Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Fasulyeden’08

Geçen sene olduğu gibi ve tabii ondan önceki sene de; bu sene de "merriii kıırriiissmısss!!!" havamızda değiliz. Herkese mutlu bir yıl, bol sağlık, huzur, para, bok püsur dileriz tabii ama,…

Pazar yazısı: Diziler ve Sevgili Dünürüm

Madem ki Lost filan derken dizi sektörüne giriş yaptık, pazar yazısı tadında bir dizi incelemesi daha yazalım. Daha önceki yazıda da değinmiştim, dizi takibatı yapmak epey bir efor gerektiriyor. Bir dizinin müdavimi iseniz eğer, haftanın belirli bir günü, belirli bir saatte ekran başında olmanız gerekmekte. Bunu 3-5 sene boyunca yapanlar adamlar var işin garibi. Tabii bir de birden fazla dizi için yapanlar da. Hadise elbette Türkiye'nin sosyo-ekonomik durumu ve televizyon denen dipsiz kuyunun çekiciliği ile alakalı.

İt dalaşı

Bu PKK operasyonları sebebiyle sürekli olarak takip ettiğim bir site var. Türk Silahlı Kuvvetlerinin resmi sitesi. Orada hava ihlalleri ile ilgili bir başlık var. Tıkladığımızda gün, saat ve mevki bildirerek süresi ile bildirilmiş yüzlerce hava ihlali ile karşılaşacaksınız. Neredeyse gün aşırı it dalaşı gerçekleşmekte. Her it dalaşı sonrası Dışişleri Bakanlığı gerekli girişimlerde bulunulması maksadıyla bilgilendirilmekte. Dışişleri bu raporlar geldiğinde ne tür bir girişim gerçekleştiriyor acaba? Aşağıda ki örnekler tamamen hayal ürünüdür gerçek olay ve kişilerle uzaktan yakından alakası yoktur.

Bayramda otobüsler bedava mı?

Abi böyle bir sorunu var halkın anladığım kadarıyla. Bayram öncesi ve bayram süresince, siteye arama motorları vasıtasıyla gelenlerin listesine bakıyorum. fasulyeden, fanzin, webzin gibi kelimeler neyse; neticede doğru bir yönlendirme…

Gene mi haçlı forma lan?

Malum İzmirli bir avukat Inter'in Fenerbahçe maçında giydiği (Aslında sene başından beri giydiği) haçlı formayı provakasyon, müslüman alemine saldırı, haçlı seferleri, tapınak şövalyeleri, tantuni tarikatı diyerekten UEFA'ya şikayet etmişti. Kimbilir…

Fazıl Say’a küfreden Müslüman olsa…

Fazıl Say, ülkesi ile, ülke gündemi ile yakından takip ettiği gelişmeler ışığında içinde bulunduğumuz ya da içinde bulunacağımız durumu kendi bakış açısıyla değerlendirip, bu ülkeden gidebileceğini ima ederek büyük bir tartışma başlattı. Doğru ya da yanlış, yerli ya da yersiz, ne olursa olsun, bir sanatçının içinde yaşadığı toplumla ilgili endişelerini dile getirmesi gerekmektedir. Bir aydının susması ihanettir.

Previously on Lost

Birkaç istisna dışında dizi takip etme konusunda sürekli sorunlar yaşarım. Zaten dizi olayı başlı başına bir garip durum. Yani her hafta, belli bir günde, belli bir saatte ekran başında olmanız gerekiyor bir diziyi takip edebilmek için. Zaten Türk yayıncılığının dizi bombardımanının sebebi de bu. Türkiye, malumunuz, çok küçük bir kısım hariç, sosyal hayat anlamında gelişmemiş bir ülke olduğundan dolayı, özellikle akşam saatlerinde bir sinema, bir tiyatro ya da dışarıda yemek yiyelim, eğlenelim kültürü olmadığından dolayı praym taym denilen hadise bu denli önemli. Kapanıyoruz ülkece eve, akşam genelde dizi, bazen maç bulursak izliyoruz. Onun dışında çoğu zaman filmlere bile ilgi göstermiyoruz AB grubu dışında. Hadi bir dizi, belki iki diziyi sürekli takip edenler makul ama, etrafımızda muhakkak o akşam izlenecek 2 dizisi olan manyakları da görebiliyoruz sıklıkla. "Ay bu akşam Sıla var, Ezo Gelin var, Genco var" manyakları bunlar.

Bayram acil planı

4 günlük bayram tatilinde öncelikle ulusal ve ümmetsel birliğimizin simgelerinden olan Kurbaniyet Bayramı'nı çoşkuyla ve ehemmiyetle kutlayacağız, bu bir... İkinci olarak da kavurma pilav sekansları arasında FasulyedenKom cenahında neler oluyor,…

Trafik magandaları sosyalleşme ağı

Uzun saatlerini trafik içerisinde şoför olarak harcayan bir çalışan olarak, her türlü maganda ile içli dışlı oluyorum. "Efendim neden içli dışlı oluyorsun? Zaten bu ülkenin kuralları var, kimin nereden nasıl gideceği kanun nizam çerçevesinde belirlenmiş" diyebilirsiniz. Yalnız İstanbul trafiğini çözmekten umudunu kesmiş olan yetkili arkadaşların kurallardan muaf tutdukları bazı bölgeler var.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?