Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Üniversitemden insan manzaraları

Bilmiyorum devlet üniversitelerinde durum nasıl. Ama (maalesef ki) bir vakıf üniversitesinde okuduğumdan (aslında daha doğrusu süründüğümden) kendi üniversitemde gördüğüm insanlar hakkında bir yargılamaya girebilirim. Sonuna yaklaştığım bu süreç boyunca o kadar değişik tipler gördüm ki, artık üniversitemin (ve de haliyle yanlış olmayacağını tahmin ederek) diğer özel üniversitelerin öğrenci profili hakkında biraz bilgi vereyim. Her ne kadar filozof "Bu da dahil bütün genellemeler yanlıştır." demiş olsa da yine de ufak genellemelerle bu durumun kısa bir özetini çıkartmak zor olmasa gerek. Başlayalım o zaman:

Düşme halleri

Düşme hissinin ilk nasıl bir şey olduğunu ilkokul yıllarında anlamıştım. Kötüydü. Midede burkulmalara neden olan sıkıntı, gerginlik, korku. Sınıftan bir kaç arkadaşla birlikte yeni yapılmakta olan otelin avlusuna yığılmış vaziyette bırakılan inşaat kumuna 7-8m atlamak ne kadar eğlenceliydi demiycem elbette. Çünkü benim için değildi kesinlikle. Sadece "Oğlum erkek adam atlar", "Ya sen bizden değil misin? Tarzı cümlelerdi beni o boşluğa kendimi bırakmaya iten.

Denizyolları da deniz, yemeyene domuz girsin

Şehir hattı gemilerinin yönetimini tecrübeli denizcilerin elinden alıp kadrolaşmak için tecrübesiz insanların eline verirlerse DENİZDE FACİAYA DAVET ÇIKARIRLAR. Yakın geçmişte yaşadığımız tren facialarını deniz ulaşımında yaşamak istemiyoruz . Istanbul halkı tecrübeli gemicilerin çalıştığı gemilerini istiyor. Dikkat! Aşağıdaki telefon numaralarina tepkilerinizi bildirebilirsiniz: Istanbul Büyükşehir Belediyesi Tel:02124494000 Fax:02124552700 Türkiye Denizciler Sendikası

Senden altı sıfır atacaklar

1 Ocak günü kuruşlar ve 1 liralar yeniden tedavüle sokulacak. Paradan altı sıfır atacaklar. Yeniden 1 lira ve kuruşların insanları mı olacağız? Sıfırlarla birlikte o sıfırların çoğaltıldığı yıllar geriye doğru mu gidecek? Şimdi altı sıfırımızı atacaklar bizim. Farkında olunmayabilir ama nicedir çoğalttığımız, sıfırlar çoğaldıkça gizli gizli çoğaldığımızı sandığımız sıfırlarımız onlar bizim. Çok paralar alıyoruz böylece, çok paralar veriyoruz ve "çok paranın insanları" oluyoruz. Oluyorduk. Yıllar içinde ne güçlüklerle biriktirdik biz o sıfırları oysa. Sonunda tablo, sıfır noktasındaki tablo şöyleydi sanıyorum:

Mankenler

Öyle bir toplumuz ki herkes her şeyi yapabilir her konuda fikr yürütebilir.En ufağından bir trafik kazası anında bile onlarca doktor, hemşire türeyebilir. Zati milyonlarca teknik-direktör ve antrenör hali hazırda bulunmaktadır. Ülkeyi kurtarmak adına ise milletçe silme ekonomisttizdir. Ama toplumda son 10 yıl içerisinde öylesine muhteşem, öylesine yüce bir sınıf oluştu ki sanırım daha öncesinde dünya üzerinde bu tip üstün yaşam formlarının bir arada bulunduğu bir ülke hiç olmamıştır. Hatta eminim olmamıştır.

CV’ler Hazır mı? Hazır CV lazım mı?

İnsan gençken çok şeyler hayal eder. Büyüyünce öğretmen, pilot, doktor vs olmak ister çocuk. Neden olduğunu bilmeden pervasızca her dala konmak ister insan gençken. Yıllardır ülkemizde okur-yazarın azlığından yakınılır; genç nüfusun çokluğuyla övünülürdü. Şimdi, ikisi de fos çıktı. Bir tek işsizlik yıllardır baki. Birçok genç şu an okur/yazar, fakat işsiz. Toplumun üzerinde durduğu, devamlı birbiriyle alakalı üç ayağı vardır: EĞİTİM, EKONOMİ ve SİYASET..

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?