kişisel « FasulyedenKom

kişisel etiketine ait yazılar

Şişko Patates, Yarım Kilo Domates

3 Ağustos 2010

thumb

Lise zamanlarımda kaburgalarımın tek tek sayıldığı bir fani iken, tartının üstüne çıktığımda 3 haneli rakamlara ramak kaldığını görünce kararımı verdim. Artık kilo vermenin zamanı geldi. Şişman ve kilolu esprilerine “kemiklerim iri oğlum” kontrası ile cevap vermekten sıkıldım. Zaten o espri de Tosun’dan çalıntı. İnsanın kendi ile barışık olması da bir yere kadar arkadaş. Hep bu Tosun’un yüzünden. Böyle bir hevesle başlayıp sıkıldığım çok şey oldu. Dört defa İngilizce kursuna başlayıp –şu yazıyı yazarken... devam...

Deli Dumrul

27 Haziran 2010

thumb

Bilgisayara her oturduğumda muhakkak ucubik bazı dosyaların bana yeni sürümleri servis ediliyor. eskisini çılgın gibi sürüyormuşcasına sanki. Gerçi antivirüs programlarında işe yarayabilir ama yani serdeki üşengeçlik sanal platformlara da yansıyor ve basıyorsun o meşum daha sonra hatırlat tuşuna. İnsanoğlu normal hayatında da bir şeyleri muhakkak erteliyor, aman sonra yaparımcılık damarlarımızdan akıyor. Bizi dürten kesim olmasa kirli sepetinde boğulmamız, yıkanmamış teflondan zehirlenmemiz pek olasılıksız gözükmüyor. O kitabı da... devam...

Slm ben Twitter’dan!

25 Haziran 2010

thumb

İlk yazım, kim bu ibne gevşek kalemli, gelmiş bize amarikan icadı sosyal paylaşım dertlerini anlatıyor demeyin, hak vermeye çalışın anlayın beni. Lanet olası bomboş bir akşamdı, öyle bir saatti ki yapabileceğin işler için ya çok geç ya da zaman yok; yeni popüler şeylerle uğraşacaksın. Girdim egomu seveyim ne kadar site varsa hepsinin adımla soyadımla facebook.com/adımsoyadım’lı kurumsal bir adresini alayım dedim. Ve friendfeed, formspring derken twittera da giriverdim. Şöyle yan yana sekmeler açıp gurur duydum kendimle. Vay bee facebookla... devam...

Aksi İstikamet

15 Haziran 2010

thumb

 Kişisel aptallık tarihimize damga vuran olayları insanlara anlatmazsak başkalarını uyarmamış ve onların aptallık tarihlerine dolaylı yoldan müdahele etmiş oluruz. Zaten insanlık özeleştiri mekanizmasını az düzgün kullansa hem bu kadar fatura gelmez hem de üç beş biriktirmiş oluruz. Burda bir anlam kayması yaşadım sanırım, haziran dönemine girince beynimde yanan sönen ucuz uçak bileti kırmızı ışığından kaynaklandığını düşünüyorum. Canoğlan Askerde Bu yaz döneminin benim için tek önemli noktası militari görevlerimin kapıya... devam...

Sıradan

24 Mayıs 2010

thumb

Monoton kelimesinin dilimizdeki karşılığı ne ola acaba? Tekdüze deyince ihtiyacamızı karşılayacak herhalde. Bu aralar düşünecek çok vaktim olduğundan, oturup hayatımı düşünüyorum. Bugünü, dünü, yarını. Neticede bir çeşit kölelik düzeninin içinde dönüp durduğumdan son bir kaç aydır, zamandan bol şey yok şu aralar. Ben de kendimi verdim düşünmeye, verdim düşünmeye, ki düşünmeyi de severim mirim. Neticede düşünmek dediğin var olmanın temeli, ve dahi dayanılmaz hafifliği. İnsan hep kendisini düşünür ya, ben de kendimden... devam...

Seni Yeneceğim Cevahir!

