Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Bu Sefer Yasağa Evet!

Kusma aparatına slogan olarak atacaktım da, elim değmişken yazı yazayım dedim. Yarın Anayasa Mahkemesi'nde bu son sigara yasağını görüşecekmiş. Anayasa'ya aykırı mı, değil mi diye... Lafı uzatmayacağım. İnşallah aksi yönde bir karar çıkmaz. İnşallah bu sigara yasağı hakkındaki mevzuat Anayasa'ya uygundur. Kaldırılmasın kardeşim bu yasa. Kapalı alanda sigara içmek yasak olsun. Bu kadar. Kapalı alanda sigara içmek yasak olsun. Çünkü, ben şimdi diyeceğim ki, Kuzey Amerika yerine Avrupa'daki kimi ülkeleri örnek alalım. Kuzey Amerika'da durum nasıl? Ağa benden iyi bilir, orada kapalı alanda sigara içmek kesinlikle ve kesinlikle yasak. Lamı cimi yok. Hatta, benim Kanada'da gördüğüm, bina kapılarına 10 metre uzaklıkta durman lazım sigara içerken. Daha yakın mesafede sigara içemiyorsun.

Hakkımızda hayırlısı…

Nasıl oluyorsa oluyor, son birkaç aydır site için bir şeyler karalama amacıyla word dosyası açtığımda ikinci, üçüncü cümleden sonrası gelmiyor. Nasıl darlandım, nasıl canımı sıkıyor bu durum anlatmam mümkün değil.…

Yasama, yürütme, yargı…

Kuvvetler ayrılığı diye bir ilke var. Yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin tek elde toplanamayacağını anlatıyor bu husus. Vatandaşlık derslerine giren komutanların anlattığı kadar biliyoruz biz de işte. Lakin önemli; diktatoryal rejimlerle,…

Anayasanın değiştirilemez maddeleri

Anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini belirten 4. madde ile ilgili beylik laflardan birisidir. “Ee hacı, 4. maddeyi değiştirseler olmuyor mu?” Bu cümleyi kurmayan adama kız verilmemesi emekli öğretmenlerin konuşlandığı bazı ücra kahvehanelerde değiştirilemez bir yasadır. Değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Aynı geyiğe girmek maksadında değilim aslen, lakin 3+1 maddenin verdiği sıkıntıları aşmak adına ne garip yollara başvurulabileceğini, hatta bir zamanlar bazı girişimlerin olduğunu da belirtmek gerek.

Anayasa’nın hangi maddesi?

Bilindiği gibi, AKP ve onun sirayetini keramet kabul eden güruhu, fırsat buldukça, yedire yedire derler ya hani, işte aynen o şekilde Anayasa'nın değiştirilemez hükmündeki ilk 3 maddesinin aslında değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bu zaman zaman Anayasa Mahkemesi Başkanı oluyor, zaman zaman AKP Grup Başkanvekili oluyor, kimi zaman, ne bileyim Tokat milletvekili, Muğla milletvekili falan filan. Türkiye'nin daha iyi bir anayasa hakettiğini düşünmekle birlikte; ilk 3 madde ile ilgili nasıl bir problem var anlayamıyorum. Yani yine bilindiği gibi AKP'nin yol haritasını çizenlerin, çizmekle mükellef olanların sıklıkla dillendirdiği gibi kendileri laikliğe karşı değiller, hatta laikliğin Türkiye'deki teminatı pozisyonundalar. Kaleye yakın, dikine oynamayı seven, golü koklayan...

Kapatma davaları ve getirdikleri

Yargıtay başsavcısının açtığı kapatma davası bugüne kadar olan kapatma davaları içinde en kritik karar olarak tarihteki yerini alacaktır. Bunun vicdani muhasebesi bu davanın taraflarını derinden sarsacak kuşkusuz. Bu davanın o kadar fazla görülen ve görülmeyen sebep ve sonuçları var ki, böyle bir şey ancak bizim kültürümüze özgü olabilir. Yavaş yavaş başlayalım:

Laik elitlerden AKP’ye kapatma davası

Minor Asia ülkesinin iktidar partisi Atalet ve Kuluçka Partisi’nin (Yazının devamında AKP olarak bahsedilecektir) kapatılması davasıyla ilgili olarak söylenecek söz bulamamak gibi bir sorunum var. Ne düşüneceğimi, ne söyleyeceğimi, ne yazacağımı bir türlü bilemiyorum. AKP’den nefret etmekteyim. Ve ülkenin geleceği açısından bu iktidardan, zihniyetten bir an önce kurtulmanın gerekliliğini her fırsatta söyleyenlerdenim.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?