Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Tedbil-i Mekan’da Ferahlık Vardır…

Sitenin eski yapılanmasını bilenler biliyordu, bilmeyenler için de kısa bir özet geçelim, operasyon merkezimiz Avcılar olmak üzere; dellez ve Altar ikilisi İstanbul’un serhad beyliği Başakşehir’de, igor ve lentini ikilisi ise organizasyonel takım olarak bol promilli gecelerin semti Kasımpaşa’da ikamet ediyorlardı. Diğer saha muhabirlerimizin bu konuyla çok fazla ilgisi olmadığından kelli onları tek tek saymıyorum.

Her tür hediye kabulümüzdür

Ne zamandır aklımda ama fırsat bulup yazamadım. Sanıyorum ki Blog Ödülleri 2009 yarışmasıyla birlikte, reklam ajanslarının da bloglara gösterdiği ilginin tavan yapmasından hareketle; FasulyedenKom çeşitli ajansların ürün tanıtım, lansman, davet,…

Gemilerde talim var

Bugün aldığımız muştulu bir habere göre, tosun arkadaşımız Deniz Kenarı'na düşmüştür. Kendisi artık bahriyelidir bu böyle biline, rakı-balık uğruna hazırdır ölmeye. Denizden komutanı çıksa yemesini, ayağını mayıs ayında ilk cemre…

Chuck Anlatıyor: “Fasülyeden’de sevilmedim”

FasulyedenKom'un genç yazarı Chuck, site yönetimine verdi veriştirdi! Sık sık yeterli ilgiyi göremediğinden dem vuran yetenekli yazar; site yönetiminin gerici ve bağnaz bir yayıncılık anlayışını benimsemiş olduğu açıklamasını yaptı. "DEA'NİN ARTIK MODASI…

Fasulyeden Muhabbetler III : Ağa

Ben bir “Ağa” bilirim, o da Taksim Cami’nin yan sokağında Hacı Abdullah’ın kankası “Ağa Restaurant”. Ne de güzel yaparlar özbek pilavını, yanında vişne kompostosu. Çık ordan ver kendini Tünel’e Galata’ya,…

Fasulyeden Muhabbetler II : Tosun

rehavet

Sizin için tembel hayvanları bile kıskandıracak derecede bir miskindir, kanı akmaz onun, aksa da kokmaz türden bir insan deniyor. Çok ağır ithamlar değil mi bunlar sizce de? Öncelikle bana bu fırsatı sunduğu için fasulyedenkom ailesine teşekkür ederim. Sorunuza gelecek olursak, tembel kelimesinden ne anladığınıza bağlı olarak değişir bu durum. Tembel kelimesini olumsuz bir sıfat olarak görebilen insanlarla zaten ben bu konuyu tartışmam bile. İnsanlık tarihi boyunca böyle olmuştur bu zaten, insanlar kendilerinden farklı olanı dışlayıp toplumdan uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Biz ağırkanlı insanlar, sizlerin deyiminizle tembeller, tembelliğimizden utanmıyoruz. Tembellik bir yaşam biçimidir. Tembel adam yaratıcı olur. Bakın tarihe, mucitlerin çoğunluğu tembellerden çıkmıştır. Zamanında atalarımız, ayağına üşenmeseydi, heryere yürüyerek gitselerdi, buhar gücünden tut, motorlu taşıtlara, oradan devam et toplu taşıma sistemlerine ve hatta akbile kadar bütün bu icatlar silsilesi nasıl gerçekleşeceğidi be adam? Antep'e deplasmana gitmek istediğinde dabanların şişmeyecek miydi? Tembellerin t*şaklarını yiyin lan...

İyi ki doğdun Tayfa!

Beyazıt'ta, Avcılar'da, deplasmana giderken yan koltukta, Kadıköy'e geçerken vapurda, nizamiyenin kapısında, Nevizade'de biranın yanında, ameliyathane önünde voltada, hatta kabristanda fatiha'da, kah orda kah burda ama 8 yıldır omuz omuza...

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?