canoglan « FasulyedenKom

Deli Dumrul

27 Haziran 2010

thumb

Bilgisayara her oturduğumda muhakkak ucubik bazı dosyaların bana yeni sürümleri servis ediliyor. eskisini çılgın gibi sürüyormuşcasına sanki. Gerçi antivirüs programlarında işe yarayabilir ama yani serdeki üşengeçlik sanal platformlara da yansıyor ve basıyorsun o meşum daha sonra hatırlat tuşuna. İnsanoğlu normal hayatında da bir şeyleri muhakkak erteliyor, aman sonra yaparımcılık damarlarımızdan akıyor. Bizi dürten kesim olmasa kirli sepetinde boğulmamız, yıkanmamış teflondan zehirlenmemiz pek olasılıksız gözükmüyor. O kitabı da... devam...

“Artık Yoruldum”

16 Haziran 2010

thumb

Uzun zamandır yapmak istediğim bir röportajdı. Kendisine ulaşabilmek için çok kazalar yaptım, kafamı duvarlara vurdum ve sonunda istediğimi elde ettim. Randevu almak gerekiyordu aldım, intihar edenlere yüzünü göstermiyordu saygı duydum. Prensipli bir adam, karşı gelsen o dakika seni küşleme yapar, ekmek banar. Sırat Köprüsü’nün yakınlarında ateş kenarında bir kafede buluştuk, off the record olmasını istediğinden herhangi bir kayıt aleti de almadım yanıma dolayısıyla aklıma kalanları sizlere aktarıcam. Herkesin merak ettiği soruyla... devam...

Aksi İstikamet

15 Haziran 2010

thumb

 Kişisel aptallık tarihimize damga vuran olayları insanlara anlatmazsak başkalarını uyarmamış ve onların aptallık tarihlerine dolaylı yoldan müdahele etmiş oluruz. Zaten insanlık özeleştiri mekanizmasını az düzgün kullansa hem bu kadar fatura gelmez hem de üç beş biriktirmiş oluruz. Burda bir anlam kayması yaşadım sanırım, haziran dönemine girince beynimde yanan sönen ucuz uçak bileti kırmızı ışığından kaynaklandığını düşünüyorum. Canoğlan Askerde Bu yaz döneminin benim için tek önemli noktası militari görevlerimin kapıya... devam...

Asai ve Mavai Üzümleri

3 Mayıs 2010

thumb

İllegalliğin dayanılmaz cazibesi adı altında güzellemeler yapmak anarşizme hafiften yanlama çalışmaları olarak da ele alınabilir pekala, yurtdışında trenlere bilet almadan binmeye de tam bu noktada parmak basmak istiyorum. Cezası 40 euro evet, ama kesinlikle değer bu adrenaline. Bir keresinde bir hırvat, iki türk ve bir zimbabweli aynı kervangeçmez bir tren durağında inmiş ve sağa sola boş gözlerle bakarken anlamıştık birbirimizin kontrolörün ilerde belirmesinden dolayı bu durakta indiğimizi. Sen anlat ben dinleyeyim Africa, ben anlatayım... devam...

Derinlemesine ruh analizi

7 Ocak 2010

thumb

Kabul ediyorum, chuck’un güçlü kalemi beni de bu yazıyı yazmaya tetikledi. Bu edebi oyuna ne deniyordu acaba? Şu sıralar güçlü kalemin cesur klavyeye evrilme zamanıdır bence. Her şey hızlıca ilerlerken, edebiyatın yerinde sayması düşünülemez. Elbette ki geri gidecektir. Kim en son birine bir şeyler karaladı A4 kağıda? Hem A4 nedir beyler, kendimizi kandırmayalım onun adı yıllar yılı papirüs olarak anıldı, şimdi ne bu sembolizm çabası? Yakında yazma yetisini kaybedecek insanoğlu, amına koyim’in kısaltmaları klavyelerde yerlerini alıcak.... devam...

