hayat « FasulyedenKom

hayat kategorisine ait yazılar

İkra

2 Eylül 2010

thumb

İkra B’ismi Rabbike… Yani “Rabbin(in) adıyla oku!” Böyle başladı son semavi dinin tebliği. Okumanın önemi, inen ilk emir olmasıyla vurgulandı İslam’da. Sanırım benim yazılara giriş yapamama sorunum hâlâ devam ediyor. Gene çok alakasız bir yerden girdim konuya. Ve evet, Ramazan’da olmamızın da bir miktar etkisi olabilir bu durumda. Konumuz okumak. Ya da daha özelinde, benim son zamanlardaki sorunum olan “okuyamamak”. Son zamanlarda bu durumdan çok rahatsızım. Kitap okuyamıyorum. Okurken zorlanıyorum. Uzun... devam...

Bu Sefer Yasağa Evet!

19 Temmuz 2010

thumb

Kusma aparatına slogan olarak atacaktım da, elim değmişken yazı yazayım dedim. Yarın Anayasa Mahkemesi’nde bu son sigara yasağını görüşecekmiş. Anayasa’ya aykırı mı, değil mi diye… Lafı uzatmayacağım. İnşallah aksi yönde bir karar çıkmaz. İnşallah bu sigara yasağı hakkındaki mevzuat Anayasa’ya uygundur. Kaldırılmasın kardeşim bu yasa. Kapalı alanda sigara içmek yasak olsun. Bu kadar. Kapalı alanda sigara içmek yasak olsun. Çünkü, ben şimdi diyeceğim ki, Kuzey Amerika yerine Avrupa’daki kimi ülkeleri... devam...

Sen Başkasın…

6 Temmuz 2010

thumb

Sen ilktin. İlk sevda, ilk tutkuydun. İlk heyecan, ilk deneyimdin. En tat vereni, en sevileniydin o yüzden… Küçüktüm seninle tanıştığımda. Küçük bir çocuktum. Senin gibisini görmemiştim hiç. Tanımadan önce çok merak ederdim seni. Hep uzaktan bakardım, yaklaşmak isterdim de, cesaret edemezdim bir türlü. Hatta bir itirafta bulunayım, seni ilk tanıdığımda biraz garipsemiştim. Bu muydu yani diye düşünmüştüm. Ama seni tanıdıkça daha çok sevmiş, daha da bağlanmıştım. Üniversitede ilk yıllarımdı, günüm gecem hep seninle geçer... devam...

Slm ben Twitter’dan!

25 Haziran 2010

thumb

İlk yazım, kim bu ibne gevşek kalemli, gelmiş bize amarikan icadı sosyal paylaşım dertlerini anlatıyor demeyin, hak vermeye çalışın anlayın beni. Lanet olası bomboş bir akşamdı, öyle bir saatti ki yapabileceğin işler için ya çok geç ya da zaman yok; yeni popüler şeylerle uğraşacaksın. Girdim egomu seveyim ne kadar site varsa hepsinin adımla soyadımla facebook.com/adımsoyadım’lı kurumsal bir adresini alayım dedim. Ve friendfeed, formspring derken twittera da giriverdim. Şöyle yan yana sekmeler açıp gurur duydum kendimle. Vay bee facebookla... devam...

Kardelen Elif’e

23 Haziran 2010

thumb

Bazen olmadık hikayeler, olmadık hikayelerin esas oyuncusu olur… Milyonlar senin “küçük Ayşe” Kardelen hikayenle, seninle gurur duymuştu. Bir sosyal sorumluluk projesinden, karlar arasında çıkan kardelen olarak, Mardin’de öğretmendin… Birgün ben de oralarda birşeyler anlatabilsem keşke… Esas oğlan olmasam da, bir su olsam gökyüzünden inadına yükselen sadece barış için uzaya gidecek… Bugün Halkalı’da bir otobüs patladı… 4 Asker 1 Buse kaybetti hayat… O askerlerden biri küçük Ayşe’nin, Kardelen Elif’in... devam...

