Bir kült olarak Cevahir Alışveriş ve Yaşam Merkezi

30 Mayıs 2014 gecesi saat 22:30 sularında yine ambulans sesleri ile inliyordu Cevahir Alışveriş Merkezi… Bu sesler Dünya’nın 6.büyük AVM’si için son 2 yılda, 4.intiharı ilam ediyordu.

Aramızdan ayrılanları, Gezi Olayları disiplini içerisinde alt altta yazmak ekolünü sürdürürsek,

30 Mayıs 2014 Hakan Burak Erkoca (25)
29 Ağustos 2013 Çağla Demir (22)
20 Temmuz 2013 Ayşegül Annakaya (31)
25 Mart 2012 Ümit Büyükçolak (33)

aramızdan ayrılmak için bu AVM’yi mekan olarak seçtiler ve tüketimin arasında, parkelerde bıraktılar son kanlarını. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

“Bi’ Bakar mısınız?” dediler, bakan olmadı…

fft5_mf315392
“Bi’ Bakar mısınız” eyleminden daha önce de bahsetmiştik. Engelli vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından birisi olan özgürce sokağa çıkma hakkı gasp ediliyor bu şehirde. Toplu taşıma araçlarında onlara yer yok, üst geçitlerimizde, alt geçitlerimizde, kaldırımlarımızda onlara yer yok! Daha da acısı Büyükşehir Belediye’nin bu konuda hiç bir çabası yok! Hadi eski durakları, geçitleri bir kenara koyalım ancak yüzyılın projesi olarak lanse edilen, milyonlarca dolara mal olan ve zoraki bir şekilde şehir ulaşımının en orta yerine, ana arterine bırakılan metrobüslerde engelli vatandaşların hayatını kolaylaştıracak bir tek çaba bile yok.

Bu manzaradan biz engelsizlerin utanmasını, Büyükşehir Belediye’nin konuya eğilmesini, ve kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlayan “Bi! Bakar mısınız?” ekibi dün Mecidiyeköy metrobüs durağındaydı. Amaç metrobüse binmeye çalışmak, bu uğurda harcanan çabaya rağmen, bunun mümkün olmadığını herkese göstermekti. Ancak bakın neler oldu:

Mecidiyeköy durağında toplanan ve metrobüse binmeye çalışan engelli vatandaşlarımızın kullanımı için ihale edilerek yapılan engelli asansörü her nedense çalışmıyordu. Engelli vatandaşlarımız tekerlekli sandalyeleriyle o tıklım tıkış merdivenlerden, çevrediklerin yardımlarıyla inmeye çalıştılar. Bu sırada merdivende yaşanan kalabalık gitgide arttı elbette. Yeni gelen ve yolcu indiren metrobüslerden binlerce insan da aynı merdiveni kullanmaya çalışınca izdiham yaşandı.

İşte ne olduysa o izdihamda oldu. Engelli vatandaşlarımız ezilme tehlikesi yaşarken, bir yandan da seslerini duyurmaya çalışıyorlardı. Çevreden ise sadece Türkiye ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz tepkiler geldi.

Sözge engelsiz vatandaşlar, engelli vatandaşlara “Eylem yapacak başka yer bulamadınız mı?” diye çıkıştı. Yetmedi, sinirlenenler “Ne işiniz var sokakta, evinizde otursanıza” diye eylemci engellileri azarladı. Yaşanan izdiham ve arbededen sonra polis olaya müdahale etti ve eylemcilerin eylemlerine son vermesini istedi. Eylemciler de metrobüse binmek istediklerini, binmeden eylemi bitirmeyeceklerini söyleyerek polisten yardım istedi. Polis de, yine sadece Türkiye’de ve Türkiye gibi geri kalmış toplumlarda yaşayabileceğiniz, tanık olabileceğiniz cevabını verdi: “Siz başlattınız, ben neden yardım edeyim?”

Burası Türkiye… Beylik laflara ve hamaset yüklü konuşmalara göre insan sevgisi ile yoğrulmuş büyük bir medeniyetin toprağı… Hoşgörü bizim göbek adımız… Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü… Burası Türkiye… Hoşgörü ve karşılıklı anlayışın anavatanı… Yüzyıllar boyunca 3 kıtaya hükmetmiş koskoca bir medeniyet… Şimdiler de ise metrobüs duraklarını idare edemeyecek, insanlarına insanca bir ulaşımı sunamayacak kadar zavallı ama koskoca bir medeniyet… Sokaklarında lafta engelsiz ama beyni engelli milyonlarca insan yaşayan Türkiye…

Burası Türkiye dostlarım, burda anlatılan insanlar bizim insanlarımız… Biziz onlar… Daha fazlası değil…

Fazlasını Oku

Bi’ Bakar mısınız?

