Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gemilerde talim var

Bugün aldığımız muştulu bir habere göre, tosun arkadaşımız Deniz Kenarı'na düşmüştür. Kendisi artık bahriyelidir bu böyle biline, rakı-balık uğruna hazırdır ölmeye. Denizden komutanı çıksa yemesini, ayağını mayıs ayında ilk cemre…

Fasulyeden Muhabbetler III : Ağa

Ben bir “Ağa” bilirim, o da Taksim Cami’nin yan sokağında Hacı Abdullah’ın kankası “Ağa Restaurant”. Ne de güzel yaparlar özbek pilavını, yanında vişne kompostosu. Çık ordan ver kendini Tünel’e Galata’ya,…

Fasulyeden Muhabbetler II : Tosun

rehavet

Sizin için tembel hayvanları bile kıskandıracak derecede bir miskindir, kanı akmaz onun, aksa da kokmaz türden bir insan deniyor. Çok ağır ithamlar değil mi bunlar sizce de? Öncelikle bana bu fırsatı sunduğu için fasulyedenkom ailesine teşekkür ederim. Sorunuza gelecek olursak, tembel kelimesinden ne anladığınıza bağlı olarak değişir bu durum. Tembel kelimesini olumsuz bir sıfat olarak görebilen insanlarla zaten ben bu konuyu tartışmam bile. İnsanlık tarihi boyunca böyle olmuştur bu zaten, insanlar kendilerinden farklı olanı dışlayıp toplumdan uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Biz ağırkanlı insanlar, sizlerin deyiminizle tembeller, tembelliğimizden utanmıyoruz. Tembellik bir yaşam biçimidir. Tembel adam yaratıcı olur. Bakın tarihe, mucitlerin çoğunluğu tembellerden çıkmıştır. Zamanında atalarımız, ayağına üşenmeseydi, heryere yürüyerek gitselerdi, buhar gücünden tut, motorlu taşıtlara, oradan devam et toplu taşıma sistemlerine ve hatta akbile kadar bütün bu icatlar silsilesi nasıl gerçekleşeceğidi be adam? Antep'e deplasmana gitmek istediğinde dabanların şişmeyecek miydi? Tembellerin t*şaklarını yiyin lan...

Fasulyeden Muhabbetler – İlk Konuk: Dea

Öncelikle röportaja başlamadan bazı flu noktaları aydınlatmak istiyorum, size neden çirkin diyorlar? Vücudunuzda güzel bulduğunuz yerleri sıralar mısınız? Çirkin olduğum için olabilir mi? Hem güzellik dediğin nedir yani? Vücut filan bunlar boş işler. Bak Behlül’e on numara, lokum gibi çocuk da noluyor? Yengesine askıntı… Halimden memnunum valla. Ömrümün hiçbir noktasında dış görünüşüme önem vermedim, “aman iyi görüneyim” gibi dertlerim olmadı. Vücudumda değil de, kendimde güzel bulduğum tek şey budur herhalde. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da düsturum “Koy götüne, rahvan gitsin”Blog Ödülleri için onlarca tanımadık insana oy için yarandığınız iddialarına ne diyorsunuz? Hatta caddeajanı’nın siz olduğunuz ve rekabeti çekici kılmak için böyle bir plana başvurduğunuz söylendi Dahke tarafından. Ne diyeceksiniz?

Agbonlahor

Yediğimiz, içtiğimiz bize kalsın eyvallah da kardeşim bu fiyatlarla bize kalırsa çatlarım, o yüzden hemen üçüncü paragrafa gelmek istiyorum. Biz Avrupa kapılarında yok efendim uyum paketidir, vay efendim kriterlerdir savruladururken gerçekten Romanya’nın hangi vasfından dolayı almışlar bilemiyorum. Neyse madem almışlar dedik, hazır Euro’ya da geçmemişlerken bir görelim istedik siz fasulyeden okuyucuları için. Anekdot anekdot gidelim ki sıkmayalım.

Dostluk 0-1 İtfaiye

Uçaktan indiğim an karşıma çıkan çöl sıcağı başlarda beni maçın havasına sokamasa da sonrasında gazeteci edasıyla siz Fasulyeden okurları için maçtan notlar almaya başladım. Maçın önemi malum sol vurgusu ve işçi kardeşliği olduğundan sahadaki futbolla alakalı bir şey demeye gerek yok; zira sahada futbol yoktu. Peki neler vardı bu atmosfer içinde gelin beraber kurcalayalım.

Dikenli Yol

Gün içinde etrafımızda devamlı bir hapşurma sirkülasyonu oluyor ve peki ben bu çemberin neresindeyim? Herkese yetişemiyorum bazen, o yüzden kendime bir çap koydum. 3 metre yarıçaplı hayali çemberin ötekisinde insanların çok yaşayıp yaşamamalarıyla ilgilenmiyorum. Üzerimden öyle büyük bir yük kalktı ki, anlatamam size. Sırada, üçüncü kez art arda hapşuran bir insana birinci kez çok yaşa diyip ikincisinde koy götüne dedikten sonra üçüncüdeki tavrımız ne olmalı sorusu var. Dersen, ikincinin günahı neydi diye sormazlar mı adama?

Karışık Turşu

Kesinlikle yazmalıyım, çok fazla şey geçiyor beynimin hücrelerinden. Kovalar dolusu paylaşılacak anı, küvetler dolusu gülmekten kusturucu anekdot varken elim klavyeye gitmezse büyük ayıp olur.

Çek bir İzmir !

Hayatımıza renk katmak amacıyla yepyeni bir ütopyayla sizlerle beraberim. Bu sefer hedefimde askerliği daha cazip daha heyecanlı hale getirmek var. Hem haftasonu askere gidicek arkadaşları hem de yarın çekilecek Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi kuralarını aynı potada eritip ekmeğe sürmek istiyorum izninizle.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?