Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Demir Yüzük

Vakt-i zamanında bir ay Kanada sürgünü yemiştim. Hemen çemkirme, "bir ay yurtdışında kalmışsın işte nesini beğenmiyorsun" diye, şartları anlatsam aklın çıkar. Ama sırf aklında canlansın diye ufak bir örnek vereceğim, kışın ortasında gittiğimden kelli, termometrede -30° C görmüşlüğüm var, ki ben normalde soğuğu seven bir insanım. Var sen düşün gerisini... Neyse, gündüz birlikte mesai yaptığımız arkadaşlarla iş çıkışı bir bara gitmişiz. Sohbet, muhabbet, goy goy derken gözüm masadaki Kanadalı gençlerin ellerine takılıyor. Tek tek görünce çok dikkatimi çekmemiş herhalde, ancak masada toplu halde görünce bir ürperme alıyor beni. Hemen hepsinin (yaklaşık bir sayı vermek gerekirse altısının birden falan) serçe parmağında ince bir yüzük var. Altın olmadığı belli, belki beyaz altın falan gibi, ama sarı altın değil. Üstelik taşsız, işlemesiz, dümdüz bildiğin yüzük. Şunun gibi bir şey işte:

Bu savaş bizim savaşımız değil!

Dün öğle saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı, resmi internet sitesinden bir savaş uçağı ile iletişimin kesildiğini açıkladı. Saat 2 civarıydı yanılmıyorsam. İlk haberler, savaş uçağının düştüğü ekseninden yapılmıştı, öyle okuduk, öyle sandık. Akşam saatlerine doğru ise, medyada uçağı Suriye’nin düşürmüş olabileceği konuşulmaya başlandı. Asker, hükümet, yetkililer, herkes sessizliğini koruyor, herhangi bir açıklama yapmıyordu. Zira başbakan Brezilya’dan dönmekteydi. Dönsün diye bekledik. Kendisi dönünce havaalanından “Düştü mü, düşürüldü mü bilmiyorum; Suriye özür diledi mi, neden diledi, bilmiyorum” tadında açıklamalar yaptı ve konuyu görüşmek için Genelkurmay, Dışişleri, Milli İstihbarat gibi kurumların katıldığı bir zirveye geçti. Bu kez de zirve bitsin diye bekledik. Zirve sürerken yabancı basın Suriye’nin Türk uçağını vurduğunu flaş haber olarak geçmekteydi. Tedirginlik içinde bekledik.

“3 günde çıkarırız”

17 Mayıs 2010'da Zonguldak'ta "sigara" yüzünden olduğu açıklanan, devletin %30, işletici firmanın %70 kusurlu olduğu ama kasıt olmadığı vurgulanan Grizu patlaması nedeniyle göçen madende 30 madencimizi kaybettik. 2 madencimizin cesetlerine ulaşılamadı. Devlet, 2 madencinin cenazesini aradan geçen 5 ayda o göçükten çıkaramadı; üstüne üstlük utanmadan, arlanmadan çıkıp Tv karşısında "Güzel öldüler" dedi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı.

2. Tur Tahminleri Buraya…

Grup maçlarının sona ermesinin ardından, zerre ara vermeden 2. tur maçlarına çıkıyoruz. Futbol çok enteresan bir oyun hakikaten... Lafı fazla uzatmadan hemen tahmin formunu koyuyorum. Ve tabii ki dikkatinizi çektiği üzere skorun yanı sıra penaltı atışları içinde bir tahmin kutusu var. Bu kısıma yazacağınız şey, olası penaltı atışlarının nasıl sonuçlanacağı. Tabii ki, aklı başında, bilimsel, mantık süzgecinden geçen bir değerlendirmeye tabii olmayacak kadar havada olan bir konu. Yani, oha pes a.k. penaltıları nerden bilelim dediğinizi duyar gibiyim. Ama sallayın abi işte, maksat bu değil mi zaten. Her şeyi olduğu gibi, bunu da sallayacağız.

Son 16 şekillenirken…

Bilmiyorum aynı fikirde misiniz ama, bu tahmin yarışmasından ben çok keyif alıyorum. Umuyorum ki, herkes aynı kanaattedir. Grup maçları da büyük bir hızla devam ederken, grup sonrası eşleşmeleri yavaş yavaş tabloya yerleştirelim. Aslanım kaplanım Uruguay gol yemeden grubu lider bitirdi ve B grubun ikincisi Güney Kore ile eşleşti. şahsi arzum B grubundan Nijerya'nın çıkması idi ama ne yazık ki, son maça çıkarken ele geçirdikleri şansı kullanamadılar ve twitterdan okuduğuma göre çok komik bir gol kaçırmışlar. Netice itibariyle yazık oldu. Uruguay'ın Kore'yi rahat geçeceğini ve çeyrek finale adını yazdıracağını düşünüyorum.

Dünya Kupası Tahmin Yarışması

Biraz geç kaldık, 11 maç geride kaldı ama turnuvanın 5. günü itibariyleFasulyedenKom Dünya Kupası Tahmin Yarışması başlıyor. Dünya Kupası'nda kalan maçlarla ilgili skor tahminlerini aşağıdaki formla iletebilirsiniz. Aşağıdaki form sadece…

Dünya Kupası Takip Başlığı

FasulyedenKom'dan dev hizmet anasını satayım. Madem 47 ayın sultanı Dünya Kupası başlamış; madem günde 3 defa ekran başına geçiyor; madem elimizden birayı, cipsi, çerezi eksik etmiyoruz; madem Vuvuzela beynimizi kemiresiye…

81 Düzce 82 Hayfa 83 Tel Aviv

Filistin konusundaki düşüncelerimi Ocak 2009’da yazmıştım. Hala daha arkasında duruyorum. Ordan hareketle, Türkiye’nin, Filistin’in ve daha da ötesinde Hamas’ın hamisi rolünü kendisine biçmesi beni çok da mutlu etmiyor. Ve hatta, bu yardım konvoyunun parçalarından ve gün itibariyle kilit isimlerinden birisi olan İnsani Yardım Vakfı’na da sempati beslemiyorum. Amacı sadece Müslümanlara yardım olan, gittikleri Müslüman olmayan coğrafyalarda bulunma amaçlarını da “İslam’ın güzelliklerini öğretmek için buradayız” diye açıklayan bir sivil toplum örgütünün derdiğin insani değil, islami yardım olduğunu düşünmekteyim. Ama elbette, benim İHH’ye ve Türkiye’nin Filistin konusundaki rolüne olan muhalefetim, keskin bir abluka altındaki Gazze’ye insani yardımın şart olduğunu, İsrail denen katil devletin ablukasının kırılması için birşeyler yapmanın elzem olduğu gerçeğini değiştirmez.

Asai ve Mavai Üzümleri

İllegalliğin dayanılmaz cazibesi adı altında güzellemeler yapmak anarşizme hafiften yanlama çalışmaları olarak da ele alınabilir pekala, yurtdışında trenlere bilet almadan binmeye de tam bu noktada parmak basmak istiyorum. Cezası 40…

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?