Tedbil-i Mekan’da Ferahlık Vardır…

Sitenin eski yapılanmasını bilenler biliyordu, bilmeyenler için de kısa bir özet geçelim, operasyon merkezimiz Avcılar olmak üzere; dellez ve Altar ikilisi İstanbul’un serhad beyliği Başakşehir’de, igor ve lentini ikilisi ise organizasyonel takım olarak bol promilli gecelerin semti Kasımpaşa’da ikamet ediyorlardı. Diğer saha muhabirlerimizin bu konuyla çok fazla ilgisi olmadığından kelli onları tek tek saymıyorum. Daha Fazlasını Oku

Velhasıl-ı Kelam

2 aydır siteye tek satır bir şey yazmamış olmama rağmen, bugün sabah saatlerinde sitenin sağını solunu kurcalamak suretiyle bozduktan sonra, sorunu çözdüğüm ana kadar geçen 10-12 saatlik sürede deli gibi yazasımın gelmesine ne demeli? Allah sizi inandırsın, gözlerimden oluk oluk yaşlar dökülürken, “açaydım gollarımı, ‘bozulma fasulyeden’ diyeydim” diye diye helak oldum a dostlar!

Ehh, al işte yaptık siteyi. Eski haline döndü en azından. Şimdi de uykum geldi. Yarın yazarım artık. Kısmet değilmiş.

Bunları biliyor muydunuz?!

İşbu sitenin imtiyaz sahibi, kurucusu, yaratıcısı, genel yayın yönetmeni, kuratörü ve editörü (her şeyi ulan, her şeyi!!! anlayın işte!!!) olan dea kişisinin yıllarca insanlara “neden yazmıyorsun abi, abi yazsana, yazsana lan!” diye baskı yaptığını;

buna rağmen, şahsın son yazısını teee 8 Temmuz 2010’da yazdığını;

bu süre zarfında sitedeki yazı yükünü şuan silah altında bulunan bir denizci olan dellez‘in çektiğini,

dea’nın tarihte görülmemiş bu rezil performansının müsebbihinin iş yerinde FasulyedenKom sitesine girişinin websense adı verilen gavur icadı haysiyetsiz program tarafından
engellenmesi olduğunu, Daha Fazlasını Oku

Dünyanın En Gereksiz Yazısı

Ya mesela bulaşık yıkarken uzun kollu giyeceğin kollarının sürekli düşüp ıslanarak insanı tilt etmesi var. Ben ona da karşıyım. Ama bu karşındalığım yeterince önemsenmiyor. Hak – hukuk demokrasi naraları atılıyor. Çok güzel esip gürlüyorlar sağda solda. Ama benim kaygılarım yeterince önemsenmiyor.

Ben yeni bi ideoloji kuracağım. Adı Chuckizm olabilir ama tam olmayabilir de. Chuckcılık diyerek ‘benim de kürt arkadaşlarım var tabi ama…’ softluğuna büründürebiliriz. Tanrısal bir gücüm olsun ideolojinin orta yerinde. İsmimi veren kişi bütün barlara girebilsin. İsmimi yeterince zikretmeyen (ortalama 60 yıllık bir ömür için biçtiğim taban zikretme sayısı 79450’dir) satılmış, hain ve pis bir adam olarak duyurulsun. İnsanları sike sike çağdaşlaştırsınlar gelecekte ideolojimin savunucuları. Ben öldükten sonra toplumun bekası üzerine de düşünmesinler. Ben yeterince düşündüm. Uygulasınlar.

Ya da vazgeçtim. Sosyalist bir duruşu da olsun ideolojimin, inceden. İspanya’da Barça, İngiltere’de Liverpool, İtalya’da Livorno, Türkiye’de Adana Demirspor sempatizanlığını resmi olarak legalize edelim. Yoldaşlara duyuralım, bu güzide camiaların atkılarının bulunması salık verilsin. Ama şimdiden uyarıyorum, ileride ideolojimin temsilciliğini üstlenecek olan örgütlenmeler kara kuru kızlarla dolmasın. Çocukları da İstiklal’de dergi mergi satmakla uğraştırmasınlar, kışın soğuk oluyo.

Liberal mi olsa az buçuk? Yükselen ideoloji falan diyolar ona da uydurabilirim. Konjoktur, paradigma, proleterya ve statüko kelimelerini günde en az 20 kereyi bulmak üzere kullanmak kaidesi gibi bir zorunluluk getireceğim ama. Çok afili duruyo öyle. Şeklimiz olur.