Fasulyeden Muhabbetler IV : Altar Tuco bin Samsa

12 Aralık 2009

thumb

İnsanlara Altar’ ın en belirgin özelliği nedir diye sorsak, yüzde doksan oranında çok keskin köpek dişleri vardır cevabı alırız. Bir insanın sadece bu farklılığıyla anılması ben bu hayatta bir şeyleri yanlış yapıyorum ama neyi diye sorgulamasına yol açar mı? Kimilerince nefretle, kimilerince sevgi ile anıldığımız doğrudur. Ancak bunu kalsiyuma indirgeyen tek kişi sensin. Her zamanki gibi realitede tek alkışlayanı sen olan sağlıksız fikirlerini, genele yayarak sanal destekçilerin adına çoğul konuşuyorsun. Şizofren olman, gerek... devam...

Gemilerde talim var

10 Aralık 2009

thumb

Bugün aldığımız muştulu bir habere göre, tosun arkadaşımız Deniz Kenarı’na düşmüştür. Kendisi artık bahriyelidir bu böyle biline, rakı-balık uğruna hazırdır ölmeye. Denizden komutanı çıksa yemesini, ayağını mayıs ayında ilk cemre düştüğünde suya çipçip sokmasını, yaslı gidip şen dönmesini, Cuma akşamı son kez Süt Kardeşler’i izlemesini, boş bulduğu bir vakitte tayfasıyla beraber Pao deplasmanı tatbikatı yapıp en azından karşı kıyıya üç beş bira şişesi fırlatmasını diliyor, uzun dönem askerliğinde... devam...

Fasulyeden Muhabbetler III : Ağa

20 Kasım 2009

thumb

Ben bir “Ağa” bilirim, o da Taksim Cami’nin yan sokağında Hacı Abdullah’ın kankası “Ağa Restaurant”. Ne de güzel yaparlar özbek pilavını, yanında vişne kompostosu. Çık ordan ver kendini Tünel’e Galata’ya, gez Mısır Çarşısı’nda Sirkeci’de. Akşamına bir mırra söyle Tophane’de, nargile üfle. Benim bildiğim ağalık böyle olur, peki seninki nasıl oluyor açıklar mısın? Bu Ağa’nın hikayesi şu. Biliyorsun Fasulyeden’deki bu tayfa sabah akşam Türk dizileri izleyen adamlar. Sabah akşam bu dizide şu hatunu şu... devam...

Fasulyeden Muhabbetler II : Tosun

13 Kasım 2009

thumb

Sizin için tembel hayvanları bile kıskandıracak derecede bir miskindir, kanı akmaz onun, aksa da kokmaz türden bir insan deniyor. Çok ağır ithamlar değil mi bunlar sizce de? Öncelikle bana bu fırsatı sunduğu için fasulyedenkom ailesine teşekkür ederim. Sorunuza gelecek olursak, tembel kelimesinden ne anladığınıza bağlı olarak değişir bu durum. Tembel kelimesini olumsuz bir sıfat olarak görebilen insanlarla zaten ben bu konuyu tartışmam bile. İnsanlık tarihi boyunca böyle olmuştur bu zaten, insanlar kendilerinden farklı olanı dışlayıp toplumdan... devam...

Fasulyeden Muhabbetler – İlk Konuk: Dea

7 Kasım 2009

thumb

Öncelikle röportaja başlamadan bazı flu noktaları aydınlatmak istiyorum, size neden çirkin diyorlar? Vücudunuzda güzel bulduğunuz yerleri sıralar mısınız? Çirkin olduğum için olabilir mi? Hem güzellik dediğin nedir yani? Vücut filan bunlar boş işler. Bak Behlül’e on numara, lokum gibi çocuk da noluyor? Yengesine askıntı… Halimden memnunum valla. Ömrümün hiçbir noktasında dış görünüşüme önem vermedim, “aman iyi görüneyim” gibi dertlerim olmadı. Vücudumda değil de, kendimde güzel bulduğum tek şey budur herhalde. Her konuda... devam...

Sayfa 1 / 512345
2004 ~ 2009 © FasulyedenKom - Mecmuanın Sokak Çocukları | RSS Feed | Eposta Abonelik | Site Haritası (XML) | Tema & Destek