Sıradan

24 Mayıs 2010

thumb

Monoton kelimesinin dilimizdeki karşılığı ne ola acaba? Tekdüze deyince ihtiyacamızı karşılayacak herhalde. Bu aralar düşünecek çok vaktim olduğundan, oturup hayatımı düşünüyorum. Bugünü, dünü, yarını. Neticede bir çeşit kölelik düzeninin içinde dönüp durduğumdan son bir kaç aydır, zamandan bol şey yok şu aralar. Ben de kendimi verdim düşünmeye, verdim düşünmeye, ki düşünmeyi de severim mirim. Neticede düşünmek dediğin var olmanın temeli, ve dahi dayanılmaz hafifliği. İnsan hep kendisini düşünür ya, ben de kendimden... devam...

Güzel Abim Benim Bee!

15 Mayıs 2010

thumb

Telefonun şarjı can çekişiyor! Bitmemesi lazım. Hiç sırası değil ama cidden hiç değil. Haber bekliyorum bol bol. Gelecek habere göre ordan kalkıp şuraya gitmek lazım, hem bilmem kimle bilmem ne üzerine konuşacağız, kaldı ki onun şuna ödeyeceği para benim hesabıma geçmedi, biraz daha gecikirsem şusu da arar birazdan. O aramadan ben aramalı ve durumu izah etmeliyim. Onun buna taktığı çok sıfırlılardan bilmem kaç tane eksiltme talebimize de bu gün cevap vereceklerdi. Sıfır demişken bunun şuna ödemesi lazımdı. Zorla kalaylatacak kaç oldu... devam...

Husband’s Hand

9 Mayıs 2010

thumb

Topa girebilen bir insan değilim. Muhabbetlerde yani, millet konuşurken lafı kesip kendi akınımı başlatmam. Susar dinlerim, ayağıma pas atılırsa, topu önce hafifçe yumuşatırım önümde, sonra biraz oynar eğer kaleye dikine kaçan kimse yoksa en yakınımdaki arkadaşıma kısa pas yaparım. Uzun süredir aklımda olan, ama yukarıda saydığım sebepten dolayı bir türlü anlatma fırsatı bulamadığım bir anım var. Çok da fantastik kuntastik bir hikaye değil ya, aklıma gelmişken buraya bir not düşeyim dedim. Seneler oldu, ben üniversitedeyken oluyor... devam...

Seni Yeneceğim Cevahir!

6 Mayıs 2010

thumb

Ey ahali bu para düzeni, bu AVM sistemi dağ gibi delikanlıyı nasıl muma çevirir, nasıl yolar onu anlatacağım sizlere. Bilen bilir resmi kıyafetlere meraklı değilim ama iş yerinde takım elbise giymem gerekli. Hepi topu 3 adet takımım olduğundan, dönüşümlü olarak kirlilik oranına göre giyiyordum. Baktım resmen yürüyen mikroba dönüşüyor takım elbiseler, bir kuru temizlemeye vereyim de kirlerinden arınsın dedim. Zaten ne olacak ki? Tanesini en fazla 5–10 liradan hallederim diyerek Cevahir’in içindeki DRY kuru temizlemenin yolunu tuttum. Kibar... devam...

Tribal Gizem’e Karşı, Ömer Kültürü

26 Nisan 2010

thumb

23 Nisan törenlerine bu sene Ömer’le Gizem damga vurdu desek yanlış olmaz sanırım. Olayı bilmeyenler için şöyle özetleyelim; Törenlerin devam etttiği sırada, o an yeşil sahada tüm diğer arkadaşları gibi tango yapması gereken Ömer’le Gizem çifti, Gizem’in Ömer’e trip yapmasından ötürü ortada kalakaldı. Önündeki koskocaman yıllar boyunca maruz kalmaktan kurtulamayacağı bu tavırla belki de ilk kez tanışan garip Ömerse, tüm iyi niyetiyle Gizem’i iknaya çalışmaktaydı. “Nolur Gizem” mi demedi, “Yalvarıyorum” mu demedi,... devam...

Sayfa 1 / 1412345Eski »
2004 ~ 2009 © FasulyedenKom - Mecmuanın Sokak Çocukları | RSS Feed | Eposta Abonelik | Site Haritası (XML) | Tema & Destek