Yok ya vazgeçtim siyaset miyaset işleri bana göre değil. Unutuyom ben zaten kelimeleri. Etkili kullanamıyom kriz anında. İdeolojiyi yazmaya kalksam 40 kere ekşi sözlüğü açıp bakmam gerekecek. Şimdi kim uğraşacak? En güzeli işlek bi yerde büfe açmak. Sigara zammından iki gün önce sigaraları zulalamak, zam günü ortalığa çıkarmak. Kimse değinmemiş, değineyim dedim.

Kerata ya. Mesajı da verdi giderayak.

O Zaman Şarkı Söylemek Lazım Avaz Avaz… (Yapma Lağn!)

Özünde müstesna bir dostumuzun eskittiği yaşının yerine yenisinin gelmesinin coşkusuydu bir araya gelme sebebimiz. (İsimlerini vermekten imtina edeceğim) bir kaç FasulyedenKom yazarının da içerisinde olduğu, yerlisiyle yabancısıyla detone bir topluluktuk cumartesi gecesi. Madem aramızda güzel sesli bir insan evladı yok, neden mumları karaoke bir barda üflemiyoruz olarak şekillendirilmişti çoktan yazıya konu gece. En bet sesli ben olduğumdan ve elbette bu durumu engellemek gibi bi kudretim söz konusu olmadığında fevkaledenin fevkinde bir tedirginlik vardı üzerimde. (diğer özgüveni yüksek kendini bilmez yazarlarımızın aksine) İnsanların kısa zamanda çok büyük sarhoş olacakları, bi kenarda beni unutacakları düşüncesi bi nebze içime su serpiyordu. Ki gece başlamadan “Oğlum giriş parasına sadece bi içki veriyorlarmış biz şurda iki atalım öyle gidelim.” fikrinin öz babası (W) K.A.’ nın akabinde 5 TL’ ye bulduğu köpek öldüreni içtikten sonraki hali ile iyice rahatlayarak, çiğ köftelik et kıvamına geldim. Hatta ayak üstü bi şarapçıdan 24 ayar alan (W) K.A’ ya “bu kaç lağn ehehhehe” şeklinde iki cevaplı espriler bile yaptım.

Bi’ miktar alkolü ve haliçten gelip boğaz istikamettinde gitmekte olan soğuk hava akımının tamamını tünel bitişiği duvarların dibinde yedikten sonra devamında (W) K.A., (D) D.A. ile birlikte mekandaki yerimizi aldık. Ben yapabileceğim yegane şey olan gözlemlemeye anında başladım elbette. Konsept itibari ile loca loca ayıklanan barda, rezervasyon saatimiz gelene kadar ancak ecnebi açık büfe karaokelerden yaralanılabiliyordu. Akıcı bi aksanım olmaması, yüksek ses, (W) K.A., (D) D.A.’ nın tahmin ettiğim gibi öz güvenlerinin haddinden fazla yüksek olması sebebiyle locaya geçmek için beklenen 1,5 saatlik acıklı bir süreç var ki; aklımda kalan, (eşlik edebileceğime inandığım yegane şarkılar olan) cartel namelerinin şarkı listesinde olmadığını öğrendiğimde yaşadığım çok parçalı hayal kırıklığı. “Birader sen 98’de nerdeydin? Nassı yok yaa?” diye çıkışmalarım da bi’ işe yaramadı ne yazık ki.

İzole edilmemizle birlikte olan oldu elbette. (D) D.A. ve ekürisi (W) K.A.’ nın içerisine zamanında yuvalanan (starcraft oyununu bilenler için zerg diyeyim ben) cenavar, o göbekli bünyeleri nasıl ele geçirdi görmeniz lazımdı. Allahım evlerden ırak. Hayretim acımı bastırdı resmen şaşkınlıklara gark oldum, boyut atladım, astral seyahatlere çıktım. “Tamam şimdi sıradan herkes bi şarkı söyleyecek.” fikrinin ortaya atılmasıyla birlikte kendime gelebildim. Elbette hümanist bir insan olarak, hemencecik yeni yaşın sahibini öptüm, mikrofonu bi türlü bırakmak istemeyen (D) D.A.’ yı kafasına, burnuna yöneltiğim seri ve isabetli darbelerle sersemleterek taksiye bindirdim.

Yol, evde beni halamın majezikten yapmış olduğu çorbanın beklediği ve benim de ab-ı hayatı kaşık kaşık içtiğim içerikli bir hayalle son buldu.

Ahahah ben buna gülüyorum ya!

2010’a girdiğimiz bu ilk dakikalarda FasulyedenKom istatistiklerine bakıyordum (çok normalmiş gibi), adamın birisi “liseli kızların etek altı görüntüleri” yazıp girdi siteye… Yeni yılın ilk hiti… Ahahaha, manyak mısın lan, yılbaşı gecesi derde bak adamdaki… Hay Allah’ım… Herkese mutlu seneler, o gerizekalı hariç…