Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

12 Haziran Seçimleri

12 Haziran Seçimleri yaklaşırken, siteye özel bir bölüm mü açsak? Hani olur ya gazeteler, haber siteleri filan yapar. Seçim Özel, Türkiye’nin Seçimi, Seçim 2011 vs. Bu özel bölümde günlük olarak seçim haberlerini derleyip, kendi meşrebimizde yorumlarız; Tayyip Erdoğan şunu dedi, Kılıçdaroğlu cevap verdi, Tayyip topa sert girdi, Bahçeli ip salladı filan… Gerçi daha ortamın yeni yeni kızıştığı dönemde bile 3-5 ciltlik malzeme var, yetmezmiş gibi daha bunun 180 tane mitingi, 75 tane gafı, 3-5 tane de seks kasedi var; ee bizde ki miskinlik de malumunuz, bahar da geldi gelecek (ne zaman gelecek lan sahiden?) yetişir miyiz bu tempoya diye korku salıyor içimi.

Porno Site Kontrolörü Aranıyor

(Ref:PORN31XXX) İlan Tarihi: 04/05/2011 Şehir/Ülke: Ankara / Türkiye Personel Sayısı: 50 Genel Nitelikler: Alanında en az 50 GB tecrübe sahibi, Temel Brazzers eğitimini tamamlamış, İleri derecede Youjizz, Youporn, Xvideos bilgisine sahip, Video kategorilerini anlayabilecek derecede İngilizce sahibi (milf,…

Cemaate Girmek Gerek

Daha önce de anlatmış olmam lazım; hayatımın bir döneminde cemaatle yollarımız kesişmişti. Sinsilikliklerine doğrudan, ilk elden, birebir tanık olmuşumdur. Sene 1994-1995. Daha yaşım 11. Lanet okuyarak kaçtım ellerinden. Ben gibi kurtulanlar oldu, o sele kapılan arkadaşlarım oldu. Herkes hayattan kendisine bir şekil yol biçti. Düne kadar da cemaat görüşüm çok net ortada. Ama artık yeter! Artık muhaliflik, anti-cemaatçilik miyadımı doldurdum. Yanlış yolda olduğumu, cemaate haksızlık ettiğimi farkettim. 2011 itibariyle, düne kadar “ellerinden kurtuldum” şeklinde anlattığım hikayemi artık “vay anam nasıl da kaçırdık balığı?” şeklinde anlatmaya başlıyorum.

Kafanız Güzelmiş, Yeni mi?

Vallahi merakımdan gebereceğim, neyin peşindesiniz arkadaşım siz ya? Önümüzdeki 30 yıl içinde ölmek istemememin sebebi şu anda ne para pul, ne mal mülk, ne de eş dost. Sırf bu dava…

Gereğinin Yapılması Talimatı

İbrahim Tatlıses vurulup da hastaneye kaldırılınca başbakan aramış hastaneyi. Gereğinin yapılması talimatını vermiş. Nasıl bir talimatsa artık bu, eğer verilmeseymiş doktorlar “önce bir kayıt yaptırın, onların verecekleri formla laboratuvara gidip…

Merhaba, tanışalım mı?

Merhaba. Ben, patır patır adam kesen, kestiği insanları çukurlara gömen, satırlı, silahlı terör örgütü Hizbullahçıların serbest bırakıldığı, serbest bırakılmalarının ardından teker teker yurtdışına kaçtıkları; 14 yaşındaki bir kız ve babasının…

Ergenekon Ciddi Bir Meseledir

Başbakan’ın bir bloga hakaret davası açması uykularımı kaçırmaya devam ediyor. Olası bir suçlama karşısında iyi niyet göstergesi olarak bu paragrafı yazma fikri oluştu kafamda. “Ben değiştim” Hatta, yetmez diyenler için: “Değişerek geliştim.” Ülkenin başbakanı, yani söylediği her cümle vakf-ı idaresi altındakiler için ölümcül emirler arasında sayılan birisi için bu cümleler 30-40 yıllık siyasi ve ideolojik altyapısını, o altyapının emrettiği vecizeleri geçersiz kılabiliyorsa; el’garip dea için de hafifletici hatta salıverilme sebebi olabilmeli. Yetmez derseniz, tutuksuz yargılanmaya da fitim. Haberiniz olsun.

Coşkulu Karşılama

Dünya Yerel Yönetimler Birliği Başkanı sıfatıyla New York’ ta bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz tarafından muhteşem bir organizasyonla karşılandı.
Kadir Topbaş'ın New York ziyareti 8 Şubat tarihli gazetelerde bu cümlelerle duyrulduğunda (1, 2, 3, 4) "Allah allah, Başbakan, Cumhurbaşkanı gittiğinde kılını kıpırdatmayan adamlar, alt tarafı bir belediye başkanı için niye böyle coşku dolu davranmışlar?" diye düşünmeden edememiştim. Kadir Topbaş'ı küçümsediğimden ya da böyle bir coşkuya mazhar olamayacağını düşündüğümden de değil ha, kralına layıktır benim belediye reisim ama, dediğim gibi Beyaz Saray'a çük kadar arka kapılardan, sokulmaya çalışan anlı şanlı Başbakanlar gördü bu gözler. Başbakan nere, onun memuru sayılabilecek belediye başkanı nere?

Batı’nın Ahlaksızlığını Aldık…

Yazmayalı epey bir zaman olmuş. Zaten çok fazla bir yazımız da yok orası ayrı bir mevzu, tartışılır. Fakat içinde bulunduğumuz dönem, yapılan tartışmalar ve ülkenin içine girdiği yörünge beni bazı şeyleri yazma ihtiyacı duymaya sevketti. Ukalalık yapmak değil niyetim. Sadece belirli düşüncelere parmak basmak, onları yeniden gün ışığına çıkartmak. Bir toplumun yol göstericileri her zaman o toplumun aydınları olarak adlandırılır. Aydınlar yarattıkları fikirler, içine girdikleri tartışmalar ile toplumu aydınlatırlar. Düşünsel bazda özgürlüğün gelişmesine katkı verirler. Düşünen bir toplum üreten bir toplumdur. Bunların temel dinamiği de aydınlardır. Ne yazık ki ülkemiz içinde bulunduğu dönemde tam bir kavram karmaşası yaşadığı gibi tam bir aydın açmazı içine düşmüş durumda. Kendilerine aydın adını verenler aydınlık getireceği yerde karanlık vadederlerken, toplumu işin içinden çıkılamaz bir kaosa sürüklemektedirler. Bu duruma tepki gösteren insanların sesi ise kalabalığın arasında yitip gitmekte, duyulamamaktadır. Bazen de inatla bastırılmaktadır.

Yeni yazilar neden ayagina gelmesin?