Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Birleşin!

Kürt kimliği üzerindeki baskıları kaldırdığın için, Ülkeyi bir şantiye sahasına çevirip, duble yollar, viyadükler, köprüler, alt geçitler yaptığın için, Türk Ticaret Kanununda yaptığın köklü değişiklikler ile ticareti teşvik ettiğin için, Özel sektör ve teşebbüslerine verdiğin destek ile sermayeyi güçlendirdiğin, devletin denetleyici olduğunun altını çizdiğin için, Türk sporuna, özellikle tesisleşme konusunda verdiğin üstün hizmetler için, Olimpiyat Stadı gibi bir garabeti yapan senden önceki hükümetlere, TT Arena’dan, Anadolu’daki birçok stada kadar cevap verdiğin için, Ordunun, askerin demokrasilerde ve siyasette yeri olmadığını en sert biçimde muhalefet ettiğin ve engellediğin için,

Welcome to Turkey Mr. President

Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni başkanı Barack Obama sonunda Türkiye’de. Tüm ulusumuza hayırlı olsun. Bu gelişle ilgili olarak en sonda söylemeyi düşündüğüm şeyi, bir çırpıda ifade edeyim: Sakın, ama sakın Obama’nın şehrinizde olduğu saatlerde trafiğe çıkmayın. Heder olur gidersiniz asfalt üzerinde yeminlen... Bu çok önemli uyarının ardından bu ziyaret münasebetiyle çok çok sayın, çok çok değerli Başkan Obama’ya iki kelam etmek niyetindeyim. Edeyim o halde.

AKP’nin Tübitak Mücadelesi

Bu sayfalarda pek sık alıntı yazıya yer vermiyoruz aslında. Lakin zaman zaman başka mecralarda yazılan bir çok yazıyı da koymak için can atıyorum açıkcası. Bu gibi durumlarda kendimce bazı kriterler ve eşik koyarak, o kriterleri ve eşiği aşan yazılara yer vermekte fayda var. İlk kriter, elbette, "başka bir mecrada, FasulyedenKom'dan haberdar olmayan birisi tarafından yazılan yazıyı buraya almanın kime ne faydası var?" şeklinde. Son günlerde üzerine oldukça kelam edilen kurum Tübitak hakkında, ek$isozluk'te rastgeldiğim harika bir derleme var. Haftanın en beğenilen yazılarından birisi olmuş hatta. Paylaşmak boynumuzun borcu olsun. Körü körüne muhalefetten rahatsız olanlar var ya, onlara da "Bu zihniyetle körü körüne ya da değil, ölümüne muhalefet etmezsek kaybedeceğiz" diyor, büyük Türk politikacısı Nihat Doğan'ın şu sözleriyle giriş kısmını noktalıyorum: "Şerefiniz varsa AK Parti'ye oy vereceksiniz"

SS Subayı Sosyal Demokrat

Bu ülkenin en büyük eksiği muhalefet. Akp nin bu kadar güçlü olmasının sebebi muhalefet eksikliğidir. Alın size sosyal demokrat muhalefetimiz. Bir insanı eleştirebilirsin, sevmeyebilirsin ama her işin bir ahlakı var arkadaş. Canan Arıtman'ın gündem yaratan (!) açıklamalarını okumuşsunuzdur. "Özür diliyorum" kampanayasını başlatanların bu cesareti Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyaretinden aldığını söylüyor ve ekliyor: “Cumhurbaşkanı’nın bu kampanyayı desteklediği görülüyor. Abdullah Gül, cumhurun, yani Türk milletinin cumhurbaşkanlığını yapsın, etnik kökeninin değil. Cumhurbaşkanı’nın anne tarafından etnik kökenini araştırın görürsünüz.”

Cumhurbaşkanı Ermenistan’da…

Abdullah Gül yazılarından da sıkılmıyor değilim aslında. Ama o makama yakışmayan adamın, o makama yakışmayan icraatlerini görmezden gelmek de mümkün değil. Arap kralları, İran cumhurbaşkanlarından sonra sıra Ermenistan’a gelmiş olmalı ki, ortada fol yok, yumurta yokken reis-i cumhurun Ermenistan’a gideceği açıklandı. Neymiş Erivan’da milli maç varmış da, Ermenistan’dan da resmi davet gelmiş de, ee icabet etmek lazımmış da, yoksa ayıp mı olurmuş, ne olurmuş da, anlamadım arkadaş… Ermenistan-Türkiye ilişkilerini bir kenara koyuyorum, Azerbeycan-Ermenistan ilişkilerini de bir kaç saniyeliğine unutmaya çalışıyorum. Sade ve sadece Abdullah Gül’ün 15 sene once yaptığı açıklamaya odaklanıyorum.

Umurlarında bile değilsiniz!

Nasıl bir yazı olacak bu, inanın fikrim yok. Ana fikri de daha ikinci cümleden vereyim; bu ülkede, devletin sana, bana, bize, sokaktaki insana, hiçbir vatandaşına saygısı yok. Gram saygısı yok! Geçiniz bu halkımız için çalışıyoruz teranelerini. Çok sayın, çok kutlu devlet büyüklerimiz hazretlerimizin sikinde bile değiliz. Her fırsatta “biz halkın içinden geldik” makamını çığıran o halk çocukları şimdi oturdukları koltuklarda kıç büyütüp, devletin imkanları ile, cemaatlerin ikramları ile krallar gibi tatil yapıyor Ege ve Akdeniz sahillerinde.

Ahmedinecad Türkiye’de

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad 14 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor. Hayır Ankara’ya değil, İstanbul’a… Yok resmi ziyaret değil, çalışma ziyareti. Yok yok, Cumhurbaşkanı ile görüşmek için Köşk’e çıkmayacak, bizzat Cumhurbaşkanı ayağına, İstanbul’a gelecek. Yok canım, dış ilişkilerini onur üzerine kuramayan bir ülke için ayıp filan değil ki yaşananlar. Normal! Şimdi burda dış ilişkilerin protokolleri üzerine ahkam kesecek durumda değilim. Bu konuda birkaç teamül dışında bir bilgim yok. Ama o birkaç teamül bile yukarıdaki paragrafın ne kadar absürd olduğunu gözler önüne serebiliyor gerçi.

Tayyip trafikte…

Halkın iktidarı, halkın başbakanıymış, peh! İstanbullular belirli periyodlarla yaşamak zorunda oldukları işkenceyi dün gece yine yaşadılar. Demokrasi ve demokrat son günlerin klişe lafı olduğu için soruyorum, hangi demokrasi kültürü gelişmiş ülkesinde yaşanır böyle bir rezalet? Hangi "ahlaksız" batı ülkesinde seçilenler kendisini seçenleri ezerek, eziyet ederek kendilesine bu kadar yalıtılmış bir ortam yaratır? Ama demek ki yüzyılın demokratı AKP iktidarı tarafından biz halka reva görülen tavır, duruş bu. Ve demek ki demokrasiyi sadece ve sadece kendilerine verilen oyların çokluğu olarak görmekteler.

Kralım, Abdullahım…

Türkiye Cumhuriyeti'nde dün bir ilk yaşandı. Suudi Kral Abdullah Türkiye'ye geldi malum, ana haberlerde magazinsel kısmı sıkça verildi, 560 tane bavul, 768 koruma, 9865 araba, 827498 tane danışman falan filan gibi... Suudi Kral Türkiye'ye gelip de Anıtkabir'i ziyaret etmeyen birkaç kişiden birisi. Diplomasi nezaketi denir buna, ziyaret ettiğin devletin saygı duyduğu şeylere saygı göstermek durumundasın. Protokol gereği de Türkiye'ye gelen devlet liderleri Anıtkabir'i ziyaret ederler, şart değildir ama iyi niyet işaretidir bir nevi...

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?