşeliği arazisinde kalıyor. Rusya toprağımı vermem diyor, yol 16 aydır açılamıyor. Görüşmeler neticesinde ilgili alanı…

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?