Arenalarla Donattık Anayurdu

Fasulyeden ailesi olarak, Türk spor camiasıyla az çok içli dışlıyız. İçli dışlı dediğim de, Ali Koç’la kadeh tokuşturan igor eşeğini es geçersek, taraftar bazında takip etmek çerçevesinde geziniyoruz. Hâl böyle olunca da, spordaki gelişmelere sürekli göz kırpan bir sitemiz var. Hatta yazı konularımız arasında çokça yer alan bir konu da diyebiliriz.

Son zamanlarda dikkatimi çeken bir husus var. Futbol kulüplerimiz arka arkaya stadlarını yenileme projelerine giriştiler. Özellikle 2016 Avrupa Şampiyonası adaylığı sürecinde daha bir gazlanan bu mevzu, bu aralar bir çok kulübün gündemini meşgul ediyor. Buraya kadar eyvallah. Ben de istiyorum, ülkemin dört bir yanı birbirinden nefis stadyumlarla donatılsın, her kulübün batı standartlarında stadı olsun. Bu sevindirici bir gelişme.

Ancak beni çileden çıkartan çok ince bir detay var ki, her yeni stad haberinde sinirlerim hopluyor. Nedir bu detay? Tek kelime: “Arena”…

Benim gibi üşengeçler için, google’da yapılacak kısacık bir araştırmadan sonra karşıma çıkan sonuçlara bakın: “Bursaspor’un yeni stad projesi Timsah Arena”, “Gs’ın bitmekte olan stadı Türk Telekom Arena”, “Antep’in yeni stadı Gaziantep Kamil Ocak Arena”, “Altay’ın Gaziemir’de yapılması planlanan stadı Altay Arena”, “Sivas’ın 35.000 kişilik olması planlanan yeni stadı Sivas Arena”, “Şanlıurfa GAP Arena” vs. vs… (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

İstanbul Trafiğinin Sonu

İstanbul trafiğinin hali ne olacak bilmiyorum. Ama şöyle bir tahminim var. Sene 2015 mi olur 2020 mi, 50 mi bilmem. Ancak herhangi bir gün (muhtemelen Cuma), bir saatte (muhtemelen iş çıkışı) tüm yollar, ana arterler, ara yollar, sapaklar, viyadükler, kavşaklar da dahil her yer tıkanacak. Ee trafiğin ilerlemesi dediğimiz şey de, senin arabanla önündekinin yarattığı boşluğa doğru yol alman olduğuna göre; işte bu an geldiğinde, trafik tamamen durduğunda, o arabaların gidecekleri hiçbir yer olmadığında, o gün herkes kontak kapatacak, arabasını bırakacak ve mucizevi bir şey olacak: Herkes yürümeye başlayacak. Belki de insanoğlunun gördüğü en büyük devrim bu olacak.

Sonra yeni ulaşım yolları bulacağız. Çünkü o binlerce aracı ordan kaldırmak hiç mümkün olamayacak. Gelecek nesiller yaptıkları kazılardan çıkan bu karmaşayı nasıl başarabildiğimizi araştırmak için, tıpkı bizim piramitleri anlamaya çalışmak için yaptıklarımız gibi, arkeoloji antropoloji bilimine ciddi bir önem verecekler. Buna eminim.

Trafik vs. Boşaltım Sistemi

Trafik demişken, burdan devam edelim. Cuma günü öğleden sonra Kavacık taraflarında sanırım bir tır devrildi ve tüm İstanbul, o gün İstanbul’da o trafiğe tanıklık etmeyenler için bir kez daha vurguluyorum tüm İstanbul kilitlendi. Öğleden sonra devrilen tırın kaldırılması işlemi gavurun drive-time dediği yoğun saatlere kadar sürdüğü için tüm şehir bir karmaşanın içinde kavruldu gitti. İnsanlar pek de hazırlıklı olmadan trafikte saatlerce mahsur kaldılar.

Bu gibi durumlarda aracında acıkan, susayan, çişi gelen insanlar var ya, onları düşünüyorum. Hadi acıkmak, susamak filan tahammül edilebilir dertler ama, sahiden trafikte, otobanda çişi gelen bir insan ne yapar? Erkeksen tamam, çeker kenara çalıların arasına işer geçersin. Gören olsa bile, kimse bir şey demez. Ama ya kadınsan mesela? Nasıl giricen lan çalıların arasına, adamı 3 kere söküp takmazlar mı orda?

Cuma günü, yanılmıyorsam Alem FM’di, Nihat Sırdar’ın programı. Kadının birisi kısa mesaj attı, arabasının koltuğuna işemiş. Önce güldüm de, ama düşününce zor be abi, acınacak bir haldesin, tek kurtuluşun öyleeee salıvermek belki de. Elbiseleri filan neyse, o hallolur da araba koltuğunu nasıl temizleteceksin? Bizim ufak oğlan işemiş dersin heralde yıkamacıya. Garip.

İşemek de tamam eyvallah, ya daha büyük ve katı bir baskıyla karşı karşıya kalırsan? Hahah, tamam tamam sustum.

Fazlasını Oku

Metrobüs Islah Projesi

Metrobüs malumunuz, asrın projesi. İstanbul’un en batıdaki merkezlerinden Avcılar ile, Anadolu’da en yoğun merkezi Kadıköy’ü E5 otoyolu üzerinden birleştiriyor. O hat üzerinde Küçükçekmece, Bakırköy, Şirinevler, Merter, Cevizlibağ, Edirnekapı, Okmeydanı, Mecidiyeköy, Zincirlikuyu ve Boğaz Köprüsü var. Yaşanan yoğunluğu ve bu yoğunluğa “Vallaha bu kadar insan beklemiyorduk” cevabı veren yetkilileri daha önce yazdık. Yaşanan insanlıkdışı yoğunluğa kısa vadede bir çözümü olmadığından dem vuruyorlardı. Lakin, ben sanırım bu sabah o kısa vadeli çözümü buldum. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Bak Allah’ın işine…

Yüzyılın projesi Metrobüs’ün değil insan, hayvan bile taşınmayacak kadar insan yığması sistemi üzerine buralarda defalarca kelam ettik. Geçtiğimiz günlerde de tıklım tıklım otobüste bir vatandaşımız ne yazık ki, fenalaşarak kalp krizi geçirdi ve öldü. Konu ulusal basına taşınınca İETT Genel Müdürü, metrobüs hattında 300 aracın hizmet verdiğini, beklediklerinden daha fazla talep olması nedeniyle otobüslerin çok yoğun olduğunu, ancak altyapının daha fazla otobüs ve daha fazla seferi kaldıracak durumda olmadığı için bu yoğunluğun çözümü olmadığını ifade etti. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Tayyip Erdoğan ve New York trafiği

O İstanbul’un bilinen 80. belediye başkanı. Belediye başkanı derken, şehremini ve tek parti döneminin valileri filan da var listede. Partisinin Beyoğlu ilçe teşkilatında görev yaptı önceleri. Sonra il başkanı oldu. Beyoğlu Belediye Başkanlığına talip oldu. 27 Mart 1994’te İstanbul Belediye Başkanı seçildi. 4,5 sene belediye başkanlığı yaptı; siyasi yasak nedeniyle koltuğunu halefine bıraktı, o da bir diğer halefine. Yasak aldı, hapse girdi, çıktı, Siirt milletvekili, Rize milletvekili oldu. Ama sürekli “İstanbul benim sevdam” dedi. 15 sene kendisi ya da kendi karar verdiği isimlerin yönettiği İstanbul’da trafik sorunu bir türlü çözülemedi. Çözüleceğe de benzemiyor. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Agbonlahor

Yediğimiz, içtiğimiz bize kalsın eyvallah da kardeşim bu fiyatlarla bize kalırsa çatlarım, o yüzden hemen üçüncü paragrafa gelmek istiyorum. Biz Avrupa kapılarında yok efendim uyum paketidir, vay efendim kriterlerdir savruladururken gerçekten Romanya’nın hangi vasfından dolayı almışlar bilemiyorum. Neyse madem almışlar dedik, hazır Euro’ya da geçmemişlerken bir görelim istedik siz fasulyeden okuyucuları için. Anekdot anekdot gidelim ki sıkmayalım. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Eski İstanbul

İşbu fotoğraf galerisi ile birlikte 1970’lerin İstanbul’una, o güzelim şehrin kimi zaman büyülü, kimi zaman buğulu, kimi zaman da hüzünlü atmosferini iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Bir nebze bile olsun, Nebil Özgentürk olmadığıma ve duygu yoğunluğu bakımından gerekli istidadı barındırmadığıma göre sunuş kısmını burada kesip, sizi fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum. Hem de başbaşa mı, baş başa mı yazmam gerektiğini bilmeden… (daha&helliip;)

Fazlasını Oku