6 Mayıs 2010

thumb

Ey ahali bu para düzeni, bu AVM sistemi dağ gibi delikanlıyı nasıl muma çevirir, nasıl yolar onu anlatacağım sizlere. Bilen bilir resmi kıyafetlere meraklı değilim ama iş yerinde takım elbise giymem gerekli. Hepi topu 3 adet takımım olduğundan, dönüşümlü olarak kirlilik oranına göre giyiyordum. Baktım resmen yürüyen mikroba dönüşüyor takım elbiseler, bir kuru temizlemeye vereyim de kirlerinden arınsın dedim. Zaten ne olacak ki? Tanesini en fazla 5–10 liradan hallederim diyerek Cevahir’in içindeki DRY kuru temizlemenin yolunu tuttum. Kibar... devam...

Kendimle Konuşurken

8 Şubat 2010

thumb

“Karanlıktan korkan bir çocuk masumluğuyla mutluluktan korkarsın. Sen busun…” İltifat mıydı bu, yoksa aşağılıyor muydu beni? O anda aklından ne geçiyordu? Sormadım. Soramazdım çünkü. Bambaşka şeyler vardı aklımda konuşacak. Neredeyse bir yıl oluyordu onu görmeyeli. Özlemiştim. Çok özlemiştim. Hep yanıbaşınızda olmasını istediğiniz insanlar vardır ya hayatınızda, hani hayatınızdaki mihenk taşlarından birisi olarak gördüğünüz… “Hayatım bir şekilde onunkiyle keşismeseydi, ben ben olamayacaktım.”... devam...

Yazmayalı da epey olmuş be günlük!

31 Ocak 2010

thumb

“Sana da yazmayalı epey oldu be günlük!” diyordu ortaokullu bir genç uzak bir coğrafyada… Ben mi? Yok canım, şimdi elle, kodla yarattığımız bir internet sitesine 3-5 gün yazmadık diye pişmanlık mı duyalım? Duyalım tabii, eşşoğlusu! Yazmıyoruz etmiyoruz ama, neler neler yaşıyoruz bir bilsen be günlük! (Haha, bak hala!) Hacı ben şimdi sigarayı bırakmış ve neredeyse bir aydan beri içmeyen birisi olarak abur cubura verdim kendimi. Eti Hoşbeş, Crunch çikolatalı gofret, tuzlu fıstık yemediğim, cola içmediğim gün yok neredeyse…... devam...

Yılbaşı çekilişleri yasaklansın!

30 Aralık 2009

thumb

Yazının ana fikrini en baştan vereyim de, içinde kalmasın: Her sene sonunda ilkokul seviyesinden tutun da, 35 ülkede 80 yıldır faaliyet gösteren çok uluslu bir şirketin plazasına kadar, toplumun her, ama bakın abartmıyorum, her kademesini esir alan bu yılbaşı çekilişlerine derhal son verilsin! MGK tavsiye niteliğinde karar mı alır, Bakanlar Kurulu acil gündemle mi toplanır, Cemil Çiçek toplantı sonrası o melul bakışlarıyla açıklama mı yapar, Bülent Arınç “durun bakalım, arkasından neler çıkacağını hep birlikte göreceğiz” mi... devam...

Otur Da (,) Efendi Gibi (,) Yadırgasınlar Seni.

25 Aralık 2009

thumb

Zor oluyor böyle yazıların girizgahı. Ne yazsan yapmacık kalıyor. İyi bir giriş yapma kasıntısı şiirleştiriyor yazıyı. İyi bir şey değil yazının şiirleşmesi bana sorarsanız. Sormazsınız biliyorum, olsun. Güzel değil. Ben aslında insanın hayattaki öncelikleri, bu önceliklerin değişkenliği hakkında konuşmak istiyorum. Önceliğin bir günde, bir haftada, belki bir yılda değişmesi demek; yadırganmak demek. Yadırgayan kendinde bu hakkı görebiliyor. Ben de yadırgayan oluyorum çok zaman, yaptığım şeyi absürd bulmuyorum, veriyorum yadırgıyı,... devam...

Sayfa 1 / 1112345Eski »
2004 ~ 2009 © FasulyedenKom - Mecmuanın Sokak Çocukları | RSS Feed | Eposta Abonelik | Site Haritası (XML) | Tema & Destek