Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Uyku Sıkıntısı

Uykuyla aram pek iyi değil. Uyku beni sevmiyor. Çünkü ben de onu sevmiyorum. Ben onu sevmediğim için o da beni sevmiyor sanırım. Aslında tam olarak sevmiyorum da diyemem. Hani bazı insanlar vardır çevrenizde. İyi insandır, güzel insandır. Özünde mutlaka iyidir yani. Ama frekanslarınız pek tutmaz. Size zararı yoktur ya, bir yandan yararı da yoktur. Oturur muhabbet edersiniz, ama bir yerde tıkanırsınız. Çok fazla takılamazsınızo adamla. Mesela işyerinden bir arkadaşınız, aynı ofistesinizdir, her gün görmek zorundasınızdır el mahkûm. Görmek istemeseniz de, her gün görürsünüz. Uyku da benim için öyle bir kavram. Her gün uyumak zorundayım, ama bunu sevdiğimden değil mecbur olduğumdan her gün yapıyorum. Askerlik gibi, sevişmek gibi yani. Ahahah, yok lan bu ikincisi şakaydı. Neyse, neticede uyumak zorundayız, çünkü insan uyumazsa delirir, başka çaresi yok. Bu bir gerçek. Uykuyla yaşamaya alışmak zorundayız.

Yazmayalı da epey olmuş be günlük!

“Sana da yazmayalı epey oldu be günlük!” diyordu ortaokullu bir genç uzak bir coğrafyada... Ben mi? Yok canım, şimdi elle, kodla yarattığımız bir internet sitesine 3-5 gün yazmadık diye pişmanlık…

Paramparça

Belki her şey daha kolay olacaktı uyusaydım. Yani normal insanlar gibi uyusaydım. Ömrümün en verimli olması gereken günlerini, sabah 7'de mesela, pencereden işe giden insanları izleyip son sigaramı içerek geçirdim.…

Acaba Ses Çıkmış mıdır lan?

İş yerine yeni geldim. Sabah mahmurluğu hâlâ üzerimde. uykuyu açmak için kahve içmeye ihtiyacım var. Sigaramı söndürüyorum ve kapıya doğru yöneliyorum. Kahvem kalmadığı aklıma geliyor. Biraz yolumu uzatacak, ama koridordaki makinadan kahve alıp masama gitmeye karar veriyorum. Binaya giriyorum.

Ajanda

14 Eylül 2009 Pazartesi - Deplasmandan gel. Kahve iç. - Okulun ilk günü. Alt dönemleri gözlemle. Fiziksel gelişmelere hakim ol. - Kendine temiz bir önlük bul. Koca herif oldun. - Yanlışlar yapıyorsun. Yanlışlar yapma. - Okuldan çık. Klan'a git. İç. - Uyu bi' ara.

Geç Kalma Psikolojisi

Şurada siteyi takip eden hepi topu beş on kişi olduğumuzdan kelli, herkes birbirini de az çok tanıdığından, işyerinde bölüm değiştirdiğim konusu çoğunuzun malumu. Şimdi bir işyerinde çalıştığın bir bölümden başka bir bölüme geçtiysen, bunun getirdiği bir takım zorluklar da olmuyor değil.

En uzun gece…

21 Aralık en uzun geceydi... En huzurlu değil ama... Günlerdir uyku problemi çekiyorum. Deliksiz, uzun uzadıya bir uyku için 21 aralık ayağıma kadar gelmişken faydalanamamak ne kadar üzücü. Şimdi geceler…

Kalkamadım

Saat 07.00: Boşluktasın. Dünün yorgunluğuyla hayatla arandaki fişi çekmişsin, rüya göremeyecek kadar yorgunsun. Uyumuyorsun, resmen bayılmışsın. Birden bilgisayara kurduğun alarm bangır bangır ötmeye başlar evin içinde. Kaliteli olmayan ama apartmanı ayağa kaldıracak 5+1 kolonların eşliğinde zıplarsın yataktan. Zaten amacın bu, yüksek seste hareketli bir parça koyarsın ki "kalk ve o alarmı kapatmak zorunda kal". "UY AHA" (Kazım KOYUNCU) Davul ve tulum sesleri gittikçe coşmakta. Daha "HAYDE HAYDE" kısmına gelmeden bilgisayarın başına koşarsın. Beklemezsin monitöre görüntü gelmesini, sabah sabah pederden zılgıt yememek için direk fişi çıkartırsın. Yataktan zıplarken başın dönmüştür. Kafanı yastığa dayayarak derman ararsın kendine.

Uyuyamıyorum arkadaş

Uyuyamıyorum arkadaş. Bunu uyuyana kadar yüzlerce kere yazabilirim. Uyuyamıyorum arkadaş, uyuyamıyorum birader, uyuyamıyorum ulan ! Türlü türlü derdimiz, türlü türlü sıkıntımız var. Hayır kendi özelimde konuşmuyorum. Etrafıma bakıyorum da bir tane bile mutlu insan göremiyorum. Yok arkadaş, bir tane bile yok. Böyle uzaktan hayatı eğlence olarak gördüğünü sandığın birisine yaklaş biraz, göreceksin ki o adam da rol yapıyor esasen. Dışarıda giydiği bir maskesi var o adamın ve odasında yapayalnız otururken, odasının ampülü cızırdıyor halbuki. Sen dışardan baktığın sürece o ampül cızırdıtısını duymuyorsun. Ta ki bir şekilde patlayana kadar.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?