Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kurtuluş Mücadelesinin Yerel Kongreleri

Geçen haftalarda başladığım alıntı sözlere (yazılara) bu hafta Bülent TANÖR ile devam ediyorum. Oldukça sık başvuracağımız bir aydın olan Tanör ortaya koyduğu eserlerle Anayasa Hukuku geçmişimize ve Devrim Tarihi incelemelerimize…

Çizgi Film

Bazen çizginin gerisinden izlemek gerekir. Karşındakiler bir film gibi akarken. Siyasi duruşun ne demek olduğunu bile kavrayamayan bir siyasi travmada, şiir okudu diye cezaevinde cezasını çeken bir adama acımakla başlar…

vurulduk ey halkım, unutma bizi

dağ gibi karayağız birer delikanlıydık, babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük…

Dönüşüm Yılları

Yazının başlığını bir kitaptan esinlenerek yazdım. Altan Öymen’in “Değişim Yılları” adlı kitabından. (Herkese tavsiye ederim bu kitabı ve sonrasında çıkardığı “Öfkeli Yıllar” ve hatta öncesinde çıkardığı “Bir önem Bir Çocuk”…

Hodri Meydan!

Az önce çok feci şekilde utandırıldım. Türkan Abla utanmama sebep olan. Neden mi? Türkan Abla kanserle olan savaşının ortasında, haksız yere başka savaşlara sokulmaya çalışılmasına rağmen, ülkesi ve ilkesi için bu denli emek sarf edip yine de devlet tarafından suçlu konumuna düşürülmesine rağmen, yaşadığı sağlık sorunu yüzünden bu denli zayıf düşmesine rağmen, yine de hala savaşıyor, yılmıyor, "hodri meydan" diyor.

Son Osmanlı Padişahı: Tayyip

İstanbul'da Avrupa ve Asya yakalarını birbirine bağlayan yeni metrobüs hattının açılışı bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Kadıköy'de düzenlenen törende açılan pankartlar dikkat çekti. Törende Başbakan Erdoğan için "Kadıköy'e…

Kemal

Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk Milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyed olmuşlardı. Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdir. Şimdi de, Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır. Burada içtima edenler Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir. M. Kemal Atatürk

Asıl bugün Cumhuriyet kutlu olsun!

Dün 29 Ekim 2008'di. Malumunuz üzre Cumhuriyet'in ilanının, modern Türkiye'nin kuruluşunun 85. yıldönümü ülkem coğrafyasının her bir noktasında öğrencilere şiirler okutarak, oyunlar oynatarak, mülki erkana konuşmalar yaptırarak kutlandı. 15 sene önce ortaokula giden çocuğuna yapacağı konuşmayı yazdıran bir müdür, bugün 16. kez aynı yazıyı bizimle paylaştı. Yazıda değişen tek şey kaçıncı yıl dönümü kutladığımız. "Nice acılar çekerek kurduğumuz bu güzel vataaaann..." ile başlayan konuşmalar "birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde..." ile devam etti, "Bize miras bırakılan bu cennet vatanı korumak, yüceltmek için elimizden gelen herşeyi yapacağız. sözü ile de neticelendi. Keşke imkanımız olsa da açıp, baksak. Herhangi bir okulun müdürü, ilçenin kaymakamı, ilin valisi, garnizon komutanı, neyse ne... Kariyeri boyunca 3, 5, 15, 25 kaç tane konuşma yaptı ise bu amcam, acaba bir tane cümlesinde zeka pırıltısı var mıdır, bir tane klişelere boğulmamış bir paragraf bulabilir misiniz o metinde? Kaç tanesi ortaokulda okuyan çocuğuna yazdırmıştır acaba? Günün özeti ne yazık ki istisnasız bir şekilde, mülki amirinden öğretmenine kadar, her yerde samimiyetsiz bir hamaset; ve buna eşlik eden uykulu gözler, esneyen ağızlar...

Ergenekon, heryerekon, korkbendenekon

Artık yazmayacağım diyorum, dayanamıyorum. Yine bilindik, beylik cümleyi ederek başlayayım yazıya. Bu soruşturmanın üzerinde bu kadar durmamız, eleştirmemiz Ergenekoncu olduğumuzdan değil; darbeci olduğumuzdan hiç değil. Eğer yargılama neticesinde misal Eruygur Paşa’nın darbeci olduğu sabit görülecekse, Sinan Aygün’ün, gazetecilerin filan destek verdiği sabit görülecekse elbette hapse alınsınlar. Anayasal düzene karşı yapılacak her türlü eylemin karşısında olmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın gerekliliğidir. Çok şükür tüm derde, sıkıntıya, hayal kırıklığına rağmen T.C. vatandaşlığımızdan ödün vermeyiz.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?