4122098572_a42cab769f

Özürlüler Vakfı’nın yürüttüğü “Bi’ Bakar mısınız?” sosyal etkinliği bugün Cevizlibağ metrobüs durağındaydı. Basın mensuplarının yakından takip ettiği, Tan Sağtürk’ün de destek verdiği grubun amacı toplumun %12’sini oluşturan engelli vatandaşlarımızın kent yaşamında çektiği zorluklara dikkat çekmekti. Bu çerçevede tekerlekli sandalye kullanan veya görme engelli vatandaşımızın İstanbul’da bir yerden bir yere, toplu taşıma araçlarını kullanarak gitmek istemeleri karşısında nelerle karşılaşacağını görmek, göstermek, ses çıkarmak istiyorlardı.

Metrobüse ulaşmak için öncelikle o daracık merdivenlerden üst geçide çıkmak, ardından durağa inmek gerekiyordu. Ancak çevredeki insanların yardımı olmadan bu mümkün olamadı. Ardından turnikelerden geçmeleri gerekiyordu, ancak turnikeler bunun için uygun tasarlanmadıkları için tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlarımız oradan da geçemedi.

Özetle, engelli vatandaşlarımızdan da oy ve vergi toplayan “modern belediyecilik” sloganını dilinden düşürmeyen yerel yönetimin metrobüs projesi engelli vatandaşlarımıza hizmette sınıfta kaldı.

Bugün, hali hazırda hizmet veren metrobüs duraklarından sadece birkaçı engelli vatandaşlarımızın kullanımı için uygun durumda. Durağa yanaşan otobüse binmek, %100 sağlıklı bir insan için bile bu denli zorken, tekerlekli sandalye kullanan birisi için neredeyse imkansız.

Bu sayfalarda metrobüs projesi ile ilgili tonla yazı kaleme aldık. Projenin türlü eksiklerini, türlü hatalarını sayfalarca yazdık ama bir şeyi atladık. Metrobüs projesi bizim işaret ettiğimiz eksikleri giderse bile, bu şehre ait, bu şehrin sokaklarında, bu şehrin yollarında olması gereken, vergilerini veren milyonlarca engelli vatandaşımızın en önemli haklarını elinden alıyor: Ulaşım hakkını.

Bu insanlar merhamet istemiyor, bu insanlar hakkını istiyor. Umarım onların sesini duyan birileri vardır.

Fotoğrafların devamı şurada…

Fazlasını Oku

Metrobüs Zammının Detayları

Asrın projesi, Türk insanının Çin Seddi’nden sonra dünya kültür ve tarihine armağan ettiği ikinci büyük miras olan metrobüs’te ulaşım ücreti 2 liraya çıkartılmış. Günde 700.000 yolcu taşınıyor metrobüs ile. Tam bilet 2 lira, indirimli bilet 1 lira. Taşıma oranını 1/3 indirimli, 2/3 tam olarak düşünürsek (tamamen farazi, elimde istatistik yok) günde 1.166.700 TL gibi bir para ödüyoruz İstanbullular olarak. Ayda 35.000.000 TL; yılda 420.000.000 TL ediyor. Bir metrobüs aracı 1.200.000 Avro, yani 2.640.000 TL. Yani bir yıl boyunca ödediğimiz akbil ücreti ile 15.9 tane otobüs alabiliyor belediyemiz.

Bu metrobüs araçlarının ayda 1 tanesi mefta olduğuna göre (yine elimde veri yok, farazi konuşuyorum) yılda 12 araç kullanılmayacak duruma geliyor. Bu da demek ki, her yıl 3.9 tane otobüs karımız var.

5014

Otobüsleri satan firmanın genel müdürü “Bu araçlar 200 kişi taşır, 300’e de çıkabilir, bir bakmak lazım” demişti. Belediyemiz de baktı, ölçtü, biçti, 300’e çıkıyor. 400, 500 filan gık demiyor. 600 kişi koysan gene taşıyor. Şimdi hedef bu sayıyı 1000’e çıkarmak. Yıl sonuna kadar çıkar diye ümit ediyoruz. Olumlu düşünelim, yolcu sayımız 1000’e çıkarsa alabileceğimiz 3.9 otobüsle 3900 yolcu fazladan taşırız ki, bu rakam karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum. Tabii bu fazladan taşıyacağımız 3900 yolcu da 2 lira ödeyecek elbette. Hasılat artıyor, dolayısıyla bir sene sonra 15.9 değil, 16 tane otobüs bile alabiliyoruz.

Ohaa süper olmuş bu zam. Çok sevindim ben. Teşekkürler Topbaş. Teşekkürler İETT!

Fazlasını Oku

İstanbul Trafiğinin Sonu

İstanbul trafiğinin hali ne olacak bilmiyorum. Ama şöyle bir tahminim var. Sene 2015 mi olur 2020 mi, 50 mi bilmem. Ancak herhangi bir gün (muhtemelen Cuma), bir saatte (muhtemelen iş çıkışı) tüm yollar, ana arterler, ara yollar, sapaklar, viyadükler, kavşaklar da dahil her yer tıkanacak. Ee trafiğin ilerlemesi dediğimiz şey de, senin arabanla önündekinin yarattığı boşluğa doğru yol alman olduğuna göre; işte bu an geldiğinde, trafik tamamen durduğunda, o arabaların gidecekleri hiçbir yer olmadığında, o gün herkes kontak kapatacak, arabasını bırakacak ve mucizevi bir şey olacak: Herkes yürümeye başlayacak. Belki de insanoğlunun gördüğü en büyük devrim bu olacak.

Sonra yeni ulaşım yolları bulacağız. Çünkü o binlerce aracı ordan kaldırmak hiç mümkün olamayacak. Gelecek nesiller yaptıkları kazılardan çıkan bu karmaşayı nasıl başarabildiğimizi araştırmak için, tıpkı bizim piramitleri anlamaya çalışmak için yaptıklarımız gibi, arkeoloji antropoloji bilimine ciddi bir önem verecekler. Buna eminim.

Trafik vs. Boşaltım Sistemi

Trafik demişken, burdan devam edelim. Cuma günü öğleden sonra Kavacık taraflarında sanırım bir tır devrildi ve tüm İstanbul, o gün İstanbul’da o trafiğe tanıklık etmeyenler için bir kez daha vurguluyorum tüm İstanbul kilitlendi. Öğleden sonra devrilen tırın kaldırılması işlemi gavurun drive-time dediği yoğun saatlere kadar sürdüğü için tüm şehir bir karmaşanın içinde kavruldu gitti. İnsanlar pek de hazırlıklı olmadan trafikte saatlerce mahsur kaldılar.

Bu gibi durumlarda aracında acıkan, susayan, çişi gelen insanlar var ya, onları düşünüyorum. Hadi acıkmak, susamak filan tahammül edilebilir dertler ama, sahiden trafikte, otobanda çişi gelen bir insan ne yapar? Erkeksen tamam, çeker kenara çalıların arasına işer geçersin. Gören olsa bile, kimse bir şey demez. Ama ya kadınsan mesela? Nasıl giricen lan çalıların arasına, adamı 3 kere söküp takmazlar mı orda?

Cuma günü, yanılmıyorsam Alem FM’di, Nihat Sırdar’ın programı. Kadının birisi kısa mesaj attı, arabasının koltuğuna işemiş. Önce güldüm de, ama düşününce zor be abi, acınacak bir haldesin, tek kurtuluşun öyleeee salıvermek belki de. Elbiseleri filan neyse, o hallolur da araba koltuğunu nasıl temizleteceksin? Bizim ufak oğlan işemiş dersin heralde yıkamacıya. Garip.

İşemek de tamam eyvallah, ya daha büyük ve katı bir baskıyla karşı karşıya kalırsan? Hahah, tamam tamam sustum.

Fazlasını Oku

Metrobüs Islah Projesi

Metrobüs malumunuz, asrın projesi. İstanbul’un en batıdaki merkezlerinden Avcılar ile, Anadolu’da en yoğun merkezi Kadıköy’ü E5 otoyolu üzerinden birleştiriyor. O hat üzerinde Küçükçekmece, Bakırköy, Şirinevler, Merter, Cevizlibağ, Edirnekapı, Okmeydanı, Mecidiyeköy, Zincirlikuyu ve Boğaz Köprüsü var. Yaşanan yoğunluğu ve bu yoğunluğa “Vallaha bu kadar insan beklemiyorduk” cevabı veren yetkilileri daha önce yazdık. Yaşanan insanlıkdışı yoğunluğa kısa vadede bir çözümü olmadığından dem vuruyorlardı. Lakin, ben sanırım bu sabah o kısa vadeli çözümü buldum. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku

Bak Allah’ın işine…

Yüzyılın projesi Metrobüs’ün değil insan, hayvan bile taşınmayacak kadar insan yığması sistemi üzerine buralarda defalarca kelam ettik. Geçtiğimiz günlerde de tıklım tıklım otobüste bir vatandaşımız ne yazık ki, fenalaşarak kalp krizi geçirdi ve öldü. Konu ulusal basına taşınınca İETT Genel Müdürü, metrobüs hattında 300 aracın hizmet verdiğini, beklediklerinden daha fazla talep olması nedeniyle otobüslerin çok yoğun olduğunu, ancak altyapının daha fazla otobüs ve daha fazla seferi kaldıracak durumda olmadığı için bu yoğunluğun çözümü olmadığını ifade etti. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku