Hukuk hiçe sayılıyormuş, vah vah…

Millete ve hükümete komplo planında imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek, ikinci kez tartışmalı şekilde tahliye edildi. Çiçek’in, cezaevine gönderilmesinin üzerinden 43 saat geçmeden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına hukukçu ve aydınlardan tepki geldi.

…demiş demokrasimizin yılmaz bekçisi Zaman Gazetesi. Demiş demesine de insan merak ediyor, Yargıtay’ın, hakim ve savcıların dinlendiği kanıtlanınca neden o aydınlardan tepki gelmedi Zaman? Ya da sen işine gelen aydınların, işine gelen tepkilerini mi nakşetmektesin gazetene?

Zaman Gazete

Adalet Bakanlığı’nın mahkemelerden “isim kısmı boş” dinleme izinleri aldığı ortaya çıktığında neden sustunuz muhabbetimizin baş köşesindeki bülbüller?

Herif ikinci kez gözaltına alındığından pek bir neşeliydiniz oysa, “Hukuk gereğini yapıyor”du, “Darbecilere geçit vermeyen tam demokrasi adına”ydı tüm yapılanlar. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest kalması sizi neden bu kadar rahatsız ediverdi?

Silivri’de yılı aşkın süredir tutuklu bulunan ancak henüz hakim karşısına çıkmamış, haliyle suçlu ya da suçsuzluğu kanıtlanmamış onlarca insan gibi tıkılsaydı içeri, o hukuk, sizin hukukunuz mu olacaktı? O zaman hiçe sayılmamış mı olacaktı? Sizi o mu mutlu edebilecekti? Adalet anlayışınız, albayın da henüz yargılanmadan, suçu ya da suçsuzluğu kesinleşmeden önce yıllarca içerde kalmasını mı emrediyor?

Reklamda diyorsunuz ya, “Ön yargılarımızı yıkmanın zamanı gelmedi mi?” Peki ya sizin şu omurgasızlıktan vazgeçmenizin zamanı gelmedi mi?

FlashForward: What did you see?

Lostsuz geçen günleri Hanımın Çiftliği, Aşk-ı Memnu, Ezel filan izleyerek doldurmaya çalışmak olmaz düsturundan hareketle haftasonu yeni dizimi keşfettim. FlashForward. Lost’un yapımcılarının diğer dizisi Fringe ile zaman öldürmece tadında takılıyorum da, dizi bir yere varamadı gitti, sıkıldım denebilir. Paralel evren filan, bir ara gaz verdiler, ama sonra yine vitesi boşa aldılar, X Files gibi takılıyoruz şimdilik. Neyse, FlashForward dizisinin henüz 2 bölümünü izlememe ve seyrinin ne olacağını bilemememe rağmen, şimdilik ben de uyandırdığı his, Lost’un yerini doldurur şeklinde oldu. Nedir, ne değildir, birlikte bakalım. Daha Fazlasını Oku

Altı Üst Olsa Hayatın

Anarşik bi çıkış yapmak değil amacım sadece hepimizi az yada çok bir şekilde etkileyen toplumsal alışkanlıklar tersine çevrilebilse, altı üstte olsa hayatın neler olur diye fantaziler kuruyorum : )

Mesela ortak iletişim ve kolaylık için zaman akışını bölüp isimler vermişiz. Hafta diyerek zamanı 7 birimlik günlere, günleri de 24 birimlik saatlere ayırmışız. Referans noktamız son derece somut bir geçek olan güneşin doğuşu, batışı ve bir sonraki doğuşuyla geçen süre, yani bir gün. Gerisi soyut ve değiştirilebilir kavramlar. Daha Fazlasını Oku

Çakma Veritas’ın Seçim Hüznü

Veritas Latince gerçek anlamına gelen bir kelime. Harvard Üniversitesi’nin mottosu. Aynı şekilde, Türkiye’de de Bilkent Üniversitesi’nin ambleminde -İngilizce versiyonunda- kendisine yer bulur. Gülen Cemaati’nin resmi yayın organı Zaman ve omurgasız haberciliğin ağababası Cihan Haber Ajansı bünyesinde oluşturulan bir araştırma servisinin de kısa adı aynı zamanda. Uzun adı Cihan Veri Toplama ve Araştırma Servisi olan kuruma kısaca Veritas diyor şakirtlerimiz. Başarılı bir kelime oyunu aslında. Daha Fazlasını Oku

Bir medya analizi #2

Engin Ardıç hazretleri yaşlandıkça iğrençleşen gazeteci sürüsünün önemli temsilcilerinden. Sabah Gazetesi’nin ve haliyle iktidarın önemli kalemlerinden Ardıç gündemi işgal eden Kemal Kılıçdaroğlu-Dengir Mir Mehmet Fırat tartışmasının neticesinden memnun değil sanırım ki, Kılıçdaroğlu hakkında ipe sapa gelmez, yer yer hakaret ve aşağılama dolu yazılamalar peşine düşmüş. Daha Fazlasını Oku

Ya işte yazılar, yorumlar filan…

Bu siteyi ve burada ne yapmaya çalıştığımızı neredeyse etrafımdaki herkes biliyor. Zaten bir kısmı yazıyor, bir kısmı okuyor, kimisi de sıkıcı ve anlamsız buluyor. Ama normal şartlarda tanımadığım, herhangi bir sebepten dolayı bir anlığına da olsa yan yana gelmek durumunda olduğum, fasulyeden.com adresinde ikamet eden bir siteye girdiğimi gören herkes aynı soruyla başlıyor muhabbete: “Bu site ne?” Önce sen kimsin, sonra sana ne? Zaman zaman bu şekilde kesip atamıyorsun tabii. Misal iş yerinde müdür yardımcısı gelmiş yanına, görmüş sitede dolandığını, sonra da sormuş bu ne diye. Nasıl izah edersin? Daha Fazlasını Oku