iş güç « FasulyedenKom

iş güç etiketine ait yazılar

Yazmayalı da epey olmuş be günlük!

31 Ocak 2010

thumb

“Sana da yazmayalı epey oldu be günlük!” diyordu ortaokullu bir genç uzak bir coğrafyada… Ben mi? Yok canım, şimdi elle, kodla yarattığımız bir internet sitesine 3-5 gün yazmadık diye pişmanlık mı duyalım? Duyalım tabii, eşşoğlusu! Yazmıyoruz etmiyoruz ama, neler neler yaşıyoruz bir bilsen be günlük! (Haha, bak hala!) Hacı ben şimdi sigarayı bırakmış ve neredeyse bir aydan beri içmeyen birisi olarak abur cubura verdim kendimi. Eti Hoşbeş, Crunch çikolatalı gofret, tuzlu fıstık yemediğim, cola içmediğim gün yok neredeyse…... devam...

Yılbaşı çekilişleri yasaklansın!

30 Aralık 2009

thumb

Yazının ana fikrini en baştan vereyim de, içinde kalmasın: Her sene sonunda ilkokul seviyesinden tutun da, 35 ülkede 80 yıldır faaliyet gösteren çok uluslu bir şirketin plazasına kadar, toplumun her, ama bakın abartmıyorum, her kademesini esir alan bu yılbaşı çekilişlerine derhal son verilsin! MGK tavsiye niteliğinde karar mı alır, Bakanlar Kurulu acil gündemle mi toplanır, Cemil Çiçek toplantı sonrası o melul bakışlarıyla açıklama mı yapar, Bülent Arınç “durun bakalım, arkasından neler çıkacağını hep birlikte göreceğiz” mi... devam...

Paramparça

8 Aralık 2009

thumb

Belki her şey daha kolay olacaktı uyusaydım. Yani normal insanlar gibi uyusaydım. Ömrümün en verimli olması gereken günlerini, sabah 7′de mesela, pencereden işe giden insanları izleyip son sigaramı içerek geçirdim. Herkes tuttu bir yerinden hayatı, tam da o saatlerde hatta; ben ise, ehh sigara da bitti, yatayım bari diyerek kapadım gözlerimi yeni doğan güneşe. Bilir misiniz, haftalarca güneş yüzü görmediğim dönemlerim çokçadır. Güneş doğarken yatıp, battıktan sonra kalkmaktan bahsediyorum. Hayatı ıskalamak, günü ıskalamak, onu... devam...

Tembellik

29 Kasım 2009

thumb

Ömrümün hiçbir döneminde, anında, saniyesinde çalışkan birisi olmadım. Olamadım değil tabii, olmadım. Bir tercih çünkü tembellik. Okul öncesi çocuklara yüklenen sikimtırak sorumluluklardan tutun da, okuyalım-öğrenelim öğleden sonralarına, kesirler vesaireden evrilip tanjant, kotanjant bahçesinde dal olamadığımız o ergenliğin en sivilceli günlerine, ordan daha yukarıya, üniversiteye… Şimdi de karnımızı doyurabilmek için sabah 8 akşam 6 mesailere… Çalışkan olmamak demek kaybetmek demek bu hayatta, bu kesin. Hayatı başka türlü... devam...

Kapa Monitörü!

19 Kasım 2009

thumb

İş yerinde yeni bir uygulama söz konusu. Uygulama değil de, sosyal sorumluluğa davet, telkin. Küresel Isınma teması adı altında ve bilhassa elektrikten tasarruf için, akşam çıkarken monitörü kapamak konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Bizim yönetici de, bu tip uyarılar karşısında askeri disiplinle tavır alıyor. “Tasarruf için monitörleri kapatmanızı rica ederiz” diye bir mail geldi, tamam, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Tüm monitörler kapanacak! Bunun istisnası, insiyatifi, esnek bir yanı yok. KAPANACAK! Yani dediğim gibi... devam...

Altı Üst Olsa Hayatın

27 Eylül 2009

thumb

Anarşik bi çıkış yapmak değil amacım sadece hepimizi az yada çok bir şekilde etkileyen toplumsal alışkanlıklar tersine çevrilebilse, altı üstte olsa hayatın neler olur diye fantaziler kuruyorum : ) Mesela ortak iletişim ve kolaylık için zaman akışını bölüp isimler vermişiz. Hafta diyerek zamanı 7 birimlik günlere, günleri de 24 birimlik saatlere ayırmışız. Referans noktamız son derece somut bir geçek olan güneşin doğuşu, batışı ve bir sonraki doğuşuyla geçen süre, yani bir gün. Gerisi soyut ve değiştirilebilir kavramlar. …... devam...

En güzeli kendi işini yapacaksın…

23 Eylül 2009

thumb

“Aslında en güzeli kendi işini yapacaksın”a çıkan kısırdöngü muhabbetler. “Yedirmezler, o işin mafyası var” diyip şevk kırıcılar… “Öyle bir niyetin varsa, bizim bir tanıdık var, kredi falan alırız, dur hemen arayayım” diyip yardım etme ayağına hava atanlar… (havan kime yabancı?) Müdür dırdırı, müşteri kaprisi, bilumum ağız kokuları, ego tatminleri, sokak arası mafyası… Sahi ne iş yapabiliriz ki? Dönemsel moda olanlar belki… Her adım başı peydahlanan dükkanlar. Bunların ilki... devam...

Dikenli Yol

27 Ağustos 2009

thumb

Gün içinde etrafımızda devamlı bir hapşurma sirkülasyonu oluyor ve peki ben bu çemberin neresindeyim? Herkese yetişemiyorum bazen, o yüzden kendime bir çap koydum. 3 metre yarıçaplı hayali çemberin ötekisinde insanların çok yaşayıp yaşamamalarıyla ilgilenmiyorum. Üzerimden öyle büyük bir yük kalktı ki, anlatamam size. Sırada, üçüncü kez art arda hapşuran bir insana birinci kez çok yaşa diyip ikincisinde koy götüne dedikten sonra üçüncüdeki tavrımız ne olmalı sorusu var. Dersen, ikincinin günahı neydi diye sormazlar mı adama? …... devam...

Kölelik yasallaşıyor!

5 Temmuz 2009

thumb

Osmanlı İmparatorluğu’nda 1800’lerin ikinci yarısında batılılaşma reformları çerçevesinde kölelikle ilgili bazı hükümler ortaya çıkmıştı. Gerçi, çok ciddi ve köklü bir toplumsal alışkanlık olmasından dolayı, yeterince etkili olmasa da, zaten kölelerine –nispeten- kötü davranmayan ender milletlerden birisiydi Osmanlı. Genç Türkiye Cumhuriyeti ise, 1925’te, henüz 2 yaşındayken köleliği yasaklamıştı. Yeni hükümetin yeni bir devlet kurma, çöken bir toplumu ayağa kaldırabilmek adına genelde sert bir tavrı olmasından dolayı... devam...

Ofisim var şeker gibin, çalışanım var lokum gibin…

24 Mayıs 2009

thumb

Reklam ajanslarının web sayfalarını gezmeye bayılıyorum. Hele son trendleri “Bir blog açalım, ofis ortamını sitemize koyalım, herkes ne kadar eğlendiğimizi, ne kadar keyif aldığımızı görsün” söz konusu olunca, vazgeçilmez bir tutku halini aldı benim için. Sürekli bakınıyorum. Evet, çalışma ortamları, amaçladıkları ve iddia ettikleri gibi eğlenceli görünüyor. Benim çalıştığım ofisle kıyaslanamayacak kadar özgür, renkli ve ferah… İnsanın da dibi düşüyor haliyle. X kişisinin doğum gününü kutladık diyorlar... devam...

Sayfa 1 / 3123
2004 ~ 2009 © FasulyedenKom - Mecmuanın Sokak Çocukları | RSS Feed | Eposta Abonelik | Site Haritası (XML) | Tema